Reklam
Reklam
www.aciksozgazetesi.com-
$ DOLAR → Alış: 5,75 / Satış: 5,77
€ EURO → Alış: 6,36 / Satış: 6,39

RAMAZAN VE ERRAHMAN (2)

Recep Çakmak
Recep Çakmak
  • 25.08.2011
  • 313 kez okundu

RAMAZAN VE ERRAHMAN (2)

dünden devam..  

 

Dünkü yazımızda Rahman Sûresinden bir nebze olsun bahsetmiştik. Bu gün de Surenin bazı hususiyetlerinden bahsedeceğiz. Süre; Allah’ın kulları, özelde insanlar üzerindeki nimetlerini sıralayarak akar gider. Âlemlerin Rabbi, ehadiyet sırrıyla nimetlerini tek tek sıralayarak nimetleri üzerinden mutlak ve sınırsız rahmetini ve rahmâniyetini insana bildirir ve er-Rahmân ismini bir ism-i âzam olarak ders verir. Dikkat edelim; bu dersi Kur’ân ile verir; ve bizatihî Kur’ân, sûrenin daha en başında bildirildiği üzere, nimetlerin en büyüğü ve en önde gelenidir.

 

Rahmân sûresinin ışığında rahmâniyet ile Kur’ân arasındaki bu bağ zihne yerleştiğinde, Ramazan da başka ve daha yüksek bir anlama kavuşur insan zihninde. Çünkü, tıpkı Rahmân sûresinde ders verildiği gibi, Ramazan; nimetlerin tek tek hatırlandığı bir aydır. Oruç, günün belli bir vaktinde o nimetlerden istifadeye gelen ilâhî yasak ile, ‘sıradan’ deyip geçtiğimiz nice şeyin, içtiğimiz su en başta olmak üzere, ne kadar büyük bir nimet olduğunu tek tek insana göstererek bir rahmâniyet talimi vermektedir.

 

Ve yine Ramazan, Kur’ân ayıdır, Kur’ân’ın dünya semâsına inzâl buyurulduğu, yan, indirlmeye başlamdığı aydır. Zaten Kur’ân’ın indirildiği ayda kulları Rahmân isminin cilvesi olan sayısız nimetleri ile onu tanıyıp, bütün bu nimetlerin en büyüğü olan Kur’ân’a kalplerini hakkıyla açabilsinler diye âlemlerin Rabbi onlara orucu emretmektedir.

 

Açıkçası, âlemlerin Rabbi, gündelik hayatın akışı içinde yüz yüze olduğu nimetlerin ne kadar büyük ‘nimet’ler olduğunu hakkıyla idrak edemeyen kullarına, oruç ile bir büyük rahmâniyet dersi vermektedir. Orucun verdiği bu rahmâniyet dersi ile nefsin firavunluğunun yol açtığı katılıktan kurtulup yumuşayan kalpler ise, nimetlerin en büyüğü olarak Kelâm-ı Ezelî’yi işitip anlamaya müsait hale gelmektedir. Bu anlamda, orucun bir hikmeti, insanın Kur’ân’ı kalp kulağıyla dinleyip akleden bir kalple anlayabilmesidir.

 

Zira, oruç ile bütün bu nimetleri terk ile beraber yemekten içmekten kesilen insan, âdeta meleklere benzemekte ve önüne müthiş bir imkân çıkmaktadır. Bediüzzaman(rh.a)’ın ifadesiyle, “Kur’ân’ı yeni nazil oluyor gibi okumak ve dinlemek ve ondaki hitâbat-ı ilâhiyeyi güya geldiği ân-ı nüzûlünde dinlemek ve o hitabı Resûl-i Ekrem aleyhissalâtu vesselamdan işitiyor gibi dinlemek, belki Hazret-i Cebrail’den, belki Mütekellim-i Ezelîden dinliyor gibi bir kudsî hâlete mazhar” olmak gibi bir imkân hem de… Sağlıcakla kalın..

 

 

YAZARIN SON YAZILARI
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ