1. Haberler
  2. Köşe Yazıları
  3. Giden mi Kalan mı Mutludur

Giden mi Kalan mı Mutludur

0
Paylaş

Kaybetmek mi kıymetlendirir sevdiklerimizi, yoksa çok sevdiğimiz için mi kaybedince üzülür, yıkılırız adeta. Ya da zaten onlar kıymetlidirler de kaybedince mi derinleşir biraz daha onların sevgisi ve değeri? Giden mi mutludur, yoksa kalan mı? Gidenlerinden haber almak ister insan, kaybettiğinde. Nasıldır ne yapıyordur ne yudumluyordur ne duyumsuyordur… diye. Size göre de öyle değil mi? Ya kalan! Kalan hiç merak edilmez mi sanırsınız? Giden hiç merak etmemiş midir geride kalanını?

Giden gittiği ile kalan da kaldığı ile mi kalır, yoksa varılan ya da kalınan yerde yeni bir hayat onları bekler mi? Bekliyorsa bu hayat, hayatın hangi yüzüyle karşılar onları?Ya kalanlar için; onların hayatı o kadar kolay mıdır? Gideninin ardından kaybedecekleri daha nesi kalmıştır! Oysa gidenlerden arta kalan bir sürü hatıra ve hatırlatıcılar vardır. Peki, bu maziden istikbale hatırlatıcı olarak kalan anılara bir kazanım, bir miras denilebilir mi? Ne dersiniz?

Evet, kaybettiklerinizin yokluğu acıtır içinizi. Bir gün döner mi, geri gelir mi diye beklenir. Temelden bir gidiş değilse şayet, ya da dünya küçük, bir gün elbet kesişecek yollar, öyle ya da böyle ümidiyle…  Hadi diyelim ki geldi, giden!  Peki, geldiğin de sizin bıraktığınız gibi midir sevgili? Ya siz! Siz, halen onun bıraktığı yerde misiniz? Oysa her iki taraf için de geçen zaman, köprülerin altından çok sular akıtarak o kadar çok şeyi değiştirmiştir ki… Ancak şartlar değişse dahi bir şey vardır dimdik ayakta kalan. O da muhteşem sevginiz…

Peki; büyüklerimiz “gidenin ardından ağlanır mı?” demişler. Elbette gidenine göre ya da kalanın iç dünyasına göre değişir bu tutum. Ancak bir hakikat var ki, oda gidenin arkasından bıraktığı boşluk öyle kolay kolay dolmaz. Gün olur, zaman gelir yoklar sizi, arada bir. Kim bilir belki de hiç terk etmemiştir sizi. Ruhi varlığı hep etrafınızda dönüp durmuştur tavaf eder gibi. Siz o’nu gitti, terk etti, kaybettim sansanız dahi. Size kendini hatırlatan bu yoklamaları siz, geçici sanırsınız. Bir depremin artçı şokları bilirsiniz. Oysa hep aratır kendisini sevgili. Sarsıntıların şiddetine göre sarsacaktır da benliğinizi, duygu dünyanızı. Kimisin de zaman en güzel ilaç iken, bazen de bu yoklamalar gidene olan özlemi daha da yoğunlaştırıcı nitelik arz etmez mi?

Evet, geride kalanlar, kaybettiklerinin giden sayısı kadar da öbek öbek büyüteceklerdir içlerindeki yalnızlık boşluğunu. Hem de duygularını yumak yumak ederek…İnsan neler kaybeder, neler kazanır şu kısacık hayatta. Sevdiğini kaybedince hissettikleriyle, malını kaybettiğinde hissettikleri aynı şey midir? Kalpten kalbe kurulan sevda köprüsünde yol alanın kaybettiği ile maddi değer kaybı birbiriyle hiç kıyaslana bilir mi?  O yüzden hep şaşmışımdır dünya peşinde koşarken kayıplarına ağlayanlara…

Oysa bir gram duygunun karşılığını hangi dünyalık bedel karşılayabilir ki. Seven bir gönlün acısını hangi maddiyat giderebilir ki. Sevgiliye dökülen bir damla gözyaşının karşılığını hangi servet satın alabilir ki. Kaybeden için mi hayat daha zor, giden için mi?  Kaybedilen mi daha kıymetlidir, geride bırakılan mı? Hangisi için hayat daha kolay… Herkes kendi yaşadıklarını bilir ve her ikisi de der ki; sadece benim ki!

Hayat boyu kaybetmemeniz, giden de kalan da olsanız hep mutlu olmanız dileğiyle.

Giden mi Kalan mı Mutludur
+ -

Yorumlar kapalı.

Giriş Yap

Açıksöz Gazetesi ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

KAI ile Haber Hakkında Sohbet
Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.