Ömür süremde bazıları da Tosya da olmak üzere birden çok organizasyon düzenledim. Sayısını hatırlamadığım etkinliğe de fiilen, panelist yahut konuşmacı olarak katıldım. Fakat son günlerde tartışmaya açılan ve düzenlenmek istenen “Modern Dönem Krizleri ve Hz. Muhammed Örnekliği” başlıklı panel örneğindeki gibi bir yönteme hiç rastlamadım. Sistemin bu örnekte olduğu gibi çalıştığına ise şahit olmadım. Bir iptalden bahsedilmiş. Bir şeyin iptal edilebilmesi için her türlü altyapısının tamamlanması ve son aşamaya gelinmiş olması gerekir. Lakin en baştan yasal ve resmi süreçler ile yola başlanır. Sanırım bu organizasyonu planlayanlar tüme varım ilkesi yerine tümden gelmeyi tercih etmiş olmalı. Anlaşıldığı kadarıyla İdare ile istişare etmeden, fikri sorulmadan, panel için dinleyici öğrenci desteği verilip verilmeyeceği değerlendirilmeden düzenlenmek istenmiş. Panelistlerin kim olacağı konunun ve sunum yapacak akademisyenlerin tartışmalı insanlar olup olmadığı, Tosyalının takdir ve tasvip ederek katılım durumu incelenmeden, eğitim camiasına sizin de bu etkinliğe sunacağınız bir katkı yahut isim öneriniz var mı denilmeden yola çıkılmış. “Göç yolda düzülür” ciddiyetsizliği sanırım bu girişime de yansımış. Zannımca her şeyi tamamlansın İlçe Müdürlüğüne nasıl olsa veya mecburen kabul ettirilir,öğrenciler de konferans salonuna gönderilir düşüncesi güdülmüş olmalı…
Öncelikle haberde Tosya İlçe Milli Eğitim Müdürünün bizzat ismi verilerek direkt hedef alınmasını iyi niyet ve habercilik ilkeleri açısından sağlıklı ve etik bulmadığımı ifade etmeliyim. Herkes kendi penceresinden meseleye bakıp değerlendirme yapar. Ancak bir haber sitesinin isteğine göre devlet temayülleri işlemez. Bu faaliyet için İdarenin cevabi yazısında; “Organizasyon bilgimiz dahilinde değildir.” denilmesi yadsınacak bir durum da değildir. Dışarıdan bakıldığında anlaşılmaz gibi görünse de daha detaylı bakıldığında kendi içinde tutarlı bir denge taşıdığı net anlaşılmaktadır. Sivil Toplum örgütleri, diğer resmî kurumlar, halk yahut dilerse müftülük de katılım sağlayarak panel gerçekleşebilirdi. Kopartılan fırtınadaki maksadın, İlçe Milli Eğitim Müdürünün hedef haline getirilmek istendiği açıkça görülüyor…
Güzel İlçem Tosya’yı ve insanlarını çok sevdiğimi herkes bilir. Kısır çekişmelerin tarafı olmadığımı da. Şehrimiz, asırlardır Ehl-i Sünnet itikadının, geleneklerinin, Ahilik ve tasavvufi öğretilerin, fikri olgunluğun ve huzurun, adap-edep ölçüsünün ve sessiz bir sadakatin taşıyıcısıdır. Dinimiz ve onun rehberi Sevgili Peygamberimiz, sadece konuşulan bir konu değildir. Hayatımızın mihenk taşı olarak her daim yaşanan bir hakikattir. Tartışmaya açılacak bir konu ise hiç değildir. Panel ismi, kulağa cazip gelebiliyor. Hatta entelektüel bir merak da uyandırıyor. Ancak her doğru başlık, doğru zemin demek değildir. Her akademik unvan, her fikir için uygun bir muhatap kitlesi olduğu anlamına da gelmez. Dini konulardaki çıkışlarıyla, itikadi konulardaki sorgulamalarıyla, tarihselci, yer yer reformist görüşleri olduğu iddiası ile bizzat haklarında ehli sünnet camianın ulemaları ve akademisyenlerince reddiyeler yayımlanan bu isimlerin Tosya’ya panelist olarak davet edilmelerini manidar bulmaktan kendimi alamadım, bir anlam da veremedim.
Ayrıca eğitim sadece bilgi vermek değildir. Öğrenciye hangi bilginin, hangi yaşta, hangi bağlamda verileceğini tayin edebilmektir. Her fikir her yaşa uygun değildir. Her tartışma her zemin için güvenli değildir. Davet edilen isimler akademik kariyerleriyle bilinen kişiler olabilirler. Fakat mesele burada şahıslar değildir, temsil edilen yaklaşımlardır. Her düşünce, her yorum, her metodoloji; her toplumda aynı karşılığı bulmaz. Özellikle din söz konusu olduğunda…
Memleket evladı olan bir yöneticinin, sorumlu olduğu öğrencilerinin zihinsel ve inanç dünyasını gözetmesi elbette bir zorunluluktur. Çünkü yönetmek, herkesi memnun etmek değildir. Yönetmek, bazı çevrelerin eleştirisi pahasına doğrularla hareket edebilme dirayetini de gösterebilmektir. İlçe Milli Eğitim Müdürü Mehdi Toğrul’un sorumluluk sahası içindeki görevini titizlikle yerine getirmesinin eleştirilecek bir konu değil bilakis desteklenmesi gereken bir durum olduğu düşüncesindeyim.
Sorgulanacak bir durum varsa şayet, o da yapılan bu haber, habercilik adına doğru mudur? Kişisel manevi haklara bir saldırı içeriyor mu? İyi niyet taşıyor mu? Kamu ve toplum adına bir katkı sağlıyor mu, haber içeriklerinde şahsilik ve keyfilik var mıdır? Bu ve buna benzer daha birçok soru sorulabilir ve sorgulama yapılabilir elbette.


Yorumlar kapalı.