Reklam
Reklam
www.aciksozgazetesi.com-
$ DOLAR → Alış: 5,69 / Satış: 5,71
€ EURO → Alış: 6,29 / Satış: 6,31

Farklı olmak üstünlük değildir..

Süleyman Karaca
Süleyman Karaca
  • 13.03.2016
  • 314 kez okundu

Beraber
yaşadığımız toplum hayatında her birey kendi başına farklı bir yaratılış,
mizaç, akli meleke, yetenek ve daha burada sayamayacağım kadar özelliklerle
vardır. Yaratıcı güç Allah’ın biz kullar için muradettiği niteliklerimiz
bunlar. Ancak bu niteliklerimizin hep eşit, hep aynı frekansta olduğu robotik
bir imalat olmaması, kimseye doğuştan bir üstünlük ve rüçhan hakkı vermez.
Hayatın içindeki edimlerimizle belki kısmen farklılaşabiliriz ancak bunun da
göreceli olduğunu; üstünlüğün dünyevi varlıklarımızdan daha çok, yaşadığımız
erdemli bir hayat ve ruh dünyamızın mükemmeliyete doğru katettiği mesafe kadar
bir değer taşıdığını zaman zaman unutanlara hatırlatmak gerekiyor.

Kibir
abidesi olmuş ya da böyle bir tercihe aday olanlara o nedenle denebilir ki, tamam
farklı biri olabilirsin. Seninle bizim gibi sıradan vatandaşlar arasında fark
var; senin statün, kabarık banka hesabın, şık mobilya- son moda dekorasyonu ile
göz kamaştıran malikanen, lüks araçların, statü ve paranla doğru orantılı –göreceli-
gücün ve etrafında bir düzine yalakan, küçük dağlara denk blançoların vs. vs.
olabilir, hepsi bu kadar, değil mi?

Bilgin,
saygınlığın, güvenilirliğin hep o saydığım dünyalıkların artı ve eksileri
çizgisinin dalga boyu ile doğru orantılı. Tam bir birleşik kaplar kuralı; bir
tarafın yönü aşağıya doğru meylettiğinde karşı tarafta aynı kaderi paylaşıyor.
Örneğin paran azaldıkça saygınlığın da azalıyor. Dünyalıkların eksildikçe
çevrendeki yalaka tayfası da azalıyor. Güvenilirliğin azaldıkça “adam”lığındaki
aşınmışlıkla ilintili bir “eziklik” kaplıyor tüm varlığını ve
onunla eşanlı saldırganlık katsayında patlamalar oluyor. Bu mu seni durmadan
saldırganlaştıran, duygu patlaması ile agresif davranışların timsali ya da
öznesi yapan. Bu tipleri nasıl tanımlasam diye düşünürken, aklıma ilk gelen ve takılan
“ölüm vadisinde gezinen hayalet gibisin” nitelemesi. Bunun
dışında seni daha net tanımlayacak  hiçbir
alternatif  niteleme bulamadım.. yani
resmin bütününde gördüğüm siluetiniz bu.

Hayatı
değerlendirirken sık sık yaslandığın, yaşanan süreçlere yorum diye açıklık
getirmeye çalıştığın bakış tarzın, referans aldığın görüş ve düşüncelerin,
tanışmadığın o melun “Büyük aklın/Üst aklın” her an oyuncağı
olduğunu fark etmekten aciz bir akıl/zihin fukaralığının da gönüllü hamalı “küçük
akıl”
lı bir zavallı olduğunun da farkında değilsin. Çalışma ömrünü
doldurmuş hizmet dışı bırakılan bir deniz feneri gibi hep ıssızlığa/karanlığa
mahkum olmak nasıl bir şey.. korkunç olmalı. Sonun “hazin” bir
yalnızlıktan öte, acınası bir varlık/yokluk anısına mahkumsun.

Ariflerin
“kişi
kendini bilmek gibi erdem olmaz”
kuralı hepimizin hayata bakışını
biçimlendiren olmazsa olmazımız olmadığı sürece, müflis bir hayatın aparatı
olmaktan öteye bir değerimiz olmayacaktır. Yoksa sıfır ahlaki duruş, sıfır
özeleştiri yumağındaki bir düğümden ileriye gidemediğimiz sürece,
maddileştirdiğimiz hayatın metaı üzerinden bir değerlendirme yaptığımızda “toplam
kalite”
değerin çizgi altında eksi olarak bir seyir takip ediyorsa, farkındalığın
dikey ve yatay döngüsü içinde gerçeği aramak temel ilke olmalıdır. İbretlik
hayatların gelip geçiciliği hatırlatıldığında, mezarlıkların nice kibir
abideleriyle dolu olduğu vurgusu karşısında, uyarıcıların yüzüne “ölü
balık gibi mi bakma(!)”
nın ötesine geçecek bir irda ve erdemli duruştur
ancak hayatımıza anlam kazandıracak olan…

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ