Reklam
Reklam
www.aciksozgazetesi.com-
$ DOLAR → Alış: 5,75 / Satış: 5,77
€ EURO → Alış: 6,36 / Satış: 6,39

Kural değil zihinsel gelişim eksikliği..! -1-

Süleyman Karaca
Süleyman Karaca
  • 12.11.2010
  • 289 kez okundu

Konu o kadar çetrefilleştirildi ki, neresini tutup düzeltseniz geri kalan yanı çarpık bir biçimde sarmaşık otu gibi ayağınıza dolanıp yol almanızı engelliyor. Ya yılgınlık gösterip “pes” diyecek ve sizi sarıp sarmalayan art niyetli habis düşüncelere teslim olacaksınız, ya da ucu açık bir süreçte mücadelenize devam edeceksiniz.

 

Bu köşede kendi tekrarıma düşme algısını göze alarak defalarca yazdığım bir konuya bugün yeniden değinme ihtiyacı duyuyorum. Beni bu konuyu yeniden yazmaya iten o kadar çok sebep var ki, artık kanıksadığımız için parça parça duyup okuduğumuzda hiçte üzerinde durmadığımız, ama alt alta sıraladığımızda saç baş yolduran bir zihinleri boşaltma, çaresizliklere boyun eğdirme operasyonlarının aralıksız devam ettiğini, hiç ummadığınız, beklemediğiniz anlarda sürprizlerle karşı karşıya kalabileceğinizi görüp isyan etmemek mümkün değil.

 

Son birkaç günün –tekrara da olsa- yazmak istediğim konusuna ilişkin notlarımın başlıklarını sıralamam, sanırım haklılığımın da kanıtı olacaktır;

Tarih, 29 Ekim 2010; Yer, Siirt.

29 Ekim Cumhuriyet Bayramı kutlama programı başlangıcında Vali Musa Çolak, Tuğgeneral Ali Şahin İşleyen ve Belediye Başkanı Selim Sadak, tören alanını gezerek vatandaşların bayramlarını kutladı. Törende konuşan Vali Musa Çolak, “Büyük Atatürk’ün eseri, büyük bir değişim ve milletimize eşsiz bir armağan olan, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunun, 87’nci yılını hep birlikte kutlamanın mutluluk, coşku ve heyecanı içindeyiz. Bu coşkulu ve gurur günümüzde, tüm kadirşinas Siirt halkının 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nı içtenlikle kutluyorum. Büyük Atatürk’ün ‘Egemenlik Kayıtsız Şartsız Milletindir’ ilkesi, devletin ve rejimin temelini oluşturmaktadır. Devlet halkın devletidir. Üstün irade ve her türlü yönetim kaynağı milletin iradesidir. Bütün bunların teminatı ise Cumhuriyettir” diye devam ediyor.. Siirt Hükümet Konağı önünde gerçekleştirilen programa Vali Musa Çolak, 3.Komando Tugay Komutanı Tuğgeneral Ali Şahin İşleyen, Belediye Başkanı Selim Sadak, resmi ve sivil kuruluş temsilcileri ile siyasi parti teşkilatları ve çok sayıda vatandaş katıldı. Kalabalık bir vatandaş topluluğunun katıldığı bayram kutlamalarında polis ve askerler çocuklara Türk bayrağı ve balon dağıttı. Kutlamaları izlemek için alana gelen örtülü bayanlar, polisler tarafından alandan uzaklaştırıldı. Uzaklaşmak istemeyen bayanlar kollarından tutulup alandan zorla çıkartıldılar.

 

Tarih yine aynı.. Adana’da, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı nedeni ile düzenlenen resepsiyonda aralarında 6’ncı Kolordu ve Garnizon Komutanı Korgeneral Mehmet Eröz’ün de bulunduğu askerler, salonda bulunan başörtülü davetlileri görünce resepsiyonu terk ettiler. Subaylar eşleriyle birlikte otelin arka kapısından ayrıldılar. Milliyet gazetesinin haberine göre, Adana’daki resepsiyona katılan AK Parti Parti İl Yönetim Kurulu Üyesi başörtülü Nuray Özcan, subayların davranışı konusunda gazetecilerin kendisine yönelttikleri soruya cevap verirken; “Bunu şahsım adına birkaç cümleyle değerlendirebilirim. Ben Allah ömür verirse 10 sene sonra oğlumu şu an salonu terk eden komutanlara asker olarak emanet edeceğim. Ben açıkcası çok demokratik bulmuyorum, ama kendi tercihleri. Konuyla ilgili daha fazla yorum yapmak istemiyorum.” Sırf başörtüsü yüzünden salonu terk eden komutanların durumunu çarpıklığı değerlendirirken kullandığı “Ben Allah ömür verirse 10 sene sonra oğlumu şu an salonu terk eden komutanlara asker olarak emanet edeceğim.” İfadeyesi sanırım bir ironik yaklaşımın nazik ve zarifçe yansımasıydı. Nuray Özcan hanımefendi açık açık, “ben bunlara evladımı nasıl emanet edeceğim?” diyor diye algıladım.. katılmamak elde değil.

 

10 Kasım 2010 tarihinde Star gazetesinde TESEV’in ‘Başörtü yasağı ve Ayrımcılık’ raporunda gazeteci Oktay Ekşi’nin de ikna odalarına girerek görüşme yaptığı iddiasına yer verildi. CHP’li Nur Serter’in Star’da yer alan röportajıyla yeniden gündeme gelen28 Şubat döneminde İstanbul Üniversitesi’ndeki “İkna odası” tartışmasında ilginç bir iddiaya ortaya atıldı. TESEV’in “Başörtüsü Yasağı ve Ayrımcılık: Uzman Meslek Sahibi Başörtülü Kadınlar” raporunda yer alan ikna odası mağdurlarının anılarında eski Hürriyet Başyazarı Oktay Ekşi’ye ağır suçlamada bulundu. Seldanur adlı öğrencinin raporda yer alan ifadesinde o odada kendisini ikna etmek için bulunanlar arasında Ekşi’nin de olduğunu iddia etti.

Bu konuya yarın kaldığımız noktadan devam edeceğim.. esen kalın…

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ