Reklam
Reklam
www.aciksozgazetesi.com-
$ DOLAR → Alış: 5,84 / Satış: 5,86
€ EURO → Alış: 6,44 / Satış: 6,46

DİN ADINA KONUŞMAK -2-

Recep Çakmak
Recep Çakmak
  • 29.10.2010
  • 404 kez okundu

DİN ADINA KONUŞMAK -2-

Din adına kimler konuşabilir?

* Birinci derecede, Allah’ın görevlendirdiği peygamberler din adına konuşmaya yetkili olmuşlardır. Yukarıda kısaca değinildiği gibi Onlar, kendilerine vahyedileni tebliğ etmekle görevli Allah memurlarıdır. Allah’ın dinine kendiliklerinden hiçbir şey eklememiş ve çıkarmamışlardır.

* İkinci olarak peygamber varisi âlimler, peygamberlerden sonra din adına konuşmaya ehliyetlidirler. Buradaki âlimlerden maksat, bilgi sahibi olan herkes değildir. Efendimizin (A.S.) varisi olmaya lâyık olan ilim ve amel sahipleri kastedilmiştir. İyi bir tohumun çıplak bir taş üzerinde yeşerip büyümesi mümkün olmadığı gibi, kuru bilginin kalbinde sağlam bir imanı ve takvası, üzerinde de Sünnet’e uygun bir ameli bulunmayan kimsede faydalı olamayacağı aşikârdır.

* Üçüncü olarak, seviyesini bilen ve yetkili ağızlardan veya eserlerden eksiksiz öğrendiğini olduğu gibi aktaran müslümanlar. Tabii ki bu müslümanlar, din adına konuşmanın önemini ve sorumluluğunu idrak etmiş, kalplerinde takvâ hassasiyetini kazanmış olan müslümanlardır.

Din adına konuşmaya yetkili olan Peygamber (A.S.) Efendimizin, O’nun varisi olan alimlerin ve diğer salih müminlerin bu konudaki genel tutumlarını inceleyip, din adına konuşma hususunda dikkat edilmesi gereken ölçüler ana konumuzdur. Fakat asıl konuya girmeden önce bir hususa dikkat çekmek istiyoruz:

Din adına konuşmanın temelini tebliğ oluşturur. Tebliğ ise Allah’ın bildirdiklerini inanarak ve yaşayarak insanlara ulaştırmaktır. Allah’ın bildirdiklerinden maksat, Kur’an ve Sünnettir. Hz. Peygamber (A.S.) Efendimizin vazifesi de bu idi. O’nun varisi olan alimlerin vazifesi de budur. Tam burada şöyle bir soru akla gelebilir: “Kur’an ve Sünnet’te hükmü bulunamayan konular ortaya çıkmakta ve bunlara da cevap verilmesi istenmektedir. Bu tür konulara cevap verildiğinde Kur’an ve Sünnet’te olmayan bir şeyler söylenmiş olmuyor mu? Dolayısıyla ‘Allah’ın bildirdiklerini inanarak ve yaşayarak ümmete ulaştırmak’ anlamında olan tebliğ vazifesi bir yönüyle aşılmıyor mu?”

Hükmü, Kur’an ve Sünnet’te açık bir şekilde bulunamayan konular olabilecektir. Bu konuların hükmünü Kur’an ve Sünnet’in genel anlayışına uygun olarak ortaya çıkartabilmek için yetkili olanların çalışma yapma sorumlulukları vardır. Bu çalışmalara ictihad denir. Din adına sorulan sorulara veya ortaya çıkmış olan meselelere cevap vermeye de fetvâ ismi verilir.

 

YAZARIN SON YAZILARI
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ