Reklam
Reklam
www.aciksozgazetesi.com-
$ DOLAR → Alış: 5,75 / Satış: 5,77
€ EURO → Alış: 6,36 / Satış: 6,39

İMANIN TEZAHÜRÜ

Muhsin Özdemir
Muhsin Özdemir
  • 09.01.2015
  • 1.089 kez okundu

Yüce Allah’ın Kutsal Kitabında ortaya koyduğu imanın tezahürleri; ilim, amel (üretim, hizmet) ve ahlaktır: Küfrün tezahürü ise, cehalet, atalet ve rezalettir. Gönüllere imanın hâkim olduğu toplumlarda ilim, çalışma ve yüksek ahlaki meziyetler görülmelidir. Aksi takdirde, her toplum için de bir kıyamet vardır. Toplum davranış biçimlerinin neticesinde kıyametini kendisi hazırlar.

             Namazlarımızda Fatiha suresini okurken  Allah’ım bizi sırat-ı müstakime ulaştır”. Diye dua ederiz. Sırat-ı Müstakim tabiri, kıyam ve kıvam kökünden gelir ve bir şeyin kendi ayakları üzerinde sağlam durabileceği, ifrat ve tefritten uzak bir yaşama biçimi manasına gelir.       

            “Dinimiz güzeldir, dinimiz yücedir” İyi de senin sosyal hayatına o güzellikten ve yücelikten yansıyan nedir? Dini değerlerden nasibimiz sosyal hayatımıza yansıyanı kadardır. Sosyal hayata yansımayan güzellikler güzel amel değildir: Şekilden ibaret görüntülerdir: Hizmet ve üretimde etkili olmayan kuru bilgi de sadece vebaldir.

            İslam kuru bir felsefi doktrin değil, uyulması lazım gelen hayat prensipleri bütünüdür. Allah, dini, akıl sahibi insanları, kendi iradeleri ile dünya ve ahiret mutluluğuna ulaştırmak için göndermiştir.

            İslam Dini bir yönetim biçimi emretmemekle beraber adaletin titizlikle ayakta tutulmasına ve şura prensibine büyük önem vermiştir. İslam deyince ilk akla gelen şey nedir diye sorulsa, adalet demek gerekir. Hz Peygamber’in hayatında bunun örnekleri çoktur.

            Allah’ın insana verdiği en önemli nimet akıldır. Dinimiz de akla mutabıktır. O halde bir konu hakkında “Bunu benim aklım almıyor ama filan böyle demişse doğrudur “düşüncesini sorgulamamız lazımdır. Son zamanlarda “falanca rüyasında böyle görmüş” gibi ifadelerle bile itikada dair konularda ahkâm kesildiğine şahit olunmaktadır. Hâlbuki rüya bilgi edinme yolu değildir kişinin kendisini bağlar. Aydınlatıcı bilgi Yüce Allah’ın kitabı, sahih sünnet, duyu organlarımız ve akıl yolu ile elde edilen bilgidir.

            Cahilliğin özelliği bencil ve ihtiras içinde olmaktır. Bu bencillik ve ihtiras tarih boyunca insanlık âleminin başına hep bela olmuştur.

            İnanan insanın, olduğu gibi görünmesi ve göründüğü gibi olması, O’nun imanının kemalini gösterir. Her işin neticesinden bir çıkar beklentisi içinde olmak Müslüman’ın ahlakına sığmaz. Allah rızası en üstün hedef olmalıdır.

            Bu konuda bazen bir iyi işin tavsiyesi konusunda “yecuzüfitterğıb” diyerek Hz. Peygamberimizin ağzından söylenen sözler, insanların zihinlerinde soru işaretlerinin çoğalmasına ve dini ahkâmın hafife alınmasına sebep olmaktadır. Mesela;” şöyle yapana şu kadar sevap verilir “ veya “şu kadar yıllık günahı bağışlanır”,gibi ifadeler insanları ahirete yönelik bir matematik hesabı ile iş yapmaya sevk ediyor. Oysaki ameller yalnız Allah rızası için yapılır. Sevap takdiri Yaratan’a aittir. Bu hususta bazı sahih haberlerde geçen sayılar “Kesretten Kinaye”, yani çokluğu anlatmak içindir. Kur’an-ı Kerimde hiçbir iyiliğin karşılığı sayısal bir değer ile ifade edilmemiştir.

            Her türlü dâhili ve harici ahlaksızlıkları yenilik ve çağdaşlık olarak görmek doğru değildir. Özel hayatımızda veya toplum hayatımızda, menfaatlerimizi ilk planda hesap edip, menfaatperest bir toplum olmak ise hiç doğru değildir.

            İslam bir Kutsal Emanettir. Yaratıcı, bu kutsal emaneti koruyacağını va’detmektedir. O Emanet, zayi edilecek olursa Allah O Emaneti yüklenecek başka bir toplum var edecektir.

            Yüce Allah şöyle buyuruyor:

            ”Ey iman edenler, sizden her kim dininden dönerse, bilsin ki Allah sevdiği ve onların da Allah’ı sevdiği bir milleti (mukaddes İslam emanetini taşımak üzere) getirecektir. O millet Mü’minlere karşı alçak gönüllü şefkatli,  kâfirlere karşı da onurlu, haysiyetli davranacaktır. Allah yolunda gayretli olacaklar ve hiçbir kınayanın kınamasına aldırış etmeden (doğruluk ) üzerinde hareket edeceklerdir. Bu Allah’ın dilediğine verdiği bir lütfudur. Allah’ın lütfu da, ilmi de çok geniştir.” (Maide. 54.)

            Bu kutsal emanet halen de bizim üzerimizdedir.

            İslam’ın vazgeçilmezi, Kutsal Kitab’ı Kur’an’dır. Sevgili Peygamber’imizin O’nu hayata tatbikinden doğan iman ve ahlak hayatıdır.

            Hepinize sağlık ve esenlikler dilerim.            

 

 

                                                                  Muhsin ÖZDEMİR

YAZARIN SON YAZILARI
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ