Reklam
Reklam
www.aciksozgazetesi.com-
$ DOLAR → Alış: 5,69 / Satış: 5,71
€ EURO → Alış: 6,29 / Satış: 6,31

Savrulma paranoyasında sörf yapmak

Süleyman Karaca
Süleyman Karaca
  • 13.03.2016
  • 400 kez okundu

Son
günlerde giderek yoğunlaşan bir “savrulma” söylemidir aldı başını
gidiyor. Merkez anaakım medyadan, yorumculardan ve adı sanı pek bilinmeyen STK
şemsiyesine sığınmış “stratejik düşünce” kuruluşları ile
araştırma şirketlerinde ısrarla vurgulan “savrulma” söylemi ile
yerden yere vurdukları Ak Parti iktidarının uygulamaları. Kimileri FETÖ/PDY
örgütünü, kimi PKK/HDP örgütünü düştükleri çıkmazdan kurtarmak için var gücü
ile canhıraş bir tempoda siperleri tahkim edecek malzeme üretme çabası
sergiliyorlar. Bazıları siperdeki militan edasıyla iktidara saldırırken
kimileri daha üst perdeden akıl hocalığını kendine misyon edinmiş sabah akşam
iktidara akıl verip, bozulan(!) ayarlarını nasıl düzeltebileceklerinin gül
döşeli yollarına(!) yön levhası dikmenin uğraşını veriyor.

Garibime
giden, okuduğum ve izlediğim, bu kerameti kendilerinden menkul akil adamların
birçoğunun ya isminin önünde akademik bir unvan ya da duayen gazeteci, kanaat
önderi gibi eğreti olduğu her söyledikleri/yazdıkları önerileriyle sırıtan
kimlikte olmaları.

Gerçek
niyetlerini insan hakları, özgürlükler ve demokrasi maskesi arkasına
gizlediklerini anlamak için niyet okuyucu müneccim olmaya gerek yok. Çeşitli
kumpaslarla  insanların hayatlarını
tarümar eden vicdan yoksunu militanların yaptıklarına tek satır değinmeyen, tek
kelime söz etmeyen; toplu taşıma ile evine ulaşmaya çalışan masumların hayatını
molotoflarla karartan, çukur siyaseti ile sayıları yüzlerle ifade edilen
şehitlerin eli kanlı katilleri ile onların her eylemine gerekçe üretmeyi
siyaset zanneden beyaz yakalı/kravatlı teröristlere tek kelimelik bir lafı, tek
satırlık bir kınaması olmayan bu insanların gerçeklerden tamamen kopuk, ayağı
yere basmayan önerileri, umarım hitabettikleri mercilerdeki muhatapları
tarafından asla dikkate alınmıyordur ve asla da alınmamalıdır. Sadece
objektiflikten uzak oldukları için değil, objektiflikten uzaklığa paralel bir
de yanlı oluşlarının dikkate alınması gerektiği kanaatindeyim.

Yazımın
örgüsü çok mu afaki görünüyor? O zaman bir örnek vereyim; üstelikte demokrat
olarak bilinen bir akademisyen.. Cevap hakkı vermemek için adını vermeyeceğim
bu akademisyen son günlerdeki yazılarında, Türkiye demokrasisinin gelişim
çizgisini Doğu ve Güneydoğu’daki vatandaşlarımıza verilen haklara endeksleyen
bir mantık kurgusundan hareketle ‘Çözüm Süreci’ni sona erdiren eli
kanlı canilerin siyasetteki temsilcilerine yönelik dokunulmazlıkların kaldırılmasının
iktidar mensuplarınca gündeme getirilmesini, demokrasi denkleminde “savrulma”
olarak gerekçelendiriyor. Yaptıkları aleni çağrılarıyla, yardım ve yataklıkları
ile PKK terörünün sözcüsü ve hamisi rolünü başarı ile sürdüren  Kandil referanslı sözümona milletvekillerini
koruyacak argümanlarla algı operasyonu yürütüyor. Daha da ileri gidip terörle
mücadeleyi 90’lı yılların işkence, JİTEM uygulamaları, faili meçhul
cinayetlerle eşleştirip 28 Şubat politikalarının mağduru kadrolardan oluşan
günümüz iktidar sahiplerini 28 Şubat politikalarının ruhunu hortlatmakla, o
günlere dönmekle töhmet altına alacak kadar da yüzsüzleşiyor ve okuruna hayali
korkular pompalayan paranoyak çıkışlarını sürdürüyor.

Bir
başka örnek; yaklaşık 50 yıla yaklaşan deneyimli gazetecilik geçmişi olan sol
kökenli, bugünün tatlısu demokratı bir gazeteci.. daha üst perdeden ve sureti
haktan görünerek aynı paranoyayı besleyen bir söylemi sürekli işleyen
analizlere imza atıyor. İdeolojik kökeninden kopmadığını, bugün PKK/HDP’de
kümelenen eski sol ideolojinin aktörlerine iktidar cephesinden edindiği
bilgileri kendi bakış açısıyla yorumlayıp onların değirmenine su taşıyor, akıl
hocalığı yapıyor. İktidar sahiplerini de dolaylı ifadelerle demokrat çizginin
dışına “savrulmaktan kaçınmaya” çağırırken aba altından sopa
göstererek yumuşak ifadelerle tehdit etmeyi de ihmal etmiyor.

Sözün
kısası, verdiğim bu iki örnek gibi daha onlarcasını bir çırpıda saymak mümkün. Tarafını
net ifade ettiklerinde, kimsenin yüzlerine bakmayacağını bilen bu maskeli balo figürleri,
Türk entellektüel camiasının sesi çok çıkan çığırtkan aktörleri olarak
tutturdukları bir “Savrulma” paranoyası üzerinde tam hız sörf
yapmaya devam ediyorlar.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ