Reklam
Reklam
www.aciksozgazetesi.com-
$ DOLAR → Alış: 5,84 / Satış: 5,86
€ EURO → Alış: 6,44 / Satış: 6,46

İFFETLİ YAŞAMANIN ANAHTARI: MAHREMİYET-2

Recep Çakmak
Recep Çakmak
  • 25.11.2010
  • 338 kez okundu

İFFETLİ YAŞAMANIN ANAHTARI: MAHREMİYET-2

Medine’ye hicretin ilk yıllarında insanlar birbirlerine gittiklerinde izin istemeden evin içine kadar girdikleri oluyordu. Bu durum başta Rasulullah (s.a.v) olmak üzere birçok sahabeyi rahatsız ediyordu. Allah (c.c) ev mahremiyetine saygı gösterilmesi gerektiğini şu ayet-i kerime ile Rasul-i Ekrem Efendimiz’e (s.a.v) bildirdi: “Ey iman edenler! Kendi evleriniz dışındaki evlere, sahiplerinden izin isteyip onlara selam vermeden girmeyiniz! Böyle yapmanız sizin için daha münasiptir. Olur ki düşünür, hikmetini anlarsınız. Şayet orada hiçbir kimse bulamazsanız size izin verilmeden oraya girmeyiniz! Eğer size, ‘Müsait değiliz, geri dönün’ denirse dönün! Bu sizin için daha nezih, daha münasiptir. Allah yaptığınız her şeyi tamamen bilir.” (Nur 24/27-28)

 

Rasulullah (s.a.v) şöyle buyurmuştur: “İzin istemek göz(ün evin ayıplarını görmemesi) için şart kılınmıştır.” (Buhari) Bir kimsenin başkasının evinin içine pencere veya anahtar deliği gibi yerlerden bakması, içeridekileri gözetlemesi haram kılınmıştır. Çünkü bu davranış bakan açısından bir ahlaki düşüklük, bakılan için de bir mahcubiyet ve huzursuzluk kaynağıdır.

 

Mahremiyete hürmet sadece bakan açısından değil, mesken sahibi için de dikkat edilmesi gereken bir konudur. Yabancı birinin bu hususta kendisine düşen görevi yapması gerektiği gibi mesken sahibi de kapı, perde, tül gibi vasıtaları kullanmakla gerekli tedbirleri almalıdır.

 

Evin camına, balkonuna bakmak nasıl edep dışıysa, camı, kapıyı, balkonu başkalarının bakışına arz etmek de o derecede edep dışıdır.

 

Şunu unutmamak gerekir ki, mahremiyet sadece dışarıya karşı değildir. Ev içinde de aile fertleri birbirlerine karşı dikkatli olmalı, mümkünse herkese bir oda ayrılmalı ve birbirlerinin odalarına izinsiz girmemelidirler. Anne baba çocuklarına bu terbiyeyi vermeli ve onları değişik hislere sürükleyebilecek söz, davranış ve kıyafete dikkat etmelidirler. Allah (c.c) en yakın kimseler hakkında bile bu konuda ayet indirmiş, ev halkının dahi birbirlerinin odalarına girerken izin almalarını emretmiştir. Ata (rh.a) diyor ki: “İbn Abbas’a (r.a), “Aynı evde oturduğumuz himayemdeki yetim kız kardeşimden de izin isteyecek miyim?’ dedim. ‘Evet’ dedi. Ben bu hususta ruhsat vermesi için tekrar ettim. Kabul etmedi ve ‘Sen onları çıplak olarak görmek ister miydin?’ dedi. ‘Hayır’ dedim. ‘O halde izin iste!’ buyurdu.” (Buhari)

 

Aile içindeki mahremiyetin korunması hususunda yapılan bu uyarılar karşısında “Efendim biz yabancı mıyız?” diye düşünebiliriz. Ancak yüce dinimiz aile fertleri arasında bile edebin korunması noktasından hareketle, harama düşülmesinin istemeyerek de olsa hoş olmayan durumların müşahede edilmesinin önüne adeta set çekmiş, kurallar koymuştur.

 

Nitekim İslam’a girdikten sonra ev içinde yaşanan bazı kuralsızlıklardan rahatsızlık duyan Medineli bir hanımefendi, bir gün Rasulullah’a (s.a.v) gelerek: “Ya Rasulallah! Günün herhangi bir saatinde biri kapımdan odama dalabiliyor, görünmek istemediğim bir halde beni görebiliyor. Artık bir ikaz yapsanız da kimse kimsenin evine, ayrıca odasına izinsiz girmese, istemediği bir görüntü içinde iken görmese?” diye bu dileğini iletmiş ve akabinde ayet-i kerime nazil olmuştur.

 

Mahremiyeti ihlal sadece girmek, saldırmak ve kundaklamakla tahakkuk etmez; bakmak, telefonunu dinlemek, izinsiz bilgisayarını kullanmak, yine izni olmadan anı, hatıra defteri gibi notlarını okumak, mektupları izinsiz açmak, geçerli bir sebep olmaksızın bir başkasının cep telefonuna cevap vermek, mesajlarını okumak gibi yollarla da bu ihlal gerçekleşir. Kısacası bir kişinin kendine özel, mahrem dairesinin tamamı, “Hiç kimse izin almadan başkasının evinin içine bakmasın, kim izinsiz bakarsa aynen girmiş gibidir” hadis-i şerifinin şümulüne dahildir.

 

Anlaşılıyor ki bu konuda asla taviz yoktur. İster teklifsiz kabul ettiğimiz eş-dost ve akrabalar olsun, ister en samimi arkadaşımız olsun, ister yabancı… Hiç bir Müslüman’ın izin almadıkça kesinlikle başkasının evine, odasına, mahrem bölgesine girmemesi, onun özelini öğrenme çabasında bulunmaması gerekir.

 

YAZARIN SON YAZILARI
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ