Reklam
Reklam
www.aciksozgazetesi.com-
$ DOLAR → Alış: 5,76 / Satış: 5,79
€ EURO → Alış: 6,42 / Satış: 6,44

Gündemin anaforunda çırpınmak-1

Süleyman Karaca
Süleyman Karaca
  • 21.02.2016
  • 330 kez okundu

Her
sabah daha uyku mahmurluğunu üstümüzden atamadan ilk yaptığımız üç eylemi
sıralamaya kalksak; sanırım bu ilk üçün içinde mutlaka ‘sabah
haberleri/gündem/gazete başlıkları’ yerini alacaktır. Bu olgu, artık rutin
yaşantımızın alfabesi oldu ve ben yine mutat bir şekilde bu eylemin bir parçası
iken, öncelikle dikkatimi çeken konuları belli bir sırada değerlendirmek
istedim.

Aslında
gündemin içeriğin en başında sıcak yerini alan, ancak ayrı bir yazı konusu
kapasitesindeki Ankara saldırısının ardından yapılabilecek değerlendirmeyi
şimdilik bir kenara koyup baktığımızda 
gündeme almak istediklerimi şöyle sıralayayım: İlki, Türkiye’nin “itaatsiz”liğini
öne çıkaran bir kafa tutuşun içeriği; ikincisi, CHP eski Genel Başkanı
Deniz Baykal’ın “mezhepçi yorumlarda bulunduğu” gerekçesiyle
parti suçu işlediği ve tüzük gereğince üyeliği hakkında tedbir kararı alınarak
partiden ihracının istenmesi; üçüncüsü, İsrail’de yayınlanan Haaretz
gazetesinin iddiasına göre, Rusya’nın Mavi Marmara saldırısı sonrası İsrail’in
Türkiye’nin şartlarını kabul etmesinden rahatsız olduğunu dile getirdiği analiz
haber.

Kuşkusuz
gündem, sadece bunlardan da ibaret değil elbette; Ankara’daki PKK/PYD/Esad
ortak yapımı intihar saldırısının daha ilk dakikalarında HDP’nin TBMM’nde
takındığı tavır; CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun sıradanlaşmış,
otomatiğe bağladığı “devlet iyi yönetilmiyor” hezeyanları gibi
birçok konu daha var.. bunlar bir kenarda duragörsün, asıl konumuza döneyim.

Önce,
“kör terörün hedefi neden Türkiye?” sorusunun cevabını
bulacağımız, yüzyıl önce açılan bir parantezin gerekçelerini bilmemiz
gerekiyor. Yani Sykes-Picot Anlaşması’nı. I. Dünya Savaşı sırasında, 29 Nisan
1916’da Kut’ül Ammare Kuşatması sonrasında İngiliz kuvvetlerinin, Osmanlı Devleti’nin
6. Ordusu karşısında bozguna uğramasından 17 gün sonra, 16 Mayıs 1916 tarihinde
İngiltere ve Fransa arasında yapılan ve Osmanlı Devleti’nin Orta Doğu’daki
topraklarının paylaşılmasını öngören gizli antlaşmayı hatırlayalım. Bu
anlaşmanın bir yıl öncesinde, yani 1915’te Arap Yarımadası’nı ele geçiren İngilizler,
Osmanlı’ya karşı ayaklanan Mekkeli Şerif Hüseyin’i desteklemiş, Irak ve
Filistin toprakları üzerinde kendisine bağımlı bir Arap devleti kurduracaktı. Şerif
Hüseyin ile Mısır’daki İngiliz Yüksek Komutanı McMahon arasında gizli bir
antlaşma imzalandı. Anlaşmadan haberdar olan Fransa’nın böyle bir plana karşı
çıkması ve Rusya’nın da desteği alınarak İngiltere’ye baskı yapıp dayatmasıyla,
yeni bir antlaşma imzalandı. 

Şu
anda taraflara verilecek Osmanlı topraklarının farklı renklerle boyandığı o
haritaya bakıyorum; Trabzon, Erzurum, Van ve Bitlis ile Güneydoğu Anadolu’nun
bir kısmı Rusya’ya; Doğu Akdeniz bölgesi, Adana, Antep, Urfa, Mardin, Diyarbakır,
Musul ile Suriye kıyıları Fransa’ya; Hayfa ve Akka limanları, Bağdat, Basra ve
Güney Mezopotamya İngiltere’ye verilecektir.

Kurulacak
Arap devletleri konfederasyonu, Fransa ile İngiltere’nin sahip olduğu
toprakların egemenliğini yine o ülkelerin himayesinde yönetecekti. İskenderun
serbest liman olacak; Filistin’de -kutsal yerleşim yeri olması nedeniyle- bir
uluslararası yönetim kurulacaktı.

Adını
tasarımcılarından alan bu Sykes-Picot anlaşması, 1917’deki Rus devriminden
sonra, Rus lider Lenin’in gizli olan bu anlaşmadan vazgeçtiğini kamuoyuna
açıklaması ile dünya bu menfur anlaşmadan haberdar oldu.

Şimdi,
-bu anlaşmayı hatırlayarak- dünya egemenlerinin bizi “terör”le
terbiye etmelerindeki temel gerekçeye baktığımızda görünen gerçek şudur:
Türkiye Cumhuriyeti’nin aradan geçen yüzyıla yakın bir süreden sonra, bu
anlaşma ile kendisine biçilen “deli gömleği”ni yırtmaya
kalkışması ve “itaatsiz” davranışlara yeltenmesidir. Başka izah
ve gerekçeler ancak ve ancak bu temel gerekçenin alt başlıklarıdır.. bu böyle
biline.

Başta
yazacağımı söylediğim diğer iki maddeye yer kalmadı.. devam edeceğim.

 

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ