Reklam
Reklam
www.aciksozgazetesi.com-
$ DOLAR → Alış: 6,12 / Satış: 6,14
€ EURO → Alış: 7,20 / Satış: 7,23

Laiklik nedir, ne değildir?..-1

Süleyman Karaca
Süleyman Karaca
  • 06.05.2016
  • 318 kez okundu

ABD’li
senarist, film ve dizi yapımcısı Edward Seling’in meşhur Alacakaranlık
Kuşağı
(Twilight Zone) dizilerinin dış katmanı, dozu yüksek gerilim temalı
olarak görülür. Oysa dizinin esas/iç katmanı insanların geçmiş zaman dilimindeki
yaşanmış hikayelerini gündeme taşımak ve bir “yüzleşme”
platformunda “gerçeği” aramaktır.

Şimdi,
–son derece yersiz ve zamansız olsa da- Meclis Başkanı İsmail Kahraman’ın “yeni
anayasada laiklik ve tarifi bulunmasın”
açıklamasından sonra, başta gündemi
sıkışmış siyasi ve sosyal muhalif ve muarızların vargücüyle üstüne abanacakları
yeni –nur topu gibi- bir gündemimiz ve “sürtüşme” gerekçemiz
doğdu. İlerleyen satırlarda yer yer değinme zaruretini göreceğimiz “Başkan”
Recep Tayip Erdoğan ve Ak Parti’nin net ifadelerle yeni Anayasa bağlamında
böyle bir gündemlerinin olmadığı açıklamaları, İsmail Kahraman’ın –ki, kendi
kişisel düşüncesi de olsa- konuyu rahmetli Özal’ın tabiriyle “açık seçik”
ortaya koyamaması, sözlerinin altını dolduramaması nedeniyle toplumun
azımsanmayacak bir kesiminin görüş ve düşüncelerini benimsediği muhalif blokun
öncülerini ve sözcülerini susturmaya yetmedi. Kendilerini “laik”
olarak tanımlayan “laisizm” mü’minlerinin enine boyuna sündürmeye
çalışacakları, artık gerilerde kaldığını sandığımız bir “gölgeler savaşı”na
yeniden bir dönüş manevrasının yolu açıldı.

Konunun
“gölgeler savaşı” konseptinden uzaklaştırılıp/arındırılıp
serinkanlılıkla tartışılması gereken ilk boyutu “laiklik”in
dokunulmazlığının kaldırılması olmalıdır. Toplumu ilgilendiren tüm
paradigmalara esas olan kavramların tartışılabildiği gibi, bu kavramın da
–kimseye aba altından sopa göstermeden- özgürce tartışılması; doğduğu anavatanı
Fransa’daki dönemin sosyolojisini, özgün “laiklik”- “ruhbanlık”
ayrışmasını doğuran sebep ve süreçleri, bizde çokta bilinip doğru
kullanıldığını sanmadığım “Seküler” anlayışın içerik, kapsam ve
ilişkiler zincirindeki ilintilerini ayrıştırmadan bir ortak payda etrafında
buluşmak hiçte kolay görünmüyor.

Öncelikle
bir devlet paradigmasına esas alınmasının başlangıcındaki siyasi buyurganlık,
hiçbir toplumsal tartışmaya, uzlaşmaya konu edilmeden dönemin yönetimince 1924
Anayasa’sının ilk şeklindeki 2. madde olan “Türkiye Devletinin dini,
din-i İslâm’dır. Resmî dili Türkçe’dir; makarrı Ankara şehridir.”
ifadesindeki
ilk cümlenin 1928 yılında ilgili maddeden çıkarılması milletin tepkisini
çekmiş, kabul edilebilir, hazmedilebilir bulunmamıştı. Bu sinsice değişiklik,
1937 yılında CHP tarafından daha ileri bir boyuta taşınmış ve anılan maddede,
Türkiye Devleti Cumhuriyetçi, Milliyetçi, Halkçı, Devletçi, Laik ve Devrimci
olarak nitelendirilmiştir. 

1937’ye
kadar İslam inancını benimsemiş olan tüm halkın yaftalandığı “irtica” suçlamasına
bu tarihten itibaren bir de “laiklik karşıtlığı” öcüsü, “kriminal
bir suç”
olarak eklendi. Düşünebiliyor musunuz, Mustafa Kemal’in yakın
dava ve silah arkadaşları Kâzım Karabekir, Rauf Orbay, Ali Fuat
Cebesoy, Refet Bele ve Adnan Adıvar’ın da içinde bulunduğu bir grubun 17 Kasım
1924 tarihinde kurduğu “Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası”, 3
Haziran 1925’te kapatılırken partiye atfedilen suç “irtica”dır.
Parti tüzüğündeki Cumhuriyetçilik, Liberalizm, Demokrasi kabullerine
“Dini inançlara da saygılı olunduğu”
nun yazılması, kapatılması için
yeterli görülmüştür. Daha ötesi, Mustafa Kemal, eski dava ve silah
arkadaşlarının kurduğu bu partinin “dini inançlara saygı”sını
Nutuk’ta  “dini siyasi çıkarlara
alet etmek”
olarak yorumlamıştır.

Bu
kuşkucu yaklaşım, günümüze kadar katlanarak gelen bir “laiklik elden
gidiyor”
paranoyasına dönüşmüş; Anayasalarımızdaki tanımsız laiklik
kavramı, sistemin bekçiliğini kendiliğinden üstlenen çevrelerin, kendileri gibi
olmayan, kendileri gibi düşünmeyen tüm kesimlerin ensesinde sallandırdıkları
Demokles’in Kılıcı işlevini görmeye devam ediyor.

Devam
edeceğim…

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ