Reklam
Reklam
www.aciksozgazetesi.com-
$ DOLAR → Alış: 8,33 / Satış: 8,36
€ EURO → Alış: 10,09 / Satış: 10,13

VESVESE KURUNTU EVHAM

Konuk Yazar
Konuk Yazar
  • 25.02.2011
  • 11.871 kez okundu

VESVESE KURUNTU EVHAM

Hüseyin OKUR

Vesvese, nefsin veya şeytanın kalbe attığı hayırsız, faydasız düşünceler ve kuruntular demektir. Nefsinin insanın kendisine vesveseler verdiğine dair Allah (c.c), “Andolsun, insanı biz yarattık ve nefsinin ona verdiği vesveseyi de biz biliriz…” (Kaf, 16) buyurmaktadır. Nefsin insana vesvese vermesi, bir insanın, kendi kendine söylediği ve gönlünden geçirdiği gizli hisler, takıntılar, kuruntular ve vehimlerdir. İnsana nefsinin verdiği bu tür kuruntular ve gizli düşünceler bazen öyle boyuta ulaşabilir ki, şeytanın vereceği vesveselerden daha büyük ve tehlikeli durumlar bile oluşabilir. Bunun içindir ki, Efendimiz (s.a.v) “Senin en büyük düşmanın, seni çepeçevre kuşatan nefsindir” (Beyhaki, ez-Zühdü’l-Kebir) buyurmuştur.

Şeytanın insana vesvese vermesi ise, kalbine attığı bir takım gizli seslerle onu kandırmaya çalışması ve kendine itaat etmeye davet etmesidir. Nitekim şeytanın Hz. Adem (a.s) ile Hz. Havva’yı kandırmaya çalışması bu cihetten bir vesvesedir: “Derken şeytan, kendilerinden gizlenmiş olan avret yerlerini onlara açmak için kendilerine vesvese verdi ve dedi ki: ‘Rabbiniz size bu ağacı ancak, melek olmayasınız, ya da (cennette) ebedi kalacaklardan olmayasınız diye yasakladı.” (Araf, 20)  Vesveseler sadece nefsin ve şeytanın verdikleriyle kalmamaktadır. Bazen insanlar da bu tür kuruntu ve evhamların kaynakları olabilmektedir. “De ki: İnsanların kalplerine vesvese sokan, (insan Allah’ı andığında) pusuya çekilen cin ve insan şeytanının şerrinden insanların Rabbine, insanların Melikine (mutlak sahip ve hakimine) insanların ilahına sığınırım!” (Nas, 1-6)

İBADETTE VESVESE

İnsanın içine düştüğü vesveseler türlü şekillerde olabilir. Vesvese oklarına maruz kalan kişinin başka zamanlarda aklına gelmeyen şeyler gelmeye başlar. Örneğin abdest alırken, “Acaba kolumu yıkadım mı, başımı mesh ettim mi?” der ve tekrar abdest alır; bir daha, bir daha derken, artık abdest de, diğer ibadetler de ona zor gelmeye başlar ve -Allah korusun- sonunda hepsini bırakıverir. Daha pek çok çeşidi olmasına rağmen vesveseye müptela olan insanların en çok karşılaştıkları vesvese türü budur.

Vesvese içinde kıvranan kişinin idealinde en mükemmel ibadeti yapma düşüncesi vardır. Buna bir de “takva” düşüncesi girmişse, gittikçe de vesvesenin şiddeti artar. Zaman içinde öyle bir dereceye varır ki, amel ve ibadetin en iyisini yapayım derken harama düşebilir. Bazen sünnet olan bir ibadeti ideal manada yapmaya çalışırken, farkında olmadan bir farzı terk eder. Sonunda da, “Acaba yaptığım ibadet kabul oldu mu? Yok yok herhalde eksik yaptım” diye diye peş peşe o ibadeti tekrar eder durur. İşte burada şeytanın attığı vesvese oku hedefini bulmuştur. Bu durum artık o insanda bir hastalık haline gelmiştir. Hatta gittiği misafirliklerde bu şekilde defalarca abdest alamayacağı için misafirliğe gitmek istememeye başlar. Gittiği zaman ise bu vesvesesinden ötürü namaz kılamaz hale gelir. Gusül abdesti de hakeza böyle. Kimileri vücutlarında kuru yer kaldığı endişesiyle saatlerce banyodan çıkmazlar. Hatta öyle vakalar gözlemlenmiştir ki, gusül abdestini tam anlamıyla alma düşüncesiyle gün boyu banyoda kalanlar olmuştur.

Buna benzer bir vesvese de namaz hususunda karşımıza çıkabilmektedir. Bu tür vesveseye kapılanlar, “Eksik yaptım, secdem tam olmadı, rükuda tam eğilmedim” diyerek namazını tekrar tekrar kılıyorlar. Veya “Fatiha’yı tam okumadım, zammı surede yanlış yaptım” düşüncesiyle, aynı sureyi defalarca tekrar ediyorlar. Yahut namazın müstehap ve sünnetlerini en ideal bir şekilde yapayım derken, ya vaciplerini veya farzını terk etmek gibi bir duruma düşüyorlar. Bazıları da iftitah/başlangıç tekbirini tam alamadığı veya niyetini sağlam yapamadığı düşüncesiyle namazını bozuyor ve tekrar yeni baştan kılmaya başlıyor. Nihayet namazı kazaya kalıyor. Namazda veya başka bir ibadette bu tür vesvese ve evhamların aralıklarla meydana gelmesi olasıdır. Ancak bunun daimi tekrar etmesi, okunan Fatiha veya surelerdeki bir yanlıştan değil insanda hastalık haline gelen vesveselerdendir.

KORKU KAYNAKLI VESVESELER

Bazıları da sürekli evine hırsızların ve kendisine zarar verecek kötü niyetli kişilerin gireceğini düşünür. Öyle olur ki, bu sebeple evinde kalamaz hale gelir. Zarar göreceği korkusu kendisinde bir vesvese ve takıntı haline gelir. Kimileri de kapıyı defalarca kilitler. Vesveseleri sebebiyle, yüksek bir yere çıktığında veya balkona gittiğinde, içinde aşağı atlamasını söyleyen şiddetli bir gizli ses veya dürtü duyduğunu ve bu sesin onu çok rahatsız ettiğini söyleyenler bile var. Evden çıktığında, “Acaba musluğu iyice kapattım mı? Acaba, evin ışıkları açık mı kaldı? Acaba tüpün vanasını kapattım mı? Evin penceresi açık mı kaldı? Kapıyı bir kere daha mı kilitleseydim?” gibi düşüncelerle, apartmanın merdivenlerini defalarca inip çıkanlar var.

Gece geç vakitte evine dönen bir kişinin, arkasından birinin geliyormuş gibi hissetmesi doğal karşılanabilir. Ancak bu durum kimilerinde o kadar ileriye gitmiştir ki, yalnız yatamaz, gündüz de olsa evde tek başına kalamaz, rüzgar esse, kapı açılsa Azrail geliyor zannederek hayatını bu korkuyla sürdürmeye çalışanlar var. Kimilerinde de geleceğe yönelik endişeler ve kuruntular vardır. Kendinin veya çocuklarının geleceğini temin etme endişesi altında, kendisine ve onlara altından kalkamayacağı ödevler vermeye başlarlar.

Kimileri de hastalık bulaşacak; takıntısı ve korkusu içinde yaşar. Onun için her şey pis ve mikropludur. Hiçbir yere dokunmak istemez. Dışarıda ne kadar zor durumda kalsa da yemek yemez. Bardaklar iyi yıkanmamıştır diye kendisine ikram edilen çayı içmez. Temizlik takıntısı bazen eve misafir kabul etmemeye veya misafirler gittikten sonra aşırı derecede temizlik yapmaya kadar varabilir. Misafir gittikten sonra saatlerce kendilerini veya vücutlarının bir kısmını yıkayarak, kendilerini korumaya çalışırlar.

Vesveseler, takıntı ve kuruntular, sahibi kadar onun yakınlarını da rahatsız eder. Örneğin gusül takıntısı olan bir hasta, gün boyu banyoyu işgal ettiği için, yakınları banyoyu kullanamaz hale gelebilir. Yine temizlik takıntısı olanlar dışarıdan kir bulaşacak diye sadece kendilerini değil ailenin diğer fertlerini de bazı davranışlar yapmaya zorlayabilirler.

Görüldüğü üzere vesvese ve kuruntular, verdiği zararlar açısından sadece kişinin kendisinde kalmamakta, ailesine ve sosyal çevresine de yansımaktadır. Her insan belli bir zaman bu tür vesveselerle baş etmek durumunda kalmıştır. Ancak  insan bu çeşit vesveselerin şeytandan kaynaklandığını bildiği halde veya sevdiği, itimat ettiği, bilgisine güvendiği birisi tarafından kendisine haber verildiği halde, hiç aldırmadan vesvese etmeye devam ederse, bu sefer vebal altına girmiş, hatta günah işlemiş olur.

 

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ