Reklam
Reklam
www.aciksozgazetesi.com-
$ DOLAR → Alış: 5,57 / Satış: 5,60
€ EURO → Alış: 6,19 / Satış: 6,21

İçerde yatık eksen kayması, dışarıda dikey duruş..-3

Süleyman Karaca
Süleyman Karaca
  • 26.06.2010
  • 299 kez okundu

“Eksenimiz kaydı” kaygılarını paranoya seviyesine yükseltenleri anlamanın haftaya damgasını vuran finali; ABD politikalarının bizim coğrafyaya dönük -küçük nüanslar hariç- asla değişmeyeceğinin en açık göstergesi; 126 kongre üyesi Başkan Obama’ya mektup göndererek İsrail’e karşı tavırlarından dolayı Türkiye’nin cezalandırılmasını, ona karşı sert tavır alınmasını ve Ermeni soykırım iddialarının da derhal onaylanmasını istemiş. Görülen o ki, yaşanan süreçte, İsrail’in çıkarları Amerikan ulusal çıkarlarından daha üst seviyede ve öncelikli olarak ele alınmak isteniyor.

 

ABD Savunma Bakanı Gates’in, “İran tüm Avrupa ülkelerini yüzlerce füzeyle vurabilecek güçtedir” diyerek Türkiye, Brezilya ve İran’a yönelik tahrik ve manipülasyonu bize aynı bakanın aynı görevi başkan Bush döneminde de sürdürdüğü ve “Saddam’ın füzeleri tüm Avrupa’yı vurur” diyerek Irak’ı yerle bir eden trajedinin baş aktörleri arasında yer almasını hatırlatıyor. Bizim omurgasız politikacıların paranoyasını tetikleyen de bu korku ve Irak’ta yaşan trajedi olsa gerek diye düşünüyorum. Yoksa geçen hafta  İngiliz The Times gazetesine bir makale yazan eski İspanya Başbakanı Aznar’ın makalesindeki tezinde, “Batı kendisinin sahip olduğu tüm yüce değerlerden dolayı Yahudi-Hıristiyan kökenleri olan İsrail’e borçludur. Bu nedenle İsrail, Batı için bir ön savunma mevziidir. İsrail çökerse Batı’nın tümü çöker. İşte bu ve diğer nedenlerden dolayı biz Batılılar, aramızdaki farklılıklara rağmen İsrail’in varlığına sonsuza dek sahip çıkmalıyız” dediğini öne alıp, bunlar da mı aynı düşüncede demekten insan kendini alamıyor.

 

Dışarıda seslendirilen bu görüşlerin içerdeki bir kısım liberal aydınlarımızın düşüncelerini de ifsad ettiğini, dünden bugüne hep görmezden gelindiğinden için için kronikleşmeye meyleden konjonktürel sorunlarımıza çözüm üretmektense, bu sorunları pasif bir kadercilikle kabullenmeyi topluma empoze eden pozisyonlara girmeleri, belki de sadece bizimkilere has bir omurgasızlık.

 

Siyonizmin sadece Türkiye ve Ortadoğu’da değil, ABD ve AB başta olmak üzere birçok ülkede doğrudan kontrolü altında tuttuğu güçlü bir propaganda ve medya ağı, ülkeler ve milletlerarası psikolojik savaşın en gelişmiş yöntemleri ile yönetimleri ve o yönetimlerin etkilediği kitleler eliyle diğer aykırı unsurları kontrolü altına alabilmekte; sivil toplum kuruluşlarından siyasetin zirvelerine taşımaktadır.

 

İsrail’in en basit ticari faaliyetten insan ticaretine, oyuncaktan son teknolojiye her türden kimyasal, nükleer ve biyolojik silaha kadar kendi hegemonyasını dayattığı bir hayatın içinde, yaşadığımız yüzyılın küresel oyun sahası olan bu coğrafyanın insanları olarak kendi kendimiz olmaya, propaganda makinesi haline dönmüş odaklar üzerinden beyinlerimizin manipüle edilmesine asla fırsat ve izin verme lüksümüz yok ve olmamalıdır. Bazı aydınlarımızın manipülatif hezeyanlarını, sağduyu ölçeğinde değerlendirmeden ölçü alırsak; geleceğimizi kendi ellerimizle katletmiş oluruz.

 

Oynanmakta olan küresel iktidar oyununda/savaşında jeostratejik konum ve bu yüzyılın başında uygulamaya konan Türk “derin strateji”sinin küresel oyuncu saflarındaki dengeleri ve safları etkileme kabiliyeti nedeniyle “eksen ülke” olduğumuzun farkındalığına itirazı olanların, yükselen Türkiye birlikteliğine katılma çıtasına esas olan gelecek projeksiyonu doğru okuyamamaları “eksen kayması” paniğini yaşayan kısır bir görüşten öteye gidemeyenler, ne Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nun mimarı olduğu “derin strateji”yi ne de Başbakan Erdoğan’ın dünya liderleri arasındaki “dik duruşu”nu anlamaktan aciz, zihinsel özürlülerimizdir. Aslında, bugünlerde yaşadığımız iç problemlerimizin dış odaklı “eksen kayması” metaforu ile doğrudan bir bağının bulunduğunu söylersek, bu bir komplo teorisi olmaz; geleceğin vizyonunu doğru açıdan görebilmek olur diye düşünmek lazım.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ