Reklam
Reklam
www.aciksozgazetesi.com-
$ DOLAR → Alış: 5,77 / Satış: 5,79
€ EURO → Alış: 6,36 / Satış: 6,39

TABİATIN SAYFALARI -2-

Recep Çakmak
Recep Çakmak
  • 12.05.2012
  • 421 kez okundu

Tabiatın idrak edilebilmesi süreci ne kadar devam eder? Dikkat edilirse hemen anlaşılacaktır ki bu idrake zaman yetmeyecek, hatta zaman ötesi boyuta yani sonsuzluğa kadar sürecektir. Çünkü, tabiat, sayfa içinde nice sayfaları barındıran bir sayfadır. Binlerce bitki ve ağaç türleri, su kaynakları, her biri ayrı bir sayfadır. Bir ağacın her bir yaprağı, her bir meyvesi insan için keşfedilmeyi bekleyen bir sayfadır. Meyvenin özünü barındıran merkezindeki çekirdek belki de okunması en zor sayfadır.

Tabiat sayfalarının okunması içe doğru derinleştikçe zorlaşmaktadır; ayrı bir yetkinlik istemektedir. Peki, bu tabiatın sonsuz sayıdaki zerrelerini okuyabilmek nasıl bir şeydir acaba? Zerreden kürreye tabiatın bütün unsurlarını kuşatarak kurulan dostluğun sonsuz huzuru içerisinde yaşamak, veliliğin sırlarından biri de bu olsa gerek.  

Tabiatın dostu olmak, yerine getirmemiz gereken bir görevimiz değildir; kendi doğallığımızın, bizde var olanın bir yansımasıdır. İnsan kendisinde dürülmüş olan tabiatın ve kâinatın şifrelerini çözebildikçe büyük alem olmaya doğru ilerliyor demektir. Her insan ayrı bir alem ise, tabiattaki ilâhî işaretlerin izini takip ile Allah’a yaklaşarak bir nur abidesi olmamız arzu edilmez mi? İnsan ve tabiat, Allah’ın varlığının farklı düzeylerdeki tecellilerinden ibaret olduğuna göre, akıl ve duyu ile bilinen tabiatın cismanî öğeleri ile bu öğelerin barındırdığı latif ve ulvî ruhu varlığımızda sentezleyebilirsek, mülk ve melekût alemleri arasında gidip gelen bir seyyah olabiliriz.

“Nakşbend”, nakış yapan demektir; kalbi süslediği, kalbin üzerine türlü nakışlar yaptığı için bu adı almıştır. Biz insanlardaki ilâhî nakışlar ile tabiattaki bin bir çeşit nakışların muhteşem güzelliklerini anlayabilecek bir idrake ulaşabilmek için dua ile Nakkaş’tan basiret dilemeliyiz. Faruk Nafiz Çamlıbel’in, “Ömrünü geçirse de güllerle bahçıvanlar, / Bir gülü yeryüzünde gülden güzel kim anlar?” beytinde geçtiği gibi, Gül Muhammed s.a.v.’in gül bahçesine girebilmek, bu basiretle mümkün olabilir.

Gül bahçelerine girebilmek, Gül bahçelerinde Gül’ün kokusunu duyabilmek, Gül ile gülmek gerek. Ne mutlu Gül bahçesindeki nadide Gül’e kavuşmak arzusu ile yananlara, Gül bahçesine girip, doya doya Gül kokusunu duyanlara. Hoşça kalın.*rç*

YAZARIN SON YAZILARI
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ