Reklam
Reklam
www.aciksozgazetesi.com-
$ DOLAR → Alış: 5,76 / Satış: 5,79
€ EURO → Alış: 6,35 / Satış: 6,38

Referandum Sonrası Siyasi Tablo

Süleyman Karaca
Süleyman Karaca
  • 18.09.2010
  • 339 kez okundu

Dün Hürriyet gazetesinde bir hezeyandan yola çıkarak milletimize hakaret içeren fosilleşmiş beyinlerden bahsetmiş ve referandumdaki yüzde 58’lik “evet”in dünya gündemindeki değerlendirmelere atıfta bulunmuştum. Yazı yerim elvermediği için sadece kaynaklara atıfta bulunduğum o değerlendirmelerden birkaç örneği bugün irdelersek, Dünya basınının Türkiyedeki değişiklikleri ‘sessiz ve kansız devrim’ olarak nitelemesindeki bakış açısını, içimizdeki yabancıların(!) daha kolay kavramalarına yardımcı olur kanaatindeyim.

 

‘Türkler yüzünü Avrupa’ya döndü. AB buna cevap vermeli’ diyen yabancıların kapısını üç gündür değişime direnen cephenin lideri Kılıçdaroğlu Bürüksel’de anlatmaya çalışadursun, batı kamuoyuna yön veren dünya basını Anayasa değişikliği referandumunun sonuçlarını bir Türkiye gerçekliği üzerinden tartışmaya devam ediyor. İngiliz Guardian gazetesi yüzde 58 ile evet çıkan referandum sonuçlarını “Türkiye’nin sessiz devrimi” olarak nitelendirdi.  Diğerlerinin de bakış açısı pek farklı değil. İşte birkaç örnek:

 

• İngiliz Guardian: Demokratik standartlarıyla ve ekonomi yönetimiyle Türkiye Avrupa’ya yaklaşıyor, bu alkışlanmalı. Geçmişi baskı ve askeri darbelerle dolu bir ülkede sessiz bir devrim yapılıyor.

 

• Times: Türkiye referandumda daha güçlü bir demokrasi olma yönünde önemli bir adım attı.

 

• Amerikan CNN: Bu son zafer, 2002’den bu yana iktidarda olan Türkiye Başbakan’ı Erdoğan ve AK Parti’nin gelecek yılki parlamento seçimlerinde durdurulmasını zorlaştıracağı izlenimi uyandırdı.

 

• Los Angeles Times: Erdoğan iktidarında demokrasiden vazgeçmedi. Referandumdan sonra zafer kazanmış edasında olmadı. Dünyada, çok iyi etki yapabilecek eşsiz konuma sahip.

 

• Washington Post: Referandum Anayasa değişikliğine karar verilmesi kadar, ülkenin liderine güvenin oylaması olarak da değerlendirilebilir.

 

• Time dergisi:  Evren’in yargı önüne çıkarılacağını kimse hayal edemezdi.

 

• Alman Die Welt: Erdoğan hükümeti büyük bir ekonomik güç olma yoluna girdi. Türkler diğer Akdeniz ülkelerini geride bıraktı.

 

• Frankfurter Rundschau: Türklerin büyük çoğunluğu reform istiyor, demokratik değerlere önem veriyor.

 

Mesele, Batılının bizi nasıl gördüğünden önce, bizim Anayasa referandumu ile Erdoğan’ın İstanbul Belediye Başkanı seçildiği 1994’ten bu yan girdiği ve önde kapattığı 7. sandık yarışındaki sırrı doğru anlamaya çalışmamız olmalıdır. Korkarım bu noktada bile, yabancılar bizden daha gerçekçi değerlendirmeler yapabiliyor ve daha isabetli net sonuçlar çıkarabiliyorlar.

 

Anamuhalefet liderinin “recebim türküsü” eşliğinde kendi siyasi çapını ele veren sokak ağzıyla sataştığı; Yavru muhalefet liderinin “hain!” damgasını vurduğu Başbakanın dış dünyadan görüntüsü ile milletin yüzde 58’ninin gönlündeki görüntü eşleşmesi ve örtüşme, işin gerçek boyutu. İsterseniz bu boyutun izdüşümüne dünya liderlerinden Erdoğan’a referandum tebriklerinin gelmeye devam etmesini de ekleyebilirsiniz. ABD Başkanı Obama, Suriye Devlet Başkanı Esad, Lübnan Başbakanı  Hariri ve Yunanistan Başbakanı Papandreu’nun ardından Filistin Devlet Başkanı  Abbas, Libya Lideri  Kaddafi, İtalya Başbakanı  Berlusconi, Kosova Başbakanı  Taci ve Pakistan Başbakanı  Gilani’nin Erdoğan’ı tebrik ettiği tüm ajansların ortak haberi oldu.

 

Bu serüvenin siyasi tarihimizdeki kilometre taşlarına kazınan müktesebatını hatırlayalım; Dünya liderler sıralamasında ilk beşte yerini alan bugünün Başbakanı Recep Tayip Erdoğan, 27 Mart 1994’te yüzde 22.40 oyla İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı; kendisinin liderliğinde kurulan Ak Parti, 3 Kasım 2002 seçimlerinde yüzde 34.43’le Parlamentodaki en büyük grup olarak birinci parti olurken, liderinin adaylığı engellenmiş daha sonra bu absürd durumun giderilmesi ile 9 Mart 2003’de Siirt’teki ara seçimden yüzde 84.82 oyla Meclis’e giren bir lider; 28 Mart 1994’deki yerel seçimlerde partisinin oy oranının yüzde 40.01’e yükseltmeyi; 22 Temmuz 2007’de oyunu 46.6’ya; 29 Mart 2009’daki yerel seçimlerde ise geride kalan 7 yıllık iktidar yorgunluğuna/yıpranmışlığına rağmen partisine Türkiye il genel meclisinde yüzde 38.33 oy alıp yine birinci parti olmasını; Muhalefetin yanlış bir strateji ile Güven Oylamasına çevirdiği son sandık zaferini ise, yüzde 58 “evet” oyları ile taçlandıran bir özgeçmişle karşı karşıyayız.

 

Tüm bunlara ilaveten 2007 Milletvekili Genel Seçimleri sonuçlarını en doğru tahmin eden araştırma şirketi KONDA referandumun da en isabetli bileni oldu.  Doğan Grubu’nun isteğiyle referandumun hemen öncesinde yapılan ve çarpıcı sonuçlar ortaya çıkaran ankette ‘evet’ oylarının son düzlükte yüzde 55’i aştığını, ‘hayır’ oylarının ise yüzde 43’e gerilediği, Eylül ayına ilişkin verilerde, 22 Temmuz 2007 seçimlerinde yüzde 14.27 oranında oy alarak üçüncü sırada parlamentoya giren MHP’nin oy oranı, barajın altına gerileyerek yüzde 8.9 olarak gözüküyor.

 

Resmin bütününe bakarak, Türk Siyasi hayatının yansıdığı bu tabloyu önyargısız ve geleceğe dönük öngörülerde bulunmak için doğru okumakta sizin ferasetinize kalmış.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ