Reklam
Reklam
www.aciksozgazetesi.com-
$ DOLAR → Alış: 5,71 / Satış: 5,73
€ EURO → Alış: 6,31 / Satış: 6,34

Eğitim-Öğretim ve İmkânlar…

Mustafa Özipek
Mustafa Özipek
  • 02.10.2014
  • 317 kez okundu

Aslında bu yazı Pazartesi günü, yani ülkemizdeki ilk ve orta dereceli okulların eğitim ve öğretime başladığı gün yayınlanacaktı. Birçok üniversitemizde de yeni akademik yıl Pazartesi günü başladı. İşte tam da bu sebepten dolayı yazımız bugüne sarktı. Hafta sonu biz de çocuğumuzun üniversite eğitimine başlayacağı Samsun ilimizdeydik. Geçen yazımızda da bahsettiğimiz gibi üniversite öğrencilerinin en büyük problemi olan barınma sorunu bizim de başımızdaydı ve yedekten çıkan devlet yurdunu beklemek de akıl kârı olmayacağı için aynı okulda okuyan arkadaşlarıyla ve de Samsun Dost-Der’deki arkadaşlarımızın çabalarıyla kızımızı yerleştirdik.

Tam da geçen yazımızda anlattığımız olay; birkaç iyi adam ve birkaç maddi gücü yerinde olan iyi adam, kendilerini bu işe vermiş ve gurbete çıkan öğrencilere yardımcı olmak için kolları sıvamışlar. Tosyamızda da ilerleyen zamanlarda ve fazla geç olmamak umuduyla inşallah böyle güzel çalışmalar yapılacağına yürekten inanıyorum.

Biz yine Eğitim-Öğretim yılının başlamasına dönersek; Pazartesi sabahı itibariyle okullarına gidip sınıflarına giren çocuklarımız, bir yıl boyunca ders işleyecekleri kitaplarını masalarının üzerinde ve çantalar içerisinde buldu. Bizim öğrencilik dönemlerimizde, daha bir sene öncesinden komşu ya da akraba abi ve ablalara müracaat edilir, kitaplar için başka kimseye söz vermemesi sıkı sıkı rica edilir, okulların açılmasıyla da temin edilemeyen kitapların bulunmasına uğraşılırdı. Tosya gibi taşra ilçelerinde bulunamayan kitaplar için ya bizzat atlanıp büyük şehirlere gidilir ya da oradaki tanıdıklara bir şekilde ulaşılıp (bırakın cep telefonunu herkesin evinde sabit telefon bile yoktu) bulmaları sağlanırdı. Büyükler kullandıkları kitapları kardeşleri ya da komşunun çocukları için, düzenli kullanır sayfalarını falan yırtıp eksiltmezdi.

Öğretmenlik yaptığım okullara baktığımda ise, çocuklarımızın kendilerine hediye edilen bu ders araçlarına gereken özeni göstermediklerine üzülerek şahit oluyorum. Yapılacak imtihanlara hazırlanmak için kitaplarının çalışma sorularının bulunduğu kısmı yırtanlar, daha ilk hafta kitaplarını kaybedenler, kullanılmayacak derecede tahrip edip zarar verenler hep bizim çocuklarımız. Niye böyle yapıyorlar? Çünkü elde etmek için bir çaba göstermediler ve kendilerine bu konularda belki de hiçbir şey anlatılmadı.

Bazıları devleti suçlar, niye bedava kitap dağıtıyor diye, bazıları da suçu öğretmenlere atar. Tabi öğretmenler de ailelere… Devlet, Büyük Devlet olmanın gereğini yerine getiriyor ve vatandaşına her yaşta hizmet vermeye gayret ediyor. Öğretmen ve velilere düşen ise, çocuklarımıza emanet, ehliyet, vatanseverlik, milliyetçilik (sakın yanlış anlaşılmasın şoven bir milliyetçiliği kastetmiyorum) bilincini verebilmektir. Ana sınıfından itibaren, değerlerine saygılı, ahlaklı ve hakkaniyete önem veren bir nesil için tüm çabamızı ortaya koymalıyız. Bu hem aileler için hem de öğretmenler için geçerli olan mecburi yöndür.

Bu yazımızı Üstad Necip Fazıl’ın tasavvur ettiği gençlik tarifiyle bitirelim:

“Bir gençlik, bir gençlik, bir gençlik…

“Zaman bendedir ve mekân bana emanettir!” şuurunda bir gençlik…

Dininin, dilinin beyninin, ilminin, ırzının,evinin, kininin, kalbinin dâvacısı bir gençlik…
Halka değil, Hakka inanan, meclisinin duvarında “Hakimiyet Hakkındır” düsturuna hasret çeken, gerçek adâleti bu inanışta bulan ve halis hürriyeti Hakka kölelikte bilen bir gençlik…

“Kim var?” diye seslenilince, sağına ve soluna bakmadan fert fert “ben varım!” cevabını verici, her ferdi “benim olmadığım yerde kimse yoktur!” fikrini besleyici bir dâva ahlakına kaynak bir gençlik…

Genç adam! Bundan böyle senden beklediğim şudur: Tabutumu öz ellerinle musalla taşına koyarken, Anadolu kıtası büyüklüğündeki dâva taşını da gediğine koymayı unutma ve bunu tek vasiyetim bil!

Allahın selâmı üzerine oIsun…

Surda bir gedik açtık; mukaddes mi mukaddes!
Ey kahbe rüzgâr, artık ne yandan esersen es!..”

YAZARIN SON YAZILARI
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ