Reklam
Reklam
www.aciksozgazetesi.com-
$ DOLAR → Alış: 8,63 / Satış: 8,66
€ EURO → Alış: 10,12 / Satış: 10,16

BEN DEĞİL, KABAĞIN SAHİBİ RAZI OLMADI

Basri Bektaş
Basri Bektaş
  • 28.06.2016
  • 5.298 kez okundu

Vaktiyle Kalenderiyyetarikatına[1]mensup
bir derviş, nefisle olan ceht ve gayretinin sonuna gelir. Meşrebin usulünce
bundan sonraki makam Kalenderilikmakamıdır. Yani her türlü süsten, gösterişten
arınacak, varlıktan vazgeçecektir.

Fakat iş yamalı bir hırka
giymekten ibaret değildir. Her türlü görünür süslerden arınması da gereklidir.Saç,
sakal, bıyık, ne varsa hepsinden vazgeçmesi gerekir.

 Derviş, usule uygun hareket eder, soluğu
berberde alır;

– Vur usturayı berber efendi, der.

Berber dervişin saçlarını kazımaya
başlar. Derviş aynada kendini takip etmektedir. Başının saç kısmı tamamen
kazınmıştır.

Berber tam diğer tarafa usturayı
vuracakken, yağız mı yağız, bıçkın mı bıçkın bir kabadayı içeri girer.

Doğruca dervişin yanına gider,
başının kazınmış kel olan kısmına, okkalı bir tokat atarak:

– Kalk bakalım kabak, kalk da
tıraşımızı olalım, diye kükrer.

Dervişlik bu, sövene dilsiz,
vurana elsiz gerek. Kaideyi bozmaz derviş. Ses çıkarmaz, usulca kalkar
yerinden.

Berber mahcup, fakat korkmuştur.
Ses çıkaramaz. Kabadayı koltuğa oturur, berber traşa başlar.

Fakat küstah kabadayı tıraş
esnasında da sürekli aşağılar dervişi, alay eder: “Kabak aşağı, kabak
yukarı.”

Nihayet tıraş biter, kabadayı
dükkândan çıkar. Henüz birkaç metre gitmiştir ki, gemden boşanmış bir at
arabası yokuştan aşağı hızla üzerine gelir.

Kabadayı şaşkınlıkla yol ortasında
kalakalır. Derken, iki atın ortasına denge için yerleştirilmiş uzun sivri demir
karnına saplanıverir.

Kabadayı oracığa yığılır, kalır.
Ölmüştür.

Görenler çığlığı basar. Berber ise
şaşkın, bir manzaraya, bir dervişe bakar, gayri ihtiyari sorar:

– Biraz ağır olmadı mı derviş
efendi?

Derviş mahzun, düşünceli bir eda
ile cevap verir:

– Vallahi, ben gücenmedim ona.
Hakkımı da helal etmiştim. Gel gör ki kabağın sahibi gücenmiş olmalı!

İslam edebiyatında “Gayretullah’a”
dokunur diye bir terim kullanılır. Bunu bana sorsalardı “Gayretullah’a
dokunmak” ne demek? Diye sözü eveler geveler birçok sözle anlatmaya çalışırdım.
Ama gel görki bu hadise bir kıssa ile o kadar güzel anlatmış ki kabadayı yağız
delikanlı adamın kel başına dokunmamış bilakis Gayretullah’a dokunmuş.

İbn. Abbas’tan gelen bir hadisi
şerif vardır. RasülüllahMuaz b. Cebeli Yemene Vali olarak tayin ettiklerinde
ona bir takım nasihatlerde bulundu ve şöyle dedi: “Mazlumun duasından sakının onun duası ile Allah arasında perde yoktur”
işte bu hadisi şerife birde bu cihetten bakabiliriz. Bir sonraki yazımızda
mazlumun duasından bahsedelim.



[1](Dünyayı ve dünyevî
değerleri umursamayan, içinde yaşadıkları toplumun, toplumsal düzenin inanç ve
geleneklerine karşı çıkan, bunu kılık kıyafet, tutum ve davranışlarıyla
gündelik hayatlarına da yansıtan sûfîlere kalender, bunların temsil ettiği
tasavvufî zümrelere de genel olarak kalenderiyye veya kalenderîlik adı
verilmiştir.  En çok önem verdikleri şey
kalp temizliğidir. Ulaşmak istedikleri en yüce makamd da kalp temizliği
meselesidir) TDV İslam Ansiklopedisi cilt 24 sayfa 253

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ