Reklam
Reklam
www.aciksozgazetesi.com-
$ DOLAR → Alış: 5,68 / Satış: 5,71
€ EURO → Alış: 6,28 / Satış: 6,31

CUMA NAMAZININ TARİHÇESİ

Muhsin Özdemir
Muhsin Özdemir
  • 28.07.2013
  • 487 kez okundu

Cuma namazı, Hz. Peygamber döneminden günümüze kadar,
Müslümanların hâkim oldukları dönemlerde de, mahkûm oldukları dönemlerde de
terk edilmemiş bütün Müslümanlarca kılınmış ve farz olduğu konusunda hiçbir
devirde herhangi bir ihtilafa düşülmemiştir. En zor zamanlarda, en çileli
devirlerde bile Cuma Namazı terk edilmemiştir.

            Cuma
namazının hicretten hemen önce farz kılınmıştır. Kur’an-ı Kerimin altmış ikinci
suresi, Cuma Namazının farziyyetini de içerdiğinden dolayı Cuma Suresi olarak
isimlendirilmiştir.

            Hz.
Peygamber ilk Cuma namazını hicret yolculuğu esnasında Medine yakınındaki
Rânûna denilen bir vadide kıldırmıştır. Sahabeden Esad bin Zürare ve Mus’ab bin
Umeyr de ilk Cuma Namazı kıldıranlardandır.

            Daha
sonraları ilk Cuma Namazında cemaatin kaç kişi olduğuna dair sorulara verilen
cevaplarde, birinin 40 kişi, birinin 12 kişi olduğu ifade edilmiştir.

            Hz.
Peygamber Aleyhisselam Cuma Namazını Medine’de bizzat kendisi kıldırır ve
hutbesini kendisi okurdu. Hz. Peygamberimizin Cuma hutbelerinin büyük bir
çoğunluğu rivayet yoluyla bize kadar gelmiştir. Baktığımız zaman Hz.
Peygamberimizin hutbelerinin konularının çoğunluğunu Kur’an ayetlerinin
oluşturduğunu görüyoruz.

            Dört
Halife devrinde de Halifeler bulundukları yerlerde Cuma Namazlarını bizzat
kendileri kıldırırlar ve hutbelerinde halka hitap ederler, Nasihatte bulunurlardı.

            Emeviler
döneminde Halife bulunduğu yerde, Valiler de kendi bölgelerinde hutbe
okurlardı. Ancak özellikle Kerbela olayından sonra, Sahabeden hayatta olanlarla
birlikte bazı Müslümanlar Emevi valilerinin zulmünü protesto etmek için Cuma
Namazlarını camilerde değil, kendi toplandıkları sahralarda kılmışlardır.
Abbasiler döneminde de aynı şekilde devam etmiş, Diğer İslam ülkelerinde de
Cuma Namazı asla terk edilmemiştir.

            Anadolu’da
Selçuklu hâkimiyetinin olduğu zamanlarda Cuma Günü ve Namazı öncekilerden daha
görkemli bir vaziyette devam etmiş. Hutbeler Sultanlar adına irat edilir olmuş,
böylece Cuma Namazı vasıtasıyla Halkın idaredeki bağı kendilerine hatırlatılmakla
beraber yukarıdan aşağıya doğru bir bilgilendirme faaliyeti olarak da görev
yapmıştır.

            Osmanlılar
döneminde Cuma Namazlarına ve Cuma gününe ayrı bir değer verilmiş, Cuma gününe
ait özel merasimler tertip edilmiştir.

            Cumhuriyet
döneminde ise, Cumhuriyetin ilanından dört ay sonra kurulmuş olan Diyanet
işleri Başkanlığı kanalıyla köylere hatipler tayin edilmek suretiyle Cuma
Namazlarının kılınması sağlanmıştır.

            Hulasa
Milli Mücadelenin en çetin dönemleri de dâhil olmak üzere tarihimiz boyunca bizim
milletimiz, Cuma Namazını hiç terk etmemiştir. Çocuğunun ismini gerektiğinde
Cuma koymuş, Öküzünü Cuma günü sabana koşmamış, Cuma akşamlarını mübarek
akşamlar olarak bilerek daha bir manevi ağırlık kazandırmıştır.

            İslam
tarihinde hafta tatili uygulaması pek yoktur. Bu uygulama Tanzimat ile
başlamıştır. Tanzimattan sonra Hafta tatili, Yahudi, Hıristiyan ve Müslümanlar için
Cuma günü olarak ilan edilmiş, daha sonraları ise, dünyadaki genel uygulamaya
mutabık olsun diye Cumartesi ve Pazar olarak uygulanmaya başlanılmıştır.

            Burada
önemli olan hafta tatili değil, insanlara Cuma Namazı kılabilmeleri için fırsat
verilmesidir. Unutulmamalıdır ki; Cuma Namazının kazası yoktur. Vaktinde
kılınmadığı zaman onu telafi edebilecek olan başka bir şey de yoktur.

            Kendisi
Cuma Namazlarını kıldığı halde emrinde çalışanlara Cuma namazı için izin
vermeyenler vebal altında kalırlar.

            Bundan
sonraki yazılarımızda da Cuma Namazının kılınışı, Cuma Namazının gerekliliğinin
Vucubunun şartları, sıhhatinin şartları konularında yazacağız. Bu bilgilerin
her Müslüman tarafından bilinmesi önemlidir diye düşünmekteyiz.

            Muhsin
ÖZDEMİR

 

            

YAZARIN SON YAZILARI
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ