Reklam
Reklam
www.aciksozgazetesi.com-
$ DOLAR → Alış: 5,88 / Satış: 5,91
€ EURO → Alış: 6,48 / Satış: 6,51

GÖNÜL BAHÇİVANI -2-

Recep Çakmak
Recep Çakmak
  • 16.01.2012
  • 507 kez okundu

İnsanlara yardım etmek için çalışıp para kazanmak, nafile ibadet etmekten daha çok sevaptır. Zira cennetin yüksek derecelerine kavuşmanın bir yolu da mallarımızdan geçer. Hayır ve iyilik kurumları, okullar, aşevleri, hastaneler yapmak, acizlere, fakirlere ve kimsesizlere yardım etmek, çeşmeler, köprüler yapmak, mal ve servet ile olur.

Hz. Peygamber s.a.v. Efendimiz, “Allah Tealâ, bazı kullarını başkalarının ihtiyaçlarını karşılamak, onlara yardımcı olmak için yaratmıştır. İhtiyacı olanlar bunlara başvurur. Bunlar için ahirette azap korkusu olmayacaktır.” buyurmuştur. Tabii ki bu hadisteki ihtiyaç kavramını sadece maddi anlamda düşünmemek, psikolojik ve toplumsal ihtiyaçları da göz önüne almak gereklidir. İnsanların ihtiyaçlarını gidermede, imkanlarımızın ötesinde çaba sarf ediyor isek o zaman, İmam-ı Rabbanî Hazretleri’nin şu müjdesine nail olabiliriz:

“Allah Tealâ’nın, bir kuluna, faydalı, güzel işler yapmayı, çok kimsenin ihtiyaçlarını sağlamasını nasip etmesi, çok kimsenin ona sığınması, bu kul için pek büyük bir nimettir. Allah kullarına ‘ıyâlim’ demiş, çok merhametli olduğu için, herkesin rızkını, nafakasını kendi üzerine almıştır. Allah, bu kullarından bazısının nafakaları için ve bunların yetişmeleri, rahat yaşamaları için bir kulunu görevlendirirse, bu kuluna büyük ihsanda bulunmuş olur. Bu büyük nimete kavuşup da, bunun için şükretmesini bilen kimse, çok talihli, pek bahtiyardır. Bunun kıymetini bilip şükretmek, Rabbinin kullarına hizmet etmeyi ve onları yetiştirmeyi saadet ve şeref bilmek gereklidir.”

Güzel insanlar kendilerini adeta bir bahçıvan gibi hissetmişlerdi. İçinde yaşadıkları dünya bahçesinde önce hangi bitki veya ağaç sulanması gerekiyorsa, ellerindeki suyu oraya ulaştırmak temel hedefleriydi. Çünkü onlar, dünyayı cennet bahçesi haline getirmenin ancak böyle mümkün olacağını biliyorlardı. İnsan ahlâken ne kadar iyi olursa olsun, bir bahçesi yok ise kendisi de yok olmaya mahkûm olabilir.

Hepimiz tahsis edilen bahçeden sorumlu bir bahçıvan gibi, toprağımıza ektiğimiz tohumlar için çapa yapmalı, onları kendimiz susamış olsak bile kendi özsuyumuzla sulamalıyız. Böylece kendi yaşadığımız zaman diliminde bu dünya cennetinde nice güllerin evrenin her tarafında Muhammedî kokuları yaydığını temaşa edecek ve kendini bahçedekilere feda eden bir bahçıvan olmanın engin huzuruyla bizi Rabbimize götürecek bir sefere çıkabileceğiz.

YAZARIN SON YAZILARI
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ