Reklam
Reklam
www.aciksozgazetesi.com-
$ DOLAR → Alış: 5,66 / Satış: 5,69
€ EURO → Alış: 6,28 / Satış: 6,31

Dünya Ekonomisinin Notu, “KIRIK”

Şakir Gürlük
Şakir Gürlük
  • 20.10.2011
  • 436 kez okundu

2009 yılında krizin olumsuz etkilerini azaltmaya ve piyasalarda tekrar güveni tesis etmeye yönelik olarak hükümetlerin uygulamaya koyduğu mali teşvik programları, para politikası önlemleri ve finans sektöründeki tıkanıklığı gidermeye yönelik alınan tedbirlerin etkisiyle, 2010 yılında küresel düzeyde belirgin bir toparlanma yaşanmıştır. 2009 yılında yüzde 0,7 oranında daralan dünya ekonomisi 2010 yılında yüzde 5,1 oranında büyümüştür. Bu süreçte, gelişmekte olan ülkeler gelişmiş ülkelere kıyasla daha hızlı bir toparlanma kaydetmiştir. 2010 yılında gelişmiş ülkeler yüzde 3,1 oranında büyürken, Çin ve Hindistan’ın etkisiyle, yükselen ve gelişmekte olan ülkeler yüzde 7,3 gibi yüksek oranlı büyüme performansı sergilemiştir .  Dünya ticaret hacminde 2009 yılında yaşanan yüzde 10,7 oranındaki daralmanın ardından, 2010 yılında ekonomik aktivitedeki büyümeye paralel olarak yüzde 12,8 oranında artış kaydedilmiştir. 2010 yılında dünya mal ve hizmet ticareti fiyatları yüzde 5,2 oranında yükselmiştir. Bu dönemde, gelişmekte olan ülkelerde belirgin fiyat artışları yaşanmış ve tüketici enflasyonu yüzde 6,1 oranında gerçekleşmiştir. Bu oran gelişmiş ülkelerde yüzde 1,6 olmuştur.

Krizden sonra, gelişmekte olan ülkelerde çıktı açığının kapanması ve kriz öncesi üretim seviyesinin üzerine çıkılmasıyla oluşan talep baskısı bu gelişmede etkili olmuştur. 2010 yılında küresel düzeyde sağlanan ekonomik toparlanmaya rağmen, işsizlik oranlarında iyileşme sağlanamamış, birçok ülkede işsizlik oranları artmıştır. İspanya, İrlanda, Portekiz ve Yunanistan gibi bazı AB ülkelerinde işsizlik oranlarında ciddi artışlar yaşanmıştır. İşsizlik oranı Avro Bölgesinde yüzde 10,1’e, ABD’de yüzde 9,6’ya ve OECD genelinde ise yüzde 8,6’ya yükselmiştir. Krize kamu dengelerinde sorunla yakalanan ülkelerde uygulamaya konulan genişleyici maliye politikaları ve bankacılık sektöründen gelen yükler, söz konusu ülkelerin bütçe dengelerinde daha fazla bozulmaya yol açmıştır. Güçlü Avro ve düşük faiz oranlarının yarattığı borçlanma kolaylıklarından yararlanan bu ülkelerde kamu borç stoku önemli ölçüde artmıştır. 2009 yılı sonunda Avro Bölgesi genelinde yüzde 79,7 olan genel devlet brüt borç stokunun GSYH’ya oranı, 2010 yılı sonunda yüzde 85,8’e yükselmiştir. ABD’de ise bu oran yüzde 85,2’den yüzde 94,4’e çıkmıştır.

2011 yılının ilk yarısında ABD ekonomisinde beklenenden düşük gerçekleşen büyüme, istihdamda yeterli iyileşme sağlanamaması, borçlanma limitine ulaşılması, yüksek kamu borçları ve bütçe açıkları, karar alma süreçlerinde yaşanan gecikmeler, bankacılık kesiminde yaşanan problemlerin devam etmesi, ABD’nin tarihinde ilk kez kredi notunun düşürülmesi ve güçlü bir orta vadeli mali konsolidasyon programını ortaya koyamaması gibi etkenler piyasalarda güven ortamını zedelemiş ve önümüzdeki döneme ilişkin büyüme beklentilerinin düşmesine neden olmuştur. 2011 yılı Haziran ayında yüzde 2,5 olan 2011 yılı ABD ekonomisi büyüme tahmini, Eylül ayında yüzde 1,5’e, 2012 yılı büyüme tahmini de yüzde 2,7’den yüzde 1,8’e indirilmiştir. Avrupa’da finans sektörü ile ilgili endişelerin giderilememesi ve kamu borçlarının sürdürülebilirliği ile ilgili risklerin çevre ülkelerden merkez ülkelere yayılma eğilimi nedeniyle, Avro Bölgesi büyüme tahmini 2011 yılı için yüzde 2’den yüzde 1,6’ya, 2012 yılı için ise yüzde 1,7’den yüzde 1,1’e revize edilmiştir.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ