Reklam
Reklam
www.aciksozgazetesi.com-
$ DOLAR → Alış: 5,76 / Satış: 5,79
€ EURO → Alış: 6,42 / Satış: 6,44

Müzakere Masasına davet..

Süleyman Karaca
Süleyman Karaca
  • 01.02.2016
  • 369 kez okundu

Bir
müzakere davetidir aldı başını gidiyor. Tam bir furya.. hepimizin bildiği bir
halk deyimi ile ifade etmek gerekirse, “ağzı olan konuşuyor.” Ortalık
“müzayede tellalı”ından geçilmiyor. Elbette demokratik bir
atmosferde herkesin düşüncesini açıklamasında, konuşmasında hiçbir sakınca
olmaz, olamaz, olmamalıdır. Burada en kritik nokta, konuşanların sadece
konuşmaları değil; yaşananları olabildiğince objektif bir perspektiften görmeme
ve kendileri dışındaki söylemlere kapalı olmaları. Örnek mi?.. o kadar çok ki, mesela
son yaşananlardan, Vanda’ki bir villaya güvenlik güçlerinin gerçekleştirdiği
baskında etkisiz hale getirilen PKK’nın dağ kadrosundan eğitimli 12 teröristin
etkisiz hale getirilmesi yanında o villada ele geçirilen mühimmatın ya
görmezden gelinmesi ya da çarpık bir bakış açısıyla, “Van’da 12 gerilla
komplo ve ihanet yöntemiyle infaz edildiler”
diyerek “infaz”  argümanıyla kamuoyuna sunulmasını
verebiliriz. Buna benzer yüzlerce örnek var.

Neyse..
biz tekrar dönelim müzakere masası davetine.

İçerde
kurulan davet borsasına dışarıdan verilen destekler arasında İngiliz yayın
organı Economist, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a PKK ile müzakereye dönmesi çağrısında
bulunurken aba altından da sopa göstermeyi ihmal etmiyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın
19. muhtarlar toplantısında yaptığı “Önümüzdeki süreçte ne bölücü
terör örgütü ne de onun güdümündeki parti ve diğer yapılar asla muhatap
alınmayacaktır, o iş bitmiştir”
şeklindeki açıklamaya ilk dış tepkiyi
veren Economist’in müzakere önerisi tam bir PKK avukatlığı. Türkiye’de
PKK ile mücadeleden ötürü yaşanan gerginlikler bitirilmediği müddetçe Suriye’de
iç savaşın da bitmeyeceğini tehditvari bir tavırla ifade ediyor. Kendilerine
sanki PKK elçiliği misyonu yüklenmiş gibi de Kürtlere Türkiye içinde daha fazla
özerklik tanınması temelinde barış görüşmelerine dönülmesi gereği üzerinde uzun
uzadıya duruluyor.

Bir
diğer çağrı Avrupa Birliğinden geldi. “Avrupa Birliği, PKK’yı saldırılara
son vermeye çağırdı”
başlığı ile kamuoyuna sunulan bilgiye göre, AB
Komisyonu’nun Genişlemeden Sorumlu Üyesi Johannes Hahn, Avrupa
Parlamentosu’ndaki “Güneydoğu’da durum” başlıklı oturumda PKK’nın
AB’nin terör örgütleri listesinde olduğunu hatırlatıp, “PKK Türkiye’ye
karşı saldırılarını durdurmalı. Özerklik ilan etmekten vazgeçmeli”

dedikten sonra “Barış sürecinin ve diyaloğun sekteye uğramaması
gerektiğini”
ifade etmesi, olayın tüm boyutları ile kavranmadığının
belirgin bir göstergesi.

PKK/HDP
politikasının Avrupalı savunucuları arasına giren bir başka çağrı grubu
dikkatimi çekti. Deutsche Welle Türkçe’nin haberine göre Berlin’deki Maxim
Gorki Tiyatrosu’nun sanat direktörü Shermin Langhoff’un başını çektiği bir grup
sanatçı tarafından hazırlanan çağrı, Almanya Başbakanı Angela Merkel’i,
Başbakan Ahmet Davutoğlu ile yapacağı görüşmede “Türkiye’nin
doğusunda sivil halka uygulanan şiddetin”
  hak ihlalleri olduğu
ifade ediliyor ve çağrıyı imzalayan sanatçı ve yazarlar, Merkel’den Türkiye ile
istişarelerde demokrasi, hukuk devleti ve çoğulculuk konularını gündeme
getirmesini isteniyor. İmzacılar arasında yönetmen Fatih Akın, porno film
yıldızı Sibel Kekilli ve yazar Navid Kermani de yer alıyor.

Daha
bunlara benzer birçok türevini görmekte olduğumuz çağrılardan sonra, gelelim
Müzakere masasının aktörlerine..

Cumhurbaşkanı
Erdoğan, PKK ve HDP’nin bir daha “asla” muhatap alınmayacağına “O
iş bitmiştir”
diyerek son noktayı koydu. İçerde ve dışarıda estirilen
hava ise, ısrarla müzakerelerin bu aktörlerle yapılmasından yana. Oysa
denenmişi tekrar denemekle varılacak noktanıın bir önceki varış noktasından
farklı olmayacağını, bunun sadece PKK’nın sıkışmışlığına bir oksijen takviyesi
olacağını acı tecrübelerle biliyoruz. O halde, Doğu ve Güneydoğu’da kamu
güvenliği sağlandıktan sonra PKK’nın Kürtler, Kürtlerin de PKK olmadığı
gerçeğinden hareketle yeni muhatapların belirlenmesi en akılcı yol olacaktır.

Yoksa
akla ziyan bir söylemle CHP, cemaat, PKK, HDP’nin ağzında sakız gibi
çiğnedikleri, “Saray’ın savaşı, Saray’ın Gladiosu, Saray’ın askerleri,
Saray’ın polisleri”
gibi tuhaflıklarla saldırılarına devam eden cephenin
müzakere masasında muhatap alınmasıyla “barış”a erişmek hiçbir
zaman mümkün olmayacaktır.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ