Reklam
Reklam
www.aciksozgazetesi.com-
$ DOLAR → Alış: 5,89 / Satış: 5,91
€ EURO → Alış: 6,50 / Satış: 6,52

HAKLAR

Recep Çakmak
Recep Çakmak
  • 25.09.2012
  • 426 kez okundu

Dinimiz İslâm haklar dinidir.
Bireyin, toplumun, canlı cansız bütün varlığın hakkını korumayı esas alır. Güç
ve iktidarın gelip geçiciliğini hatırlatır, her vesileyle mülkün asıl sahibinin
Allah Tealâ olduğunu tekrarlar.Buna göre insan
tevazu ile ömür sürmeli, elindeki imkanları, özellikle de kamu
imkanını asla zulüm aracı yapmamalıdır.
 
Efendimiz s.a.v. buyurur ki: “Allah Tealâ şu beş kişiye öfkelenir. Bu öfkesini
dilerse dünyada yürürlüğe koyar, dilerse ahirete bırakıp cehennemde karşılığını
verir: Birincisi şu devlet başkanıdır ki, halktan tam bir güç aldığı halde,
onlara karşı insaflı davranmaz ve uğradıkları zulme karşı onları korumaz. İkincisi
şu toplumun yöneticisidir ki, halk kendisine itaat ettiği halde kuvvetli ile
zayıfa eşit davranmaz ve kendi isteğine göre konuşur. Üçüncüsü, aile reisidir
ki, hanımına ve çocuklarına Allah’ın emirlerini uygulamalarını emretmez. Onlara
dinin emirlerini öğretmez. Dördüncüsü, iş sahibi bir insandır ki, işini
yaptırmak için işçi tutar, işini yaptırır fakat ücretini tam olarak vermez.
Beşincisi ise, hanımına mihri konusunda haksızlık yapar.”
 
Yine Allah Rasulü s.a.v. buyurur: “Aciz duruma düşmeden tevazu gösteren kişiye
ne mutlu! Helal yoldan kazandığı parayı Allah yolunda harcayana ne mutlu!
Düşkün ve zavallı kimselere
merhamet edenlere, alimlerle ve salih insanlarla oturup
kalkanlara ne mutlu!” Mevlâmız bizi her türlü hak ihlalinden korusun. Özellikle
de kul hakkından. O bütün günahları affedebileceğini, fakat kul hakkının
vebalinden kurtulmak için kuldan helallik dilenmesi gerektiğini buyurmuştur.
 
Allah Rasulü s.a.v. insanlarla kurduğu ilişkilerde çok dikkatli davranmış ve
kim olursa olsun üzmemek, zarar vermemek için çabalamıştır. Dört halife ve
Ashab-ı Güzin de bu yolda yürümeye özen göstermişlerdir. Özellikle sert
tabiatıyla bilinen Hz. Ömer r.a., mesele kul hakkına ve insanların incinmesine
geldiğinde, adeta titreyerek hareket etmiştir. “Faruk/Ayıran” sıfatı doğru ile
yanlışı, hak ile bâtılı ayırması adaletli olması sebebiyle kendisine
verilmiştir.
 
Allah Rasulü s.a.v. ashabı, tüm insanlığı haklara riayet konusunda daima
uyarmıştır. İbn Ömer r.a. söyle anlatıyor: “Allah Rasulü bir konuşma yapıp bize
şunları söyledi:– Sakın zulüm yapmayın! Çünkü zulüm kıyamet günü sahibini
bürüyecek karanlıktır. Kötü söz söylemekten sakının. Mal düşkünlüğünden kendinizi
koruyun. Sizden öncekilerden helâk olanlar bu yüzden helâk oldular. Mala olan
düşkünlükleri onları yakınlarıyla alakalarını kesmeye yol açtı. Cimrileştiler,
günaha, çirkin işlere daldılar.
 
O sırada bir adam kalktı ve:– Ya Rasulallah! İslâm’ın en üstün yanı hangisidir,
diye sordu. Allah Rasulü s.a.v.: – Müslümanların senin dilinden ve elinden
güvende olmalarıdır, buyurdu.” Bizim de O’nun yolu üzere olmamız kendi
iyiliğimiz için gereklidir. Herkes için hepimiz için hayırlı olan budur. Hoşça
kalın (
M.Erol)

YAZARIN SON YAZILARI
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ