Reklam
Reklam
www.aciksozgazetesi.com-
$ DOLAR → Alış: 5,73 / Satış: 5,75
€ EURO → Alış: 6,33 / Satış: 6,36

Azeri petrodoları üzerinde kuluçkaya yatmak!..

Süleyman Karaca
Süleyman Karaca
  • 06.04.2016
  • 396 kez okundu

Tuhaf bir başlık; ama inanın daha
uygun bir başlık bulamadım. Azerbaycan bağımsızlığını elde edeli çeyrek asır
oldu. Allah’ın bölge insanına bir lütfu; bir faninin ömrünün bitişini
göremeyeceği kadar zengin petrol ve doğalgaz rezervlerine sahip olmak.

Zenginlik, belli alanlarda sizin
gücünüzü motive etse de, uygun kullanımdan yoksun bir anlayışla gününü gün eden
bir mirasyedi mantığının ötesine geçemiyorsanız; o varsaydığınız gücün görece
olduğunu; gerçek bir güce ihtiyaç duyduğunuzda, güvendiğiniz dağlara kar
yağdığının hüznü ile baş başa kalır; saçınızı başınızı yolarsınız.

Bunun en tipik örneklerini bazı
Arap ülkelerinde görüyoruz. Petrol kuyularından kazandıkları miyarlarca
dolarlık servetlerini göz kamaştırıcı görkemli saraylarda, uçaklarda,
arabalarda sergileyen şeyhler; sıra güvenlik, sanayi, askeri teknoloji, enerji
üretimi gibi kritik başlıklara geldiğinde hem bilgi birikimi hem de yetişmiş
uzman eleman potansiyelinde yüzde yüz yabancılara muhtaçlar. Efendilerinin her
türlü şantajına açık birer zavallı kuyu bekçisi olmaktan öteye bir değer
taşımadıklarının acı örneklerini yakın tarihlerde Saddam’ın Kuveyt’i işgalinde,
Irak’ın tarümar edilip lime lime parçalara ayrılmasında, Birleşik Arap
Emirlikleri’nde gördük. 

Bunlara Türk Cumhuriyetlerden
ekleyeceğimiz en tipik örnek ise Azerbaycan. Şimdi zamanı değil diyenleriniz
olacaktır ama, ben yine de hatırlamadan geçemiyorum; Petrodolarların
şımarıklığında kendini devler liginde görmeye başladığı 2000’lerin başında
Bakü’de Türk Şehitliğindeki bayrağımıza edilen saygısızlığı, Caminin hizmete
kapatılması; Türkiye menşeli dizilerin tv’lerde yayınlanmasının yasaklanması;
Türkiye Ermenistan arasındaki sınır kapısının açılmasına yönelik –Türkiye’nin
ön şartı Yukarı Karabağ probleminin çözümünü esas alan-  görüşmeler sırasında Türkiye’de kapı kapı
dolaşıp İktidara ve iktidarın dış politikaları aleyhine kamuoyu oluşturmak
isteyen Azeri milletvekillerinin çemkirmelerini unutmamız beklenemez. Ama
şimdilik bunlar bir kenarda dursun..

Sonuçta “gardaş”lığın çemkirmede
değil; güç birliğinde olduğunu keşfeden Azerbaycan devlet başkanı İlham Aliyev,
çıkış noktasının Moskova ile flört ettiği loş koridorlarda olmadığını,
kendilerine Türkiye’den başka kol kanat gerecek bir gücün olmadığı keşfetti. Bu
keşiften sonradır ki, nihayet üzerinde kuluçkaya yattığı doğal zenginliğin de
ancak Türkiye üzerinden dünya pazarlarına aktarılabileceğini, böylece ekonomik
bir güç kazandıracağı gerçeği ile başta TANAP projesi olmak üzere çeşitli
alanlarda işbirliği rotasını Türkiye’ye çevirdi. Bu yönelişin bir başka
alandaki işbirliği de bugün meyvesini vermeye başladı. O da Türk Silahlı
Kuvvetleri’nin Azerbaycan ordusuna verdiği askeri eğitim. Dünyanın en
disiplinli ordularının başında gelen Türk Silahlı Kuvvetleri’nin, Afrika’nın
derinliklerindeki silahlı aşiret birliklerinden farksız, göbeğinden Rus askeri
anlayışına bağlı Azeri ordusuna son yıllarda verdiği ciddi, bilimsel yöntemlere
dayalı eğitimle nihayet modern ordu kavramı ile tanıştırılması bugün Yukarı
Karabağ cephesinde ilk meyvelerini vermeye başladı.

Öyle
anlaşılıyor ki,
Suriye’deki
savaş cephesi Yukarı Karabağ’a taşınacak ve Rusya Suriye’de verdiği askeri
kayıp ve zedelenen uluslararası prestijini Azeri-Ermeni savaşı üzerinden
düzeltmenin peşinde. Putin, Ermenistan’ı cesaretlendirmemiş olsaydı Azerbaycan’ın
ateşkes çağrıları karşılıksız kalmaz ve sınır ihlali çapındaki bir olay olarak
soğumaya bırakılabilirdi. Ama Putin, yarın(Perşembe) Rusya Başbakanı Dmitri
Medvedev’i Ermenistan’a destek ziyaretine gönderiyor. Maksat açık, Ermenistan’ın
arkasında Rusya desteğinin olduğunu dünya kamuoyuna deklare etmek.

Son bir not, Gürcistan’ın eski
Cumhurbaşkanı ve Ukrayna’nın Odessa kentinin Valisi Mihail Saakaşvili, konuyu
daha farklı bir yönden gündeme getirmiş ve bu provokasyonla Rusya’nın amacının
Azerbaycan’ın petrol hatlarının geçtiği toprakları ele geçirmek, böylece Avrupa’yı
Azerbaycan ve Türkmenistan petrol kaynaklarından yoksun bırakmak olduğunu iddia
ediyor. Doğrusu dikkate alınması gereken bir bakış açısı.  

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ