Reklam
Reklam
www.aciksozgazetesi.com-
$ DOLAR → Alış: 12,07 / Satış: 12,12
€ EURO → Alış: 13,59 / Satış: 13,64

BERAT KANDİLİ

Basri Bektaş
Basri Bektaş
  • 22.05.2016
  • 4.009 kez okundu

Berat, borçtan, hastalıktan, suç
ve cezadan beraat etme, kurtulma, günahlardan arınma, temize çıkma, ilâhî af ve
rahmete nâil olma gibi anlamlara gelir.

Berat gecesi geldiğinde
bizler,  Ramazan-ı Şerifin
müjdelendiğini,  Şaban ayının yarısına
gelindiğini, yaklaşan bir hazinenin habercisinin bize “Uyanık olun” diye
seslendiğini hissederiz.

olması bakımından Berat gecesinin de diğer gecelerden
bir farkının olmadığını biliriz. Fakat bu geceleri birer fırsat kapısı görerek
bizler için tefekkür, tezekkür ve yenilenme gecesi olarak tasavvur eder ve bu
vesileyle bir geceyi daha farklı ihya etmenin aracısı biliriz.

Eğer kendimizde bir suç unsuru
görür ve bir kalbi onarma ve yıkılan bir duvarı tamir etme gibi bir his hasıl
olduğunda ise berat gecesini fırsat biliriz. Kırılan kalpleri onarma, dargınlık
duvarlarını yıkma, kin, nefret ve intikam duygularını aşmaya vesile ediniriz.
Camilerin yollarını tutar, hep bir ağızdan affımızı,beratımızı isteriz. Allah’a
iltica ederiz.

Berat Kandili vesilesiyle her
türlü kötülüklerin analizini yapar, acaba bizlerden sudur etti mi diye
hayıflanırız. Eğer kötülük, zulüm, haksızlık ve adaletsizlik etiysek, onlardan
uzaklaşarak beratimizi isteriz.

Rahmet ve mağfiretin sağnak,
sağnak yağdığı bir mevsim olan Ramazan ayını hararetle ve iştahla bekler, onun
için hem iç dünyamızı ve de hem de dış dünyamızı hazır etme gayreti içine
gireriz.

Kurtuluş, afv ve arınma
anlamlarına gelen berat ve her yıl üç ayların ikincisi olan Şaban ayının 15.
gecesi idrak ede geldiğimiz Berat Kandili bir yönüyle de mahkeme-i kübrâya
çıkmadan hak ve adalet terazisinde kendimizi tartmamıza vesile olması
itibarıyla da önem arz eder. Bu sayede teraziye çıkmadan iç muhasebemizi
yapmamıza fırsat tanır.  Aklımızı
başımızdan alan ve adeta bizleri madde sarhoşluğuna sürükleyen dünyalıklardan
bir nebze olsun arınmamıza vesile olur. 
Özümüze dönme, kendimizi sorgulama, geçici olanla kalıcı olanı fark
etme, kalp gözümüzü açma ve gönül dünyamızı temizleme fırsatı sunar. Rabbimize,
kendimize ve bütün insanlığa karşı sorumluluklarımızı hatırlama fırsatı verir.

Berat Kandili bize, her türlü
kötülükten beri olmayı,  öğretir; her
türlü şer, kötülük, zulüm, haksızlık ve adaletsizlikten beri olmayı;  onlardan uzak kalmayı öğretir, telkin eder.
Bu sayede bilincimizi açık tutar. Kul bu sayede Allah katında nasıl berat
edeceğini öğrenir.

Berat Kandili, Yüce Rabbimiz
nezdinde beratımıza vesile olduğu, Rabbimizin affediciliğine ve bağışlayıcılığına
sığınmayı öğrettiği gibi, kendimize, ailemize, din kardeşlerimize, yaratılıştan
kardeşlerimize ve tüm kâinata karşı affedici, onarıcı ve bağışlayıcı olmayı
öğretir.

Berat Kandili iyi düşünülür ve
gerçek manada tasavvur edilecek olursa, kişi günah gibi bir bağımlılıktan
kurtulmuş olacağından gerçek özgürlük beratın kavuşmuş olmayı d sağlar. Bu
sayede arzularımızın, tutkularımızın, heva ve heveslerimizin,
bencilliklerimizin egemenliğinden, nefsimizin esaretinden kurtularak gerçek
özgürlük beratımıza da ulaşmış oluruz.

 

Bu gün ferdi ve toplumsal hayatımızda, maddi ve
manevi değerlerimizin dengesi bozulmuş, Müslümanlar arasında dünyevîleşme,
bencillik gibi olumsuzluklar ruh sağlığımızı bozmaya başlamış, günahlar
çoğalmaya başlamış, insaflar gitmiş, Müslümanlar düşmanları tarafından
kuşatılmış vaziyettedirler. Oysa Yüce dinimiz İslâm, insanın maddî ihtiyaçları
kadar ruhî ihtiyaçlarını da dikkate almış, onun devamlı surette Yüce Yaratanla
bağlantı içinde olmasına önem vermiştir. İşte bu manada berat gecesi ve diğer
mübarek gün ve geceler, ramazan geceleri bizler için büyük bir fırsattır. Bu
manada Ramazan bizler için bir rahmettir. Bayram büyük buluşma günü, aydınlık
yüzlerin sevinç günüdür. Gerçek beratta işte o gün olandır.

Rabbim beratini sağ elinden ve önünden alanlardan
eylesin. (Amin)

BERATIMIZIN
ÖNÜNDEKİ ENGELLER

 

1.      
Kin:
İnsanın aklını alan, mantığını zail eden, insaf dairesinden çıkmasına
ve hata işlemesine sebep olan kin duygusu Müslümanda bulunmaması gereken
duygudur. Müslüman kindar değil, dindar olmalıdır. Çünkü onun nefretinde de
merhametinde de bir ölçü olmalıdır. Allah için sevmeli ve yine Allah için buğz
etmelidir.

2.      
Nefret:
Gerek söylem ve gerekse eylem itibarıyla müslümanı mahveden duygu ve
düşüncelerden biride nefret söylemi ve nefret eylemidir. Müslümanın işleri
merhamet ve meveddet(sevgi) eksenlidir. Bundan dolayı müslüman nefret etmek
için delil aramaz, bahane bulmaz. Tam tersine sevebilmek ve merhamet edebilmek
için daima gayret eder.

3.      
Öfke
ve kibir:
Yine buda beratımızın önündeki en önemli düşmanlardan
biridir. İnsan öfkelendiğinde kibir gibi bir bataklığa düştüğünde aklı nefsinin
emrinde olur. Ve şuurla hareket edebilme kabiliyyetini yitirir.

4.      
Dünyevileşme:
Aşırı dünya ve dünya metaına düşkünlük müslümanın beratini zorlaştırmaktadır.
Bu fiillerimizin istikametinde sapmalara yol açar ve dünya metaı hırsı gözleri
kör eder. Ve insaf çizgisinden dışarı çıkmamıza vesile olur.

5.      
Güç
tutkusu:
Bir kişinin kendini güçlü ve müstağni sayması onun Karunlaşmasına
ve Firavunlaşmasına sebebiyet verir. Güç bende diyerek zorbalık ve hak
ihlalleri yapma eğilimine girer. Bu ise onun daha rahat günah işlemesini
sağlar. Bu sayede berati ya gecikir ya da imkânsız oluverir.

 

BERAT GECESİ İLE İLGİLİ AYET
VE HADİSLER

“De
ki, Ey kendilerinin aleyhine aşırı giden kullarım! Allah’ın rahmetinden
ümidinizi kesmeyin. Şüphesiz Allah bütün günahları affeder. Çünkü O, çok
bağışlayandır, çok merhamet edendir.
(Zümer Suresi, 39/53)

 “HâMîm Apaçık olan Kitab’a andolsun ki, biz
onu mübârek bir gecede indirdik. Şüphesiz biz insanları uyarmaktayız”
   (Duhan
Suresi, 44/1-3 ) 

 “Şaban ayının 15. gecesi olduğunda o geceyi ibadetle geçirin, gündüzünde
de oruç tutun. Çünkü Yüce Allah, bu
güneşin batışından fecre kadar (olan sürede) dünya semasına rahmetiyle tecelli
eder ve ‘Tövbe eden yok mu, tövbesini kabul edeyim! Rızık isteyen yok mu, rızık
vereyim! Şifa isteyen yok mu, şifa vereyim!.. Başka isteği olan yok mu, ona da
istediğini vereyim
” der.(İbnMace, İkâmetü’s-Salât, 191 ( I, 445)
Hadis No:1390)

Peygamber
s.a.v.’den gelen bir rivayette ise “Allah Taala (c.c), Şa’ban ayının
onbeşinci gecesi (kullarına rahmetle) nazar eder. Müşrikle, müşahin (kindar
bencil) bu aftan yararlanamazlar.”

Merhum Elmalılı Muhammed Hamdi
YAZIR’ın Hak Dini Kur’an Dili isimli tefsirinde belirtildiğine göre anne ve
babasını incitenler, büyücüler, başkalarına kin besleyenler içki düşkünleri bu
gecenin faziletinden yararlanamazlar”  (  Elmalı, a.g.e. VI/4293)

Enes
b. Malik (r.a.) Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’i şöyle buyururken
dinledim dedi:

“Allah
Teâlâ şöyle buyurdu:

Ey
Âdemoğlu! Sen bana dua ettiğin ve benden affını umduğun sürece, işlediğin
günahlar ne kadar çok olursa olsun, onların büyüklüğüne bakmadan seni
bağışlarım.

Ey
Âdemoğlu! Günahların gökyüzünü kaplayacak kadar çok olsa, sonra da benden
affını dilesen, seni affederim.

Ey
Âdemoğlu! Sen yeryüzünü dolduracak kadar günahla karşıma gelsen; fakat bana
hiçbir şeyi ortak koşmamış olsan, şüphesiz ben de seni yeryüzü dolusu bağışla
karşılarım
.”  (Tirmizî,
Daavât 98,;AhmedİbniHanbel, Müsned, V, 172; 
)

Hz. Âişe validemiz
Peygamberimizi tanıtırken şöyle buyurmuştur:

“Bu
(Şaban’ın onbeşinci gecesi) Peygamber (s.a.v.)’i (odanın içinde) aramaya
başlamıştım ki (O’nu) başını secdeden kaldırırken buldum. Buyurdu ki:

“Ey Aişe, Allah ve Rasulü’nün
seni korkutmasından mı korktun? Dedim.

Hz. Aişe validemiz “Diğer
hanımlarından birinin yanına gittiğini zannettim” dedi.

Peygamberimiz buyurdu ki Allah
Teâlâ Şabanın 15.gecesinde (bu gecede) dünya semasına iner, Ben-i Kelb
kabilesinin koyunlarının tüyleri sayısınca insanları bağışlar.” (İbnMace,
İkametü’s-Salat, 191, (I, 444), H.No.1389 )

(Allahüteâlâ şu dört geceyi
hayırla süsler: Kurban Ramazan bayramı gecesi, Arefe gecesi Şabanın yarısının
[Berat] gecesi ki, onda eceller, rızıklar yazılır.) [Deylemi]

Hazret-i Âişe validemiz
buyuruyor ki: Resulullah’ın, hiçbir ayda, Şaban ayından daha çok oruç tuttuğunu
görmedim. Bazen Şaban ayının tamamını oruçla geçirirdi. (Buhârî)

Basri
BEKTAŞ ( Tosya Müftüsü)

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ