Reklam
Reklam
www.aciksozgazetesi.com-
$ DOLAR → Alış: 5,78 / Satış: 5,81
€ EURO → Alış: 6,44 / Satış: 6,46

HAYALLER

Recep Çakmak
Recep Çakmak
  • 06.09.2012
  • 394 kez okundu

Hayallerimizi ya gelecek kaygısına satıyoruz ya da gençlik heyecanıyla bir
kenara atıyoruz. Biz fark etmesek de büyüdükçe uzaklaşıyoruz hayalini
kurduğumuz şeylerden. Çoğu zaman dış dünyayı suçluyoruz, belki de haklıyız kim
bilir. İnsanı bu kadar körelten ve standartlaştıran bir dünya masum olamaz.
 

Ama biz istemediğimiz sürece hiç kimse hayallerimizi çalamaz. İçimizde
taşıdığımız dünyayı, içinde yaşadığımız dünyaya değişmeden yaşamak ise
neredeyse imkânsız. Çocukluk hayallerinizi düşünün. Birilerinin senin üzerine
hayal kurduğunu göreceksin. Annen baban çocuğum hakim olacak, savcı olacak,
doktor olacak, mühendis olacak diye kım kım kırıtıyor. Başkalarının
beklentilerinin hayatını şekillendirmeye başladığıyla birlikte hayallerin de
yavaş yavaş ölmeye, dumura uğramaya başlıyor istemesen de. O başkalarının
beklentilerinin sorumluluğunu aldığın an büyüyorsun.

Yıllar cet hızıyla geçiyor, lise yıllarımız geliyor ve hayaller uçuşuyor
aklımızda. Aşk, özgürlük, hayal kırıklığı gibi kelimelerin anlamlarını yaşayarak
öğreniyorsun. Herkesin doktor olmayacağı bir dünyada yaşadığını da. Kendini
keşfediyorsun, yeteneklerini, sevdiğin şeyleri. Hedef kelimesiyle kafese
koyduğun hayallerin çocukluğunda kurduğun hayallere ne kadar da uzak olduğunu o
zaman anlıyorsun. Bu arada gelecek kaygısının tohumları da yavaş yavaş içine
düşmeye başlıyor.

Lise yıllarından sonra üniversite kapılarını açıyor sana. İçinde taşıdığın
dünyayı nerede unuttuğunu bile hatırlamıyorsun. Herkesleşiyorsun. Bir zamanlar
eleştirdiğin, isyan ettiğin o büyük çoğunluğun bir parçası oluyorsun yavaş
yavaş. Adı büyümek oluyor yalnızlaşmanın. Hayatı sevgiyle kucaklayamıyorsun
artık. Umutlarının kalbinde birer şarapnel parçası, hayallerin yetim kalmış,
bakmaz olmuşsun yüzüne. Ağlamanın bile nimet olduğunu anladığında büyüdüğün
için ağlamayı bırakmışsın çoktan. Keşke ağlayabilseydin çocuklar gibi.

Büyüdüm dediğin yıllarda kıyıya köşeye saklanan çocukluğunu da öldürmek
üzere. Geçmişte bir şeyler ararsın, çocukluğunun ecelini ertelemek umuduyla
başını geçmişe çevirirsin ama heyhat. Artık hayallerin de gitmiştir ve
gerçeklerle yüzleşme zamanın gelmiştir. Keşke çocuk kalsaydık, büyümeseydik
değil mi? Hoşça kalın. 

YAZARIN SON YAZILARI
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ