Reklam
Reklam
www.aciksozgazetesi.com-
$ DOLAR → Alış: 5,84 / Satış: 5,86
€ EURO → Alış: 6,44 / Satış: 6,46

Kurban haftası böyle geçti

Süleyman Karaca
Süleyman Karaca
  • 22.11.2010
  • 438 kez okundu

2010 yılı Kurban Bayramını da geride bırakırken, belki son yılların en yoğun gündemli haftasını da bu arada gerilerde bıraktık. Bayramdan sonraki ilk yazım için aldığım notlara bakıyorum, ortalık toz duman; hangi konuya öncelik vereyim, hangi konuyu ıskalamayayım, tam bir keşmekeş.. en iyisi bu yılın Kurban Bayramına damgasını vuran ve Tarım ve Köyişleri Bakanı’nın beceriksizliğinin alameti farikası, ithal edilen Kurbanlık Angus’ları yazayım derken, diğer notlarımın içeriği beni bundan alıkoydu. En iyisi, ana başlıklarıyla gündemde yer alıp etkileri önümüzdeki zamana da yayılacak olan bazı konulara not düşmeye karar verdim.

 

Gündemi bir film şeridi gibi geriye sarıp yeniden başlattığımızda önce görev süresinin bitimine daha 2 varken Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Bardakoğlu’nun görevden ayrılışı ve yerine yardımcısı Prof.Dr. Mehmet Görmez’in atanması oldu. Hafta boyunca adı gündemden düşmeyen Bardakoğlu’nun DP veya CHP’ye transferine ilişkin, onun toplumsal kanaat önderliğine gölge düşürecek manipülatif haberler yapıldı.

 

Daha bu konu toplumda yeterince sindirilmemişken Türk Solu dergisinin PKK militan kıyafeti giydirerek haftanın kapağı yaptığı CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun, Sosyalist Enternasyonal toplantısına katılmak için gittiği Fransa’nın başkenti Paris’te Irak Cumhurbaşkanı Celal Talabani ile “çok samimi görüşmeler” gerçekleştirdiğini yazılı ve görsel medyadan izledik. O Paris’te bu görüşmeleri yaparken CHP ile BDP Ankara’da birbirlerini ziyaret edip barış çubuğu tüttürdüler. Kılıçdaroğlu da Paris’ten döner dönmez Gürsel Tekin’i de yanına alıp hafta sonu soluğu Diyarbakır’da aldı. CHP iktidarında Diyarbakır’ı Paris yapma sözü verdi.

 

Kılıçdaroğlu, Kurban Bayramını Paris’te sosyalist dostlarıyla geçirirken üç yıldır restorasyonu süren Mimar Sinan’ın şaheseri Süleymaniye Camii, Bayram sabahı, Başbakan Recep Tayip Erdoğan’ın da katıldığı sabah namazı ile yeniden müminlerin ibadet etmesine açıldı. Bu açılış, büyük yankı uyandırdı; başta DP lideri Hüsamettin Cindoruk, CHP    Genel Sekreteri Prof. Dr. Süheyl Batum gibi siyasilerin yanı sıra müzmin AK Parti muhalifliği ile bilinen bazı medya organlarındaki marazi akıl ve köşe sahipleri ile beraber bir çok çevreyi rahatsız etti.

 

20 yılı aşkın süredir Ayasofya’nın içinde hilkat garibesi gibi duran restorasyon iskelelerinin kaldırılması sonunda Tosyalı Hattat Kazasker Mustafa İzzet Efendinin her biri 7,5 metre çapındaki Hat Sanatı şaheserlerinden sayılan Allah(c.c), Muhammed(s.a), Ebu Bekir(r.a), Ömer(r.a), Osman(r.a), Ali(r.a), Hasan(r.a) ve Hüseyin(r.a) yazılı devasa levhaların Ayasofya’daki yerlerine montajı, konuya duyarlı tüm çevrelerin dikkat ve takdirini topladı.

 

Eskişehir’de 2 ay içinde aynı aileden 6 kişiyi taksit taksit katleden, çevresinde “kılıbık İhsan” olarak anılan İhsan Doğu, yaptığı açıklamada “Cinayet tekniğini filmlerden öğrendim… Cinayet işlerken, filmlerde izlediğim gibi davrandım!”/ “Cinayet mahallinden kaçarken, tıpkı filmlerdeki gibi hep elbise değiştirdim… Tanınmamak için camilerin tuvaletlerine girip, temiz elbiseler giydim!” diyerek nasıl “seri katil” olduğunu ifşa ederken TBMM Kayıp ve Mağdur Çocuklar Araştırma Komisyonu Başkanı AKP İstanbul milletvekili Halide İncekara’nın “Fatmagül’ün suçu ne”, “Aşk-ı Memnu” ve “Yaprak Dökümü” gibi dizlere tepkisini yüzde yüz haklı çıkaracak canlı bir kanıtı gibiydi. Bu arada “tecavüzün rantı”nı paylaşanlar, İncekara’ya savaş açtılar.

 

İçerde bunlar olurken dışarıda bizi ilgilendiren, ajandamıza düşmüş notlarım da var; İslam’ın temel şartlarından biri olan Hac farizasını yerine getiren 3 milyon dolayındaki Müslüman, Hacı oldu.

Hazara komşu ülkelerin Rusya güdümünde stratejik ortaklık imzalamaları, Türkiye Cumhuriyeti etki alanında gelecekte farklı gelişmelere gebe olduğunu unutmamak lazım.

 

İçerden dışarıya yansıyan iki farklı noktaya da değinmem lazım; birincisi, farklı adlarla örgütlenmiş olan İHH, Deniz Feneri, Kimse Yok mu gibi hayır derneklerinin gönüllü fedakarlıkları, bu Kurban bayramında yine yeryüzünün çok farklı köşelerinden seslerini ve hayırlarını duyurdular. Allah onlardan ve bağışçılarından razı olsun. İçerden dışarıya yansıyan ikinci konu, Nato’nun ABD silah sanayine can suyu katacak Füze Savunma Sisteminin kurulması ana gündemi ile toplanan Lizbon Zirvesine katılan Cumhurbaşkanı Sayın Abdullah Gül’ün Nato üyesi ülkelerin Devlet ve hükümet başkanlarına Türk tezini kabul ettirmesi, Türkiye’nin Nato üzerindeki etkinliğinin tescili olarak öne çıktı.

 

Önümüzdeki zaman diliminde bu konuları daha derinlemesine inceleyip paylaşmak üzere esenlikler diliyorum.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ