Dostluk Erdemi

0
Paylaş

Dostluk dediğimiz zor zanaat, içinde bulunduğumuz şu devirde kaybetmeye yüz tutmuş, fakat bir o kadarda acil ihtiyaç duyulan insani özelliklerdendir. Çünkü menfaatçiliğin, materyalizmin, bireyciliğin ve duygusuzluğun zirvede olduğu bir toplumsal süreç yaşamakta insanlık. Buna paralel olarak da iç dünyası bir o kadar yalnız. En az, ekmek kadar, su kadar, cinsellik ve uyku kadar muhtaç olduğu bir gereksinim dostluk ihtiyacı. Öyle ya!  Gerektiğinde aynı dili konuşabildiğiniz, ortak frekansı yakalayabildiğiniz, bazen konuşmadan bile anlaşabildiğiniz ve bir bardak çayı karşılıklı yudumlarken teneffüs ettiğiniz havaya akseden duygu güzelliği ve emniyet, dostluk ortamından başka nerede bulunabilir ki? Evet dostluk, bazen konuşmadan bile; susmasından, duruşundan, oturuşundan ve kalkışından, hatta ses tonundaki sinir katsayısından hareketle, dostunuzu anlayabilme yeterliliğidir…

Bu yüzden, iyi bir dost, hayat kurtarıcıdır. Kimisin de depresyonlarınızın en etkili psikiyatristi olurken, kimisinde de kocaman yalnızlıklarınızın celladıdır.İyi dost; acıyı da neşeyi de sizle paylaşan, bir dilim ekmeğin diğer yarısını sizsiz yerken yutkunma zorluğu çeken ve dertlerinizle dertlenebilendir. Bir telefon cihazını tuşladığınızda; yirmi dört saatlik bir günün, hangi saatinde olursa olsun, beklentisiz bir şekilde sizi telefon hattının diğer ucunda, sıcak bir ses tonu ile karşılayandır. Yalnızlıklarınızın tesellisi, sıkıntılı anlarınızın çözümleyicisi ve hastalıklarınızın ilacıdır… Elbette ki, dostluklar da tek taraflı değildir. Hiçbir konu da olmadığı gibi… Her zaman dostlarınız sizi dinleyecek değil ya. Zaman olur siz de dostlarınıza dostluk yapmak durumunda kalabilirsiniz. Bu nedenle hep merkez benim dememeli,  dostlarınızın sıkıntılarına sizler de omuz vermelisiniz. Yine bazı zaman olur ve günü gelir, dostlar kangren olmuş yaranıza neşter vurabilirler. Bu yüzden ben diyorum ki; yeri geldiğinde dost acı söylemesini de bilendir. Öyleyse dostluğa talipseniz şayet, dostlarınızdan gelecek acı reçetelere de katlanabilme ve onları dikkate alabilme erdemliliğini göstermek mecburiyetiniz olduğunu da hiçbir zaman unutmamalısınız.

Peki, “dostluklarda da sınır var mıdır” derseniz… Elbette ki, “hiçbir şey hadsiz ve hudutsuz değildir şu fani hayatta” derim. Fakat dostlukların derinliğini ölçmeye yarayan bir yakınlık veya uzaklık birimi henüz icat edilmedi benim bildiğim. Bana göre; dostlukların derinliğini paylaştığınız şeylerin ağırlığı ve kıymeti belirler düşüncesindeyim.Dostlarınıza ne kadar fazla sır yüklemişseniz, paylaşımınızın derinliği de o nispette fazladır. İşte tam da bu noktada, dostunuzu ve dostluğunuzu test etme fırsatını da elde etmiş olursunuz. Zira verdiğiniz sırrı taşıdığı kadar paylaşımlarınızı artırabilir, taşıyamadığı oranda da güçsüz ve sır yükü karşısında diz çözen bir kişilik olup-olmadığına karar verebilirsiniz…

Zaten gerçek dostluk ile arkadaşlık arasında ki ince çizgi de burada saklı değil midir?

Dostluk Erdemi
+ -

Yorumlar kapalı.

Giriş Yap

Açıksöz Gazetesi ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

KAI ile Haber Hakkında Sohbet
Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.