Reklam
Reklam
www.aciksozgazetesi.com-
$ DOLAR → Alış: 5,91 / Satış: 5,93
€ EURO → Alış: 6,51 / Satış: 6,54

Furkan…

Mustafa Özipek
Mustafa Özipek
  • 24.02.2015
  • 1.551 kez okundu

Ara sıra bazı kesintiler olsa da Kur’an’da mü’minlerin özelliklerini nakletmeye devam edeceğiz inşaallah. Yeni bir haftaya başlarken ve Ülkemizin gündemi bu denli yoğunken böyle kesintiler olması gayet normal ve aslında dün gerçekleşen önemli bir olay varken, ben de Şah Fırat Operasyonu hakkında yazmak isterdim. Ancak gerek yazılı basın gerekse sosyal medya bu konuya epey bir yer ayırmış durumda ve çok şey yazılıp çiziliyor. İnsanlar bir şekilde bu konu hakkında bilgi sahibi oluyorlar ama ne yazık ki, Kur’an’la hemhâl olmak konusunda bu kadar gayretli ve istekli değiller. Biz de gündeme dair idarî ve siyasî konuları başka yazılara bırakıp kendi gündemimize odaklanmayı seçtik.

Bugün Kitab’ımızın tertip sıralamasında 25. sırada bulunan, nüzul sürecinin 40. suresi olan ve Mekke döneminde nazil olan Furkan Suresi’nde sıralanan özelliklere değinmeye çalışacağız. Kelime anlamı olarak Furkan, hem “iyiyi kötüden ayıran” hem de “iyi ile kötü kendisi sayesinde fark edilen” manalarına gelir. İndiği dönem itibariyle inkar cephesindeki düşmanlık iyice kendini göstermeye başlamış ve vahyin iniş tarzına şiddetli itirazlar yükselmeye başlamıştı. Bu yüzden de surenin ana konusu, bir inşa projesi olan “vahiy”dir.

İnsanın hakikat arayışında vahyin tartışılmaz konumuna dikkat çeken sure, hesap gününde Hz. Peygamber’in şu şikayeti yapacağını dile getirir: “Ya Rabbî! Benim kavmim bu Kur’an’a, devri geçtiği için terk edilmiş bir kitap muamelesi yaptı!” (Furkan/30)Bu tavır vahyi göz ardı edenlerin tavrıdır. Bizim nakledeceğimiz ayetlerde ise vahye uyduğunu iddia edenlerin tavrı ne olmalıdır konusuna değinilmekte.

Rahman’ın has kulları, Furkan suresinin 63 ile 75. Ayetleri arasında şöyle anlatılmaktadır: “Rahman’ın has kulları ki, onlar yeryüzünde tevazu ve vekar içinde yürürler ve ne zaman kötü niyetli, dar kafalı kimseler kendilerine laf atacak olsa, (sadece) selam! derler.” (Furkan/63) İşte ideal mü’minin özelliklerini beyan eden ayetler gurubunun ilki. İdeal mü’min, Allah’ın kendisine verdiği değerin ve görevin farkında olarak vakarlı bir şekilde ama kibre kaçmadan da tevazu halinde davranmalı, aptal, kafasını kullanmayan, kötü niyetli insanlarla muhatap olmak konusunda da polemiğe girmekten kaçınarak “selam” deyip geçen mü’mindir.

“Ve yine Onlar, gecelerini, Rablerine kulluk ve ibadet için secdelere vararak, kıyamlarda durarak namazda geçirirler.” (Furkan/64) Zira içten içe kendini donatmayan, kendisi aydınlığa çıkamayan insanların başkalarına faydası olmaz. Bu ayet mü’min olabilmenin ve mü’min kalabilmenin esaslarından ve en önemlilerindendir. Kendisini yetiştirmeyen birisi atasözümüzün dediği duruma düşer, yani: “Kendisi himmete muhtaç dede, nasıl ki gayrıya himmet ede?”

“Ve Onlar ki; infak ettikleri zaman ne düşüncesizce saçıp savururlar ne de pintilik ederler. Zaten bu, ikisi arasındaki bir yol dengeli bir tavırdır.” (Furkan/67) Bu ayette bize harcamalarımızı yaparken olsun, infak ederken olsun nasıl bir harcama ve infak ahlakına sahip olunması gerektiği anlatılmakta ve dengeli tavrın bu olduğu üstüne basılarak belirtilmektedir. İsraf haddi aşmak demek olduğu gibi infakta israf da harcamada haddi aşmaktır.  Masraf ya bir zaruret, bir ihtiyaç veya bir güzellik için yapılır. Zaruri olan masraf yapılmayınca yaşamak mümkün olmaz; mesela ölmeyecek kadar yemek bir zarurettir. İhtiyaç duyulan masraf yapılmazsa güçlük çekilir; mesela doyacak kadar yemek, ihtiyaçtır. Ferdin ve toplumun kendi kazancına göre bu derecelerden bir sınırı vardır. Şu halde ne zaruret, ne ihtiyaç ve ne de güzellik için olmayan, faydasız, zararlı, meşru olmayan yönlere yapılan harcama herkes için bir israf olduğu gibi, insanların ihtiyacı karşısında fazla yiyip içmek de güzel değil, israf sınırına girmiş olur. İyilik ve yarar sağlayan şeylere harcamak ise boşa harcamak değil, üretmek olacağından israf olmaz. Rahmân’ın kulları faydasız, hayırsız yere sarfetmezler. Hakkını da kısmazlar, ikisi arası denk olur. İşte iktisat denilen de budur.

Furkan Suresindeki konumuzla ilgili diğer ayetlere inşaallah önümüzdeki yazımızda devam edeceğiz. Rabb’im bizleri, Kur’an’ında vasıflandırdığı Müslümanlardan eylesin, Kur’an’ı mehcur edenlerden eylemesin. Selam ve dua ile…

YAZARIN SON YAZILARI
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ