1. Haberler
  2. Köşe Yazıları
  3. Dayatmacı Kültür

Dayatmacı Kültür

0
Paylaş

Yeryüzündeki küreselleşme sürecinde hedef kitle, kültürel anlamda etki edilecek kitledir. Çünkü silahla yapılan savaşlar yerini kültür savaşı ve sömürüsüne bırakmıştır. Bu nedenle, toplumları ayakta tutan kültürleridir. Kültürüne sahip çıkan bir millet, kendi içindeki dayanışması ile her türlüğü zorluğu aşmayı bilecektir. Fakat kültür kaybına uğrayan milletleri bir arada tutacak bağlar ortada olmayınca, millet olarak kalabilmek pek de mümkün olmayacaktır.

Modern olmak, Avrupalı ve küresel dünyaya ayak uydurmak adına, kurumsal ve kültürel anlamda yeni açılımlar yaptığımız şu günlerde; kültürel yozlaşmadan da kendimizi kurtaramadığımız bir gerçek değil midir?

İş hayatında, bürokraside, devlet idaresinde, siyasette, ailede, eğitimde, basında, kısacası her sahada ciddi ciddi bir çözülme sürecine doğru gidilmekte ve kültürel anlamda kan kaybetmekteyiz. Baş döndürücü bir şekilde devam eden bu hızlı değişim, insanımızın da başını döndürmeye yetmiş ve tüketim toplumu olma yolunda büyük mesafeler almış durumdayız! Neleri tüketmiyoruz ki? Değerler aşınması, güven, kültür, ahlak, insanlık…

Üretmeden tüketmenin hazırcılığı içinde bir nesil yetişmektedir. İşin kolayını tercih eden, üretmeyen ama tüketen, kütüphaneler yerine internet ortamlarında ve kafelerde zaman geçiren, iş beğenmeyen ve alın teri dökmeden kolay yoldan nasıl para kazanılacağının hayalleri peşinde koşan insan sayısı hiç de küçümsenmeyecek bir düzeyde.

Ülkemizdeki emniyet birimlerinin yayımladığı istatistiklere bakıldığında, suç oranlarındaki artış ve mahkeme kayıtlarındaki aile içi faciaların ispatı niteliğindeki veriler, toplumsal ve kültürel yapımız hakkında hangi noktaya gelindiğini görmek ve nereye koştuğumuz açısından bize birtakım ipuçları vermeye yetip de artmaktadır bile!

İşte, bu kültür erozyonunu hazırlayan sebepler, çeşitli gerekçeler adı altında sessiz empoze ve dayatmalarla yapılıyor.  Sinsice toplumumuza ve gençliğimize dikte ediliyor. Fert ve aileler başta olmak üzere, toplumumuz ve kurumlarımız üzerinde oynanan bütün oyunların farkında olmak, kültürümüzü korumak ve geleceğe emin ve ümitle bakabilmemiz için bir zorunluluk olarak karşımızda durmaktadır.

Geleceği inşa edebilmek için geçmişe sahip çıkmak kaçınılmaz bir zorunluluk değilse ya nedir?

Dayatmacı Kültür
+ -

Yorumlar kapalı.

Giriş Yap

Açıksöz Gazetesi ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

KAI ile Haber Hakkında Sohbet
Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.