Reklam
Reklam
www.aciksozgazetesi.com-
$ DOLAR → Alış: 5,68 / Satış: 5,71
€ EURO → Alış: 6,28 / Satış: 6,31

İMANIN DEĞERİ

Muhsin Özdemir
Muhsin Özdemir
  • 14.07.2013
  • 395 kez okundu

Kişinin
imanı en değerli varlığıdır. Kişinin amelleri de ancak sahih bir iman
neticesinde makbuldür. Bir kimse imanı sebebiyle cennete girer. İmandan
mahrumiyeti sebebi ile de cehenneme gider.

            Yüce
Allah yarattığı kullarını cennete davet eder. İnsanlar için selamet yurdu,
ebedi olan cennettir. Yaşadığımız hayat cenneti kazanabilmek için, bize
verilmiş olan bir imkândır.     İnsanda
bir takım duygular vardır ki, sonsuzdur. Bu sonsuz duygular sonlu olan insana
neden verilmiştir? Çünkü insanın hayatı dünya hayatından ibaret değildir. O,
ebedi hayat içindir. İnsandaki dünyaya sığmayan duygular da cennet için
verilmiştir. Mesela içimizde bir sonsuzluk duygusu, mükemmellik duygusu
mevcuttur. Bu duyguların dünyada tatmini imkânsızdır. Ancak Cennette tatmin
edilecektir.

            Allah
Teâlâ ilk insanı zaten cennette iskân etmiş idi. O’na eşyanın bilgisini
öğretmiş ve meleklere ilk insana secde etmelerini emretmişti. Daha sonra ilahi
irade insan neslinin dünyada yaşamasını takdir etti ve dünyayı ahiretin
kazanılacağı bir geçici yurt kıldı.

             “Hepiniz
oradan aşağı inin.” dedik. Benden size bir yol gösteriş ulaşır da kim bu
yol gösterişime uyarsa artık böylelerine hiçbir korku yoktur. Onlar kederle de
yüz yüze gelmeyeceklerdir.

            Nankörlüğe sapıp ayetlerimizi
yalanlayanlara gelince onlar, ateşin dostu olacaklardır. Onlar orada sürekli
kalacaklardır.” (
Bakara.38.39)

            Dinin
sahibi Allah’tır. Allah hükümranlığına asla ortak kabul etmez.

            “Gözünüzü
açıp kendinize gelin! Arı-duru din yalnız ve yalnız Allah’ındır! O’nun yanında
birilerini daha veliler edinerek,
“Biz
onlara, bizi Allah’a yaklaştırmaları dışında bir şey için kulluk
etmiyoruz.” diyenlere gelince, hiç kuşkusuz, Allah onlar arasında,
tartışıp durdukları konuyla ilgili hükmü verecektir. Şu bir gerçek ki, Allah,
yalancı ve nankör kişiyi iyiye ve güzele kılavuzlamaz.”
(Zümer.3).

            Hiç
kimse Allah’ın yerine söz söyleme veya iş yapma hakkına sahip değildir. Böyle
bir davranış sergilemek Allah’ın affetmeyeceği şirk günahını işlemek olur.
Yaratılmışlar iyilik ve güzellik namına ne yaparlarsa Allah rızasını tahsil
için ve Allah’a manen yakınlaşmak için yaparlar.

            “De ki: “Ben de sizin gibi bir insanım.
Ancak, tanrınızın bir tek tanrı olduğu bana vahyediliyor. O halde, Rabbine
kavuşmayı uman, hayra ve barışa yönelik iş yapsın ve Rabbine ibadette hiç
kimseyi O’na ortak koşmasın.”
Kehf. 110)

            İnsan
yaratılışında var olan özellikleri itibarı ile dine ihtiyaç duyar. Tarih
boyunca insan topluluklarının hak veya batıl bir takım inanışlara sahip olmuş
olarak yaşamış olmaları bu ihtiyacın delilidir.

            Din, yaşanan hayatı düzenler.
Yaşanabilir ve tabiidir. İnsanları hayal âleminde yaşatarak teselli etmek için
değil, hayatı düzene koyarak mutlu etmek için vardır.

            Eğer
dini hayatı yaşamaya çalışanlar mutlu değil de bunalım içindelerse ve bu duruma
sebep olan da dini inanışları ise, o inanış ve yaşayış biçiminde bir takım
hatalar var demektir. Dini hayat fıtrata uygun yaşanmıyor, demektir.

            İslam
Dini’nin amacı insanları dünya ve ahirette, iyiliğe ulaştırmaktır. Din Allah’tan gelen insanın, yine
Allah’a ve Allah’ın rahmetine ulaşması için vardır.

    
       ”Allah kullarını cennete
davet ediyor. O dilediğini/dileyeni doğru yola iletir.”
(Yunus Suresi. 25)

             İnsanoğlu Allah’tan gelmiş ve yine Allah’a
gidecektir. Allah onun bedenini topraktan yaratmış, kendi canından da can
vermiştir. Allah’tan gelip, yine Allah’a gitme yolculuğu olan hayat
yolculuğunda, Yüce Allah’ın insanlara rehber olarak gönderdiği son elçisi Hz.
Muhammed Sallallahü aleyhi ve sellem’dir.

 

YAZARIN SON YAZILARI
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ