Reklam
Reklam
www.aciksozgazetesi.com-
$ DOLAR → Alış: 5,75 / Satış: 5,77
€ EURO → Alış: 6,36 / Satış: 6,39

Cumhurbaşkanı görevinin hakkını vermeli..

Süleyman Karaca
Süleyman Karaca
  • 22.06.2010
  • 381 kez okundu

Mevcut anayasamıza göre, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı, Yasamanın, Yürütmenin ve Yargı siteminin tüm idari, siyasi ve adli yapılanmanın üstünde, sistemin bütünlüğünü ve uyumunu yasal sınırları içinde denetlemek, yasalarda belirtilmeyen istisnai durumların tespiti halinde de problemin çözümü için re’sen müdahil olmak zorundadır. Anayasa’ya göre cumhurbaşkanının re’sen kullandığı yetkiler yargı yoluyla denetlenemez; Anayasa, böyle bir denetimin getireceği kısır döngüden doğacak kaotik ortama fırsat verilmemesi adına Cumhurbaşkanına kullandığı tasarruf haklarından dolayı sorumlu tutulmama ilkesini benimsemiştir.

 

Şimdi mesele, tüm sistemin üstünde ve devlet organlarının işleyişini gözetme hak ve yetkisi ile donatılmış Cumhurbaşkanlığına TC Anayasası’nın 104. maddesi ile getirilen ‘Anayasa’nın uygulanmasını, devlet organlarının düzenli ve uyumlu çalışmasını gözetir’ sorumluluğunun gereğini yerinde kullanmasının en kaçınılmaz sürecini yaşıyoruz. Bu, bahsi geçen maddeye göre anayasanın uygulanmasını, devlet organlarının uyumlu ve düzenli çalışmasını gözetmek yetkisini açıkça Cumhurbaşkanın yetki ve sorumluluk sınırları içinde bulunduğuna göre, yaşanmakta olan sürecin tıkandığı noktalarda problemin çözümü görevi Cumhurbaşkanınındır. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Anayasa Mahkemesinin, kendi yetki alanlarını peyder pey genişleterek Türkiye Cumhuriyetinin tek yetkili organı gibi davranmasının önünü kesmelidir. Yoksa 104. maddenin kendisine yüklediği hak ve ödevin gereklerini yerine getirmemiş olmanın yasal olarak sorgulanmasına neden olmasa bile maşeri vicdanda sorgulanacak ve mahkum edilecektir.

 

Anayasa mahkemesinin yıllardır tedrici olarak kendi yetki alanlarını, mevcut Anayasanın hem lafzına hem de ruhuna açık aykırılık teşkil eden kararları, bu kurumu mutlakiyet idaresi hukuki normlardan, teamüllerden ve teoriden uzak sorgulanamaz bir konuma yükseltmiş; Anaysanın erkler ayrılığı ilkesi hiçe sayılarak tek bir erkin mutlakiyet idaresine doğru evrilmesine yol açmıştır. Nitekim 367 kararının altına imza atarken de, “türban değişikliği” diye bilinen Anayasa değişikliğini iptal ederken de, kendi yasal sınırlarını açık açık ihlal etmiş, Yasama erkininin iradesini gasbederek onu sistemin dışına çıkarmıştır.

Anayasa’nın 7. maddesinde ifadesini bulan “Yasama yetkisi Türk milleti adına Türkiye Büyük Millet Meclisi’nindir. Bu yetki devredilemez” hükmü, geçen süreç içinde fiili olarak ortadan kaldırılmış; Mahkemenin bu hukuk iradesine karşı bir direnç oluşturulamamıştır. Anayasa Mahkemesi Anaysnın 7. maddesini fiilen ilga etmiş, dolaysıyla Anayasayı ihlal etmiştir. Türk demokrasisinin kalbi sayılan parlamento göstermelik bir kuruma dönüştürülmüştür. Jüristokrasi denen Yargıçlar Oligarşisinin tahakkümü başlamıştır. Burada Anayasanın öngördüğü yerleşik usul ve kanunların ihlaline Sayın Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün 104. maddenin kendisine verdiği yetkisini kullanması kaçınılmaz olmuştur. Anayasa Mahkemesinin hukuksuz hegemonyasına hukuk içinde kalarak “dur” deme hak ve yetkisi  Cumhurbaşkanındadır. Yenisi yapılana kadar, mevcut Anayasa’nın uygulanmasına sahip çıkmalıdır.

 

Gelinen noktada Mahkeme, “benim kararlarım ne olursa olsun herkesi bağlar” diyerek her türlü sonsuz ve sınırsız yorum ile siyasi kararlar alması, kendinde sınırsız yetki tasavvurunu pratiğe indirgemesi, artık bu Mahkemenin istediği konuda istediği biçimde karar alacağı algısı, demokrasiye kurulan en büyük tuzak gibi algılanmaya başlamıştır. Bu gidişin mutlak surette önünün kesilmesi; sistemin üstünde olamayacağı ve Anayasasal sistem içinde anayasal düzene ve uyuma aykırı eylemde bulunursa buna izin verilmemesi gerektiği açık ve kaçınılmaz hale gelmiş bulunuyor. Buna dur diyecek olan, sistemin diğer iki ayağını oluşturan Yasama ve Yürütme değil; tüm sistemin uyumlu çalışmasından sorumlu olan Cumhurbaşkanlığı makamıdır.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ