Reklam
Reklam
www.aciksozgazetesi.com-
$ DOLAR → Alış: 8,05 / Satış: 8,08
€ EURO → Alış: 9,65 / Satış: 9,68

İSRA VE MİRAÇ

Halil İbrahim SABIRLI
Halil İbrahim SABIRLI
  • 10.03.2021
  • 2.905 kez okundu

Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem’in Mekke’den Kudüs’e oradan da göklere yükselişinin adı olan İsra ve Miraç peygamberimizin Medine’ye hicretinden bir buçuk yıl kadar önce gerçekleşmiştir. Yolculuğun Mekke’den/Kabe’den, Kudüs’e/Mescid-i Aksa’ya kadar olan kısmına “gece yolculuğu” anlamında “İsra”, Mescidi Aksa’dan göklere doğru olan kısmına ise “Miraç” denilmiştir.

Bununla ilgili olarak Rabb’imiz Teâlâ şöyle buyurur; “Bir gece kendisine bazı ayetlerimizi gösterelim diye kulunu (Hz Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem)’i Mescid-i Haram’dan çevresini mübarek kıldığımız Mescid-i Aksa’ya götüren Allah eksikliklerden münezzehtir/uzaktır. O gerçekten işiten ve görendir. (İsra suresi; 1)

Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem Mekke’de insanları tevhid inancına, İslam’a davet ediyor ancak insanlar putlara tapmak demek olan şirk inancını bırakıp da hak dine girmiyor Peygamberimizin davetini kabul etmiyorlardı. Kabul etmemekle de kalmayıp başta müslümanların zayıf ve kimsesizlerine karşı olmak üzere zaman içinde Peygamberimiz de dahil olmak üzere Müslümanların tamamına yönelik bir dışlama ve işkence boyutuna varan eziyetler yapmaya başladılar. Bu ağır şartlar altında Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem bıkmadan usanmadan Cebrail aleyhisselamın Allah’tan getirdiği ayetleri/ mesajları insanlara ulaştırmaya çalışıyor, diğer müslümanların maruz kaldığı eziyet ve sıkıntılara kendisi de maruz kalıyordu. Bu zorlu dönemde Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellemin en büyük destekçisi eşi Hz Hatice annemiz ve kendisi iman etmemiş olsa da yeğenini müşriklere karşı var gücüyle savunan amcası Ebu talip olmuştur. Hz Hatice ve Ebu talip’in peş peşe vefat etmeleri ile Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem kendisi için çok önemli olan bu iki desteğini de kaybetmiş oluyordu. Başta Peygamberimiz olmak üzere bütün müslümanları etkileyen bu iki vefatın gerçekleştiği yıla “Senetü’l-hüzün” “üzüntü yılı” adı verilmiştir.

Efendimiz Aleyhisselam İslam’ı Mekke dışındaki insanlara da ulaştırmak ve mümkün olursa kendisine destek çıkacak kimseler de bulmak amacıyla evlatlığı Hazreti Zeyd ile beraber Taife gitmiş ve onları Allah’ın birliğini ve kendisinin Allah’ın son peygamberi olduğunu kabul etmeye davet etmiştir. Ancak Taifliler bu kutlu daveti kabul etmedikleri gibi birtakım ayak takımı kimseleri teşvik edip peygamberimizin üzerine salarak taşlatmışlardır. Bu üzücü olayda Hz Zeyd radıyallahu anh, Efendimize atılan taşlara kendisini siper etmiş, ancak isabet eden taşlarla hem Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellemin hem de Zeyd’in vücudu kanlar içinde kalmıştır. Mahzun ve yaralı bir şekilde Taif’i terk ederken Cebrail Aleyhisselam yanında dağlar ile görevli melek’le gelerek Efendimize; Ya Resulallah yanımda dağlardan sorumlu melek var. İstersen şu iki dağı Taiflilerin üzerinde birleştirerek bunları helak edecek demesi üzerine peygamber efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem; hayır ben onların helak edilmesini değil, Allah’ın onların soyundan iman edecek kişiler yaratmasını istiyorum demiştir.

Yakınlarının vefatından sonra Taif acısını da yaşayan Peygamberimizi teselli etmek ve daha önce hiçbir peygambere nasip olmayan bir şekilde onu manevi huzuruna kabul edip ümmetinin geleceği ve ahiret alemine dair bir takım olaylardan haber vermek, Ona bazı ayetlerini göstermek için kendisini miraç’a davet etmiştir.

Medine’ye hicretten yaklaşık bir buçuk yıl kadar önce Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem Kabe’ye yaslanmış, yarı uykulu bir halde iken, başka bir rivayete göre de halasının kızı Ümmü Hani nin evinde iken Cebrail Aleyhisselam gelmiş, Efendimiz Aleyhisselam’ın göğsünü yarıp kalbini çıkarmış zemzem ile yıkayarak içini ilim ve hikmetle doldurmuş sonra kapatmıştır. Daha sonra Burak isimli bir bineğe bindirerek Kudüs’e getirmiştir.

Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellemin Kudüs’te/Mescid-i Aksa’da peygamberlerin ruhaniyetlerine namaz kıldırmış, daha sonra da Refref denilen başka bir manevi binekle göklere yükselmiştir. Çeşitli hadis-i şeriflerde bildirildiği üzere yolda her bir sema katında değişik peygamberlerle karşılaşmış, onlara selam verilerek geçilmiştir. Sidretül-Müntehâ denilen varlık aleminin son bulduğu noktaya gelince, Cebrail Aleyhisselam orada kalıp efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem yolculuğuna yalnız olarak devam etmiştir. Zaman ve mekan kavramlarının bulunmadığı bir makamda ilahi huzura kabul edilmiştir. Rabbimiz Teala Habibi Kibriyasına nice ikramlarla iltifat etmiş, Cennet ve Cehennem kendisine gösterilmiştir. Bu kutlu yolculuktan dönüşte Rabbimiz Teala kendisine üç hediye vermiştir.

  1. Ümmetinden Allah’a şirk koşmadan vefat edenlerin sonunda cennete girecekleri müjdesi. 2. Bakara suresinin son iki ayeti olan amenerrasulü. 3. Beş vakit namaz.

Dünyadaki zaman kavramına göre çok kısa bir zamanda yapılan bu yolculuk Peygamberimizin ruh ve beden birlikteliği ile gerçekleşmiştir. Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem sabahleyin bunu mekkelilere açıklayıp anlattığında Mekkeli müşrikler kabul etmemiş, adeta çıldırmış ve böyle bir şey olamaz diye reddetmiş ve bunu Hz Ebubekir’e tezel’den anlatarak Onun da kafasını karıştırmak istemişlerdir. Ancak Ebubekir radiyallahu anh başta olmak üzere sahabeyi kiram İsra ve Miracı büyük bir iman ve teslimiyetle kabul ve tasdik etmişlerdir.

Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem’e nasip olan şekli ile miraç, bütün peygamberler içinde sadece kendisine mahsus olmakla birlikte, diğer peygamberlerin de kendi derecelerine göre ruhi anlamda yaşadıkları miraç’ları olmuştur.

Rabbimiz Teala’nın miraç hediyesi olarak vermiş olduğu, dinimizin direği olan beş vakit namaz da müminlerin miracıdır. Mümin, Rabb’inin huzurunda olduğu bilinci ile namaza durur. Namazındaki samimiyet ve ihlası ölçüsünde Allah’ın lütfuna nail olur. Manevi bir yükseliş elde eder.

Rabbimiz Teala Bu mübarek Miraç gecesini en güzel bir şekilde değerlendirebilmeyi ve dinin direği, müminin miracı olan namazımızı da hakkıyla kılabilmeyi nasip eylesin inşallah. Kandiliniz mübarek olsun.

Halil İbrahim Sabırlı

İlçe Müftüsü

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ