Reklam
Reklam
www.aciksozgazetesi.com-
$ DOLAR → Alış: 4,80 / Satış: 4,82
€ EURO → Alış: 5,59 / Satış: 5,61

Bunun adı demokrasi değil..-1

Süleyman Karaca
Süleyman Karaca
  • 19.05.2016
  • 298 kez okundu

Son
bir yıl içinde gerçekleşen iki genel seçimin TBMM’nde oluşturduğu tablo bende,
adını tam olarak nasıl koyacağımı bilemediğim bir konstrüksiyon bozukluğuna
işaret ediyor. Özellikle muhalefette yer alan CHP ve HDP gruplarının başkanları
dahil, hangisinin kopya hangisinin asıl; hangisinin müsvedde taslak, hangisinin
temize çekilmiş son sürüm olduğunu birbirinden ayırmak için çok özel zihinsel
düzeneklere, beyin fırtınası sonuç bildirimlerine ihtiyaç var.

Son
atraksiyonlarını sergiledikleri geride bıraktığımız Salı gününe yansıyan
açıklamalarına bakıyorum; aldatılmış Kürt gençlerinin bedenlerinden akan kandan
da, vatanın toprağı üzerindeki hakimiyetin korunması adına mücadele veren
asker-polis-korucu şehitlerin toprağa düşen bedenleri ve kanları bu bu
partilerin temsilcilerini ve genel başkanlarını tatmin etmemiş olmalı ki, daha
fazla kan, daha fazla can almanın yolunu açacak “iç savaş”
kışkırtıcılığında birbirleriyle yarışıyorlar.

Kemal
Kılıçdaroğlu, geçen hafta CHP’nin geçmişte kendini tescil ettiği inkarcı,
imhacı politikalardan sapmadığını, bu politikanın güncellenerek günümüze
uyarlandıktan sonra ileri bir aşama olan kan siyaseti olarak yansıtılacağını
tüm dünyaya deklare etti; ancak halkoyu ile gerçekleşmesi olabilecek bir
demokratik seçimi tanımayacağını Böyle bir başkanlık
sistemini kan dökmeden bu ülkede gerçekleştiremezsiniz. Açık ve net”
diyerek
ortaya koymuş, en açık ifadesi ile gidilecek bir Anayasa ve ona bağlı olarak ‘Başkanlık’
referandumunu, sokakları kana bulayarak önleyeceğini ilan etmiştir.

Bununla
da yetinmeyen Kılıçdaroğlu, bu hafta Salı günü grupta yaptığı konuşmadaki
pespayeliğin, rezilliğin, hezeyanın zirvelerinde uçuşan kin ve nefretiyle bir
siyasi kudurmuşluk profili çizmiş; kendi varlığının muhaliflik konseptinden
çıkarak bir demokrasi sorununa dönüştüğünü gözler önüne sermiştir. Aynı
oturumda yine “kan”lı tehditlerine devam ederek PKK ve tüm
bileşenleri ile DAEŞ’in kana doymazlığını tahkim için sokakları kana bulamakta
kararlı olduğunu teyit etmiştir.

Kılıçdaroğlu’nun
kopyası değil; aslı olduğu ağır basan HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş
da yerli medya ile yetinmemiş, İngiliz Guardian gazetesine açıklamalarda
bulunmuş, gündemde olan dokunulmazlıkların kaldırılması bağlamında, bunun
şiddetin önünü açacağını, “Erdoğan, beni tutuklattığına pişman
olacak”, 
Erdoğan beni hapisten çıkarmak için her şeyi
yapacak, çünkü biliyorum ki, hapisteyken çok daha etkili olacağım”
ifadeleriyle
tehditlerini sürdürmüştür.

Diğer
HDP Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ, dokunulmazlıkların kaldırılmasıyla
ilgili olarak PKK’nın kurdurduğu Jın Haber Ajansı (JINHA)’na verdiği demeçte, “Dokunulmazlıkların
kaldırılması yönünde oy kullananlar, ‘evet’ diyenlerde tarihin hükmünde ve
halklarımızın nezdinde mahkum olacaklar. Bu mahkumiyeti bertaraf etmeleri
kolayca sırtlarından atmaları mümkün değil. Saray’ın müdahalesiyle böyle büyük
bir suça ortak olmanın hesabını verecekler”, “Bizim açıklanamayacak
verilemeyecek hiç bir hesabımız yoktur. Bu tasfiyeye ‘evet’ diyenler AKP saray
iktidarının çok trajik bir biçimde alt üst oluşunu görecekler”
tehdidiyle
aynı cephedeki yerini aldı.

Partilerin
adeta savaş meydanına çevirdiği Salı günü grup toplantılarının tek sağduyulu
açıklaması ise MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’den geldi.

Bahçeli,
grup konuşmasında CHP Genel Başkanı Kemal
Kılıçdaroğlu’nun başkanlık sistemi hakkında yaptığı açıklamalara
karşılık, “Ne yazık ki gaflet ve dalalet içindeki yöneticilerin varlığı
hepimizi endişelendirmektedir. CHP’nin genel başkanı talihsiz ve tarihi
bir pot kırmıştır. Başkanlıkla ilgili endişeleri ortaya koymak başka bir
şey, korku ve panik yaratmak başka bir şey. Sokağın adres gösterilmesi doğru
değildir. Bizim için de Başkanlık sistemi uygun bir sistem değildir. Ama biz
muhalefetimizi demokrasi kuralları çerçevesinde yapmaya devam edeceğiz. Bizim
kandan bahsedip aba altında sopa gösteren müflis siyasetçilere ihtiyacımız
yoktur.”
 dedi.

Devam
edeceğim…

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ