Reklam
Reklam
www.aciksozgazetesi.com-
$ DOLAR → Alış: 12,07 / Satış: 12,12
€ EURO → Alış: 13,59 / Satış: 13,64

Bunun adı demokrasi değil..-2

Süleyman Karaca
Süleyman Karaca
  • 20.05.2016
  • 4.010 kez okundu

Son
yıllarda Mecliste grubu bulunan siyasi partilerin adeta “meydan
muharebesi”
verdikleri bir arenaya dönüşen Salı günlerinden
sonuncusunun grup özetlerini dün yazdım. Ak Parti’nin grup toplantısının
olmadığı o günde, demokrasimizin odak noktası Meclis çatısı altında bulunan ve
demokrasinin temel unsurlarının başında gelen siyasi partilerimizden CHP ve
HDP’nin “kan kokusu” ile başlarının döndüğünü ve demokrasinin can
düşmanı “sokak savaşı (iç savaş)” çağrılarını onların ifadeleriyle
kayda aldım. Geriye kalan tek siyasi parti MHP’nin ise, Genel Başkan Devlet
Bahçeli’nin o iki partide dillendirilen çağrıyı kınayan ve ikazda bulunan
sözlerini de önemle not ettim.

Yaşanan
tabloyu demokrasi ile bağdaştırmak, bu olgulara demokrasi demek için ya çok
saf, ya da zihinsel özürlü olmak gerekir. Demokrasinin çanına ot tıkayacak
girişimlere –siyasi duruşları ve söylemleri ile- kapı aralayan kim olursa
olsun, bunların aidiyetlerine iade edilmeleri ve demokrasi platformunun dışına
çıkarılmaları, demokrasinin kendi kendini koruma adına olmazsa olmazıdır.

Tıpkı
insan evreninde olduğu gibi, yönetim biçimlerinde de kendisinin varlığına
kasteden katilini koruyup kollama beklenemez, düşünülemez.

Gündelik
hayatın sıradan örnekleri ile konuyu mercek altına alalım; tarlanızda,
bahçenizde zararlı otlar varsa, onları ayıklamak zorundasınız.
Ayıklamadığınızda ne tarlanızdan beklediğiniz verimi alır ne bahçenizin
güzelliklerini görebilirsiniz. İhmalkarlığınızın, vurdumduymazlığınızın uzun
zamana yayılması, tarlanızın çalılığa, bahçenizin de çöplüğe dönmesi ile
sonuçlanır.

Kullandığınız
bir araçta meydana gelen arızaya zamanında müdahale etmez/ettirmezseniz,
doğacak olan sonuç, daha büyük hasar ve daha büyük bir maliyettir. Ya o büyük
hasar ve maliyete katlanmayı göze almak, ya da akıllıca bir yöntemle zamanında
müdahaleyi seçmek zorunluluğunuz var.. seçim sizin.

Bu
çok sıradan örnekleri alın, toplum hayatına uyarlayın; insanlık tarihi boyunca
toplum düzenine zarar veren hırsızın, katilin, soysuzun vb. niçin belli hukuk
kuralları eliyle toplumdan tecrit edildiğinin de mantığı aynı değil mi?

“Barış,
barış”
naralarıyla savaşı körükleyen Selahattin Demirtaş’ın “Barış”ı
kirleten söylemi ile, “Demokrasi, demokrasi” diyerek “sokak
çatışması (iç savaş)”
kışkırtıcılığı yapan Kılıçdaroğlu’nun “Demokrasi”yi
kirleten söylemi arasında ne fark var? Her ikisinin de yaptığı, toplumun iki
büyük değerini kendi “pis” emelleri uğruna kirletmek. Türk
toplumu olarak, biri “Barış”ın, diğeri “Demokrasi”nin
ırzına geçen iki siyasi sapıkla karşı karşıyayız ve bu toplumun bunu hak
etmediğini düşünenlerdenim..

Sırtını
PKK terör örgütüne dayamış HDP’nin tehditleri ile CHP’nin kökenindeki “kan”
tehditler arasında belki zaman paralelliği yok, ancak, düşünce
birlikteliklerinin ipuçları Kılıçdaroğlu’nun da beslendiği kaynağı
hatırlamamıza vesile oluyor. Hilafet ve saltanatın ayrıştırılmaları tartışmasına
Mustafa Kemal’in Meclis’te  söylediği “Burada
içtima edenler meclis ve herkes meseleyi tabiî görürse, fikrimce muvafık olur.
Aksi takdirde, yine hakikat usulü dairesinde ifade olunacaktır. Fakat ihtimal
bazı kafalar kesilecektir”
tehdidi ile siyasi tartışmanın Ali Şükrü
Bey’in “kanı” ile noktalandığını; 1960 ihtilali arifesinde CHP
lideri “Milli Şef” İsmet İnönü’nün dönemin Başbakanı Adnan
Menderes ve arkadaşlarını tehdit ederken “Bu yolda devam ederseniz,
sizi ben de kurtaramam”
tehdidinin ihtilalden sonra “üç
demokrasi şehidi”
nin “kanı”yla yerini bulduğunu
hatırladığımızda Kılıçdaroğlu’nun tehditleri daha derinlemesine bir anlam
kazanıyor.

Şimdi
toplumsal hayatın geldiği tarihin son sürecindeki en ideal toplum yönetimi olan
demokrasiye düşman, demokrasi bahçesinin zararlı otları ya da zararlı bakteri
ve mikroplarıyla mücadelenin kaçınılmaz, ertelenemez kararlılığı/kararsızlığı
kavşağında bulunuyoruz. Birinci aşama, dokunulmazlıkların kaldırılması olmalı
ki, kirli ve kanlı senaryolara gidecek yollara taş döşeyenlerin “kan”
senaryoları vizyona çıkacak fırsat bulamasın.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ