Reklam
Reklam
www.aciksozgazetesi.com-
$ DOLAR → Alış: 5,76 / Satış: 5,79
€ EURO → Alış: 6,35 / Satış: 6,38

YEMEK SOFRASI EDEP SOFRASI -4-

Recep Çakmak
Recep Çakmak
  • 03.09.2010
  • 1.410 kez okundu

YEMEK SOFRASI EDEP SOFRASI -4-

 

“Sofrayı kuran kaldırsın” deyişi ideal ailede, “Sofrayı beraberce kaldıralım”a dönüşmüştür. Evin en minik üyesine dahi ekmeği götürmek gibi rahatça yapabileceği bir görev verilmesi ile onun da ailedeki paylaşıma katılması sağlanmış olur ve bu tutum minik üyenin aileye duyduğu ait olma duygusunu pekiştirir. Böylelikle tüm fertler yuvalarında bencilliğin yerinin olmadığını bir kez daha görürler. İleride toplumsal yaşantılarında da sorumluluk alma bilincini geliştirmiş olurlar.

 

Aile üyeleri yardım alanlarını kendilerine göre daha farklı da düzenleyebilir. Önemli olan evde herkesin bir diğerini düşünebiliyor olması, başıboş, tembel ve miskin ya da fuzuli işlerle çok fazla meşgul olunmamasıdır. Böyle yardımlaşmalar hem annenin daha az yorulup tükenmemesine, hem de ailece etkili vakit geçirmeye vesile olur. Kendisini iyi hisseden anne bu kez de güzel bir çay saatini organize etmek isteyecektir. Anne mükemmeliyetçi ise ve her şeyi tek başına daha iyi yapabileceği düşüncesindeyse, her şeyden şikayet eden, asık suratlı, tahammül gücü zayıflamış, yorgun çehreyle dolaşan bir kadın portresi çizebilir. Böyle durumdaki bir anne/eş bir yandan kendisi yıpranırken diğer yandan ailenin diğer üyeleri için de yuvada olumsuz bir havanın oluşmasına sebep olur.

 

Kahvaltı öğünleri de genellikle birlikte yemeye uygun vakitlerdir. Birlikte kahvaltı etmenin önündeki engeller sıklıkla evde geç uyuyan veya çok uyumak isteyen fertlerin bulunmasıdır. Öyle aileler vardır ki anne sofrayı kurar ve yatağına döner. Biraz sonra işe gidecek olan baba uyanır. Kahvaltısını yalnız başına yapar. Ardından varsa okula gidecek olan diğer üye canı isterse sofradaki yerini alır. Böylelikle modern yaşantının getirilerinden biri olan bireyselcilik olgusu zihinlerde yer etmeye başlar. Böyle bir ailenin mensubu olan çocuklar büyüdüklerinde, özellikle de ergenlik dönemlerinde, anne babaları düşünmeye başlar: Çocukları niçin kendi başına kalmak istemektedir, her kararı kendisi almak, odasına kapanıp sürekli kendi halinde veya bilgisayar gibi vakit öldürücülerle avunmaktadır? Atalarımızın “Hırsızlık yumurta çalmakla başlar” sözünden hareketle diyebiliriz ki bu çocukların davranışlarındaki tuhaflıklar küçük yaşlardan itibaren yer etmeye başlamıştır. Acı olanı da ailelerin bunu istem dışı bir gafletle gerçekleştirmiş bulunmalarıdır.

 

Eğer beyefendinin çalışma saati olağandışı değilse ve gece boyu uyutmayan küçük çocuk söz konusu değilse, hanımlar ellerinden geldiğince, eşlerini sabah kahvaltısı ile uğurlamalılar. Vakit darlığı varsa daha az çeşitli mütevazı kahvaltı sofrasına, akşamdan uykularını aldıkları düşünülerek çocuklar da çağrılmalıdır. Özellikle de pazar sabahlarına özgü bir gelenek oluşturulduğunda çocukların, “Bizim evde pazar sabahları annem kızartma yapar; babam da her zaman yumurta yapardı” gibi anıları olacaktır.

 

YAZARIN SON YAZILARI
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ