Reklam
Reklam
www.aciksozgazetesi.com-
$ DOLAR → Alış: 5,69 / Satış: 5,71
€ EURO → Alış: 6,29 / Satış: 6,31

Dokunun artık şu “dokunulmaz”lara..-2

Süleyman Karaca
Süleyman Karaca
  • 20.03.2016
  • 335 kez okundu

Kandil
dağındaki savaş baronlarının “kalekollar, askeri baraj ve duble yollar” gibi
absürd söylemlerini siyasi duruşlarına gerekçe yapıp savcı Mehmet Selim Kiraz’ı
makamında şehit eden saldırıyı kutsayan ve bu menfur saldırının cani
katillerini “halk savaşçıları” ilan edip eylemi “devrimci
şiddet”
le açıklamaya çalışan PKK/HDP algısına, Selahattin Demirtaş’ın “direnme
ve alan tutma”
amacıyla halkı sokağa çağırdığı 6-8 Ekim 2014
olaylarında hunharca kanı dökülen 52 kişinin ellerine bulaşan kanının hesabı
Demirtaş’tan mutlaka sorulması gereken en önemli “dokunulmazlık”
dokunuşunun gerekçesi olarak bu milletin önünde konulmalı. Demirtaş’ın
insanların gözünün içine baka baka “Kesinlikle bizim çağrımızla hiçbir
şiddet eylemi olmamıştır”
 
ifadesiyle akıllarımızla alay etmesinin hesabı sorulmalıdır.

Selahattin
Demirtaş’ı odak noktaya koyduğum bu tablonun elbette daha birçok elemanı var.
Örneğin HDP Van Milletvekili Tuğba Hezer’in yanına aldığı parti
temsilcileri, belediye başkanları gibi kalabalık bir temsil heyetiyle, 17 Şubat’ta
Ankara’da 29 kişinin hayatını kaybettiği terör saldırısını gerçekleştiren
Abdulbaki Sömer için İpekyolu ilçesindeki Esentepe Camii’nde kurulan taziye
yerini ziyareti esnasında yaptığı konuşmada 
katil teröriste “şehit”lik bahşetmelerinin öznesi olması
bir diğer örnek. Daha üçgün önce Diyarbakır’ın Sur İlçesi’nde öldürülen,
terör örgütü PKK’nın Sur sorumlusu ‘Çiyager’ kod adlı Cihat
Türkan’ın cenazesine HDP’li Batman Milletvekili Mehmet Ali Aslan ile
Siirt Milletvekili Besime Konca’nın PKK’lı teröristler için  kan donduran
Direnen gençlerimizle gurur duyuyoruz, Biz şehidimizi yaşatacağız.
Onun yolunda yürüyeceğiz”
ifadeleri bir başka örnek. HDP Eşbaşkanı
Figen Yüksekdağ’ın “Biz sırtımızı YPJ’ye, YPG’ye ve PYD’ye yaslıyoruz
bunu söylemekte ve savunmakta hiçbir sakınca görmüyoruz” meydan okuması
,
milletvekilleri Faysal Sarıyıldız’ın PKK’ya ulaştırılacak silahlara kuryelik
yaparken yakalanması  ve daha bir
nicelerinin artık klasörlere sığmayan “sivil terörist milletvekili”
eylemlerine hukukun dokunabilmesinin yolu TBMM’nin milli bir namus borcudur
kanaatini taşıyorum. Yaptıkları ve söyledikleri, yanlarına kar kalmamalı. Daha
ötesi, yüzbinlik trajlarıyla millete istikamet tayin etmeye kalkan gazetelerin,
tv’lerin, yazar ve yorumcularının teröre övgüler dizip hükümeti suçladıktan
sonra köşelerinden ahkam kesmelerinin de terörün kanıksanmasına,
içselleştirilmesine ve teşvik edici cesaretlendirme/özendirmelerine bir bariyer
oluşturacak evrensel hukuki yollara işlerlik kazandırılmalıdır.  

Artık
“sabırlı olalım, millet onların defterini dürer” pasifliğine
sığınmanın da, tahammül sınırlarını zorlayan “nasıl olsa bize bir şey
yapamazlar, yaparlarsa bundan da mağduriyet üretir, kazanan biz oluruz”
şımarıklığına
da “ya devlet başa, ya kuzgun leşe” demenin tam vaktidir.

Hükümete
müzahir ya da muarız olsun, aydın, yazar ve çizerlerin “dokunulmazlıklar”
konusunda kıvranmalarını, kendilerine göre mevhum gerekçeler üretip yaymalarının,
yaygara yapmalarının halk nezdinde hiçbir kıymet-i harbiyesi yok. HDP’nin
kemikleşmiş tabanı hariç, halkın geriye kalan büyük çoğunluğunun vicdanlarında
açılan ve giderek derinleşen yaraların ve zirvelere tırmanan öfkenin son bulması
adına artık TBMM’nin kayıtsız kalmaması her kesimin ortak beklentisi.

Hendek
kazarak çukurlara gömülen terörist cesetlerinden milletin arasına bölünme
duvarı örebileceklerini sanan, bu uğurda binlerce insanı ölüme gönderen,
yüzlerce güvenlik elemanının kanına giren sorumlulardan hesap sorulmasını
beklemek, hukukun gereği olmanın ötesinde tabii hak olarak toplumsal patlamanın
iç basıncını oluşturmakta. Dünkü yazımda da ifade ettiğim ihkak-ı hak
duygusunun eyleme dönüşmesi Türkiye’nin felaketi olur. Bunu önlemenin acil
çaresi, dokunulmazlıkların kaldırılması ile biriken toplumsal öfkenin
karşılığını adalete bırakmak olmalıdır.

Ortaya
koymaya ve hafızalarınızda yeniden hatırlanmasını istediğim bu tablodan sonra
geriye bir tek soru kalıyor; HDP’li vekillerin artık tahammül edilemez
boyutlara tırmanan bu işledikleri suçlardan dolayı yargılanması için daha ne
yapmaları bekleniyor?

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ