Reklam
Reklam
www.aciksozgazetesi.com-
$ DOLAR → Alış: 5,75 / Satış: 5,77
€ EURO → Alış: 6,36 / Satış: 6,39

YALAN VE İFTİRA -2-

Recep Çakmak
Recep Çakmak
  • 25.12.2011
  • 312 kez okundu

               Büyük bir çoğunluğu kendilerinin iyi insanlar olduklarını, kötü bir ahlak yapısına sahip olmadıklarını iddia ederler. Kimseye İnsanların zararlarının dokunmadığını ve kötü yönlerinin olmadığını söylerler. Onlar daima “sütten çıkmış ak kaşık”tırlar. Asla hata yapmazlar, kusur işlemezler. Başkalarının olası hatalarını kusurlarını araştırmak, birin yanına binler katarak ifşa etmek, olmadı iftira atmak meslekleridir. Her şeyin en iyisini onlar bilirler. Onlardan başkasının hiçbir şeye aklı ermez. Kimseyi beğenmezler. Kibirleri o kadar sarmıştır ki benliklerini. Ama unuttukları, aslında unutmadıkları ve işlerine gelmeyen bir husus vardır. Ne buyurmuşlar Efendimiz (sav) “Kalbinde hardal danesi kadar kibir bulunan cennete giremez”.

               Kimi insanlara gösteriş yapmak için, kimi kibrinden, kimi insanları güldürmek için, kimi bir çıkar sağlamak için, kimi birilerinden kendini korumak için, kimi ise bir başkasına kötülük yaparak iftira atmak için yalan söyler. Büyük bir kısmı ise çok basit nedenlerden dolayı veya sırf ağzı alışık olduğu için yalan söyler, fakat yalanın gerçekte ne kadar kötü bir ahlak bozukluğu olduğunu, bir gün karşılık göreceklerini hiç düşünmezler.

                Sonuç olarak unutulmamalıdır ki; “güneş balçıkla sıvanmaz”, yalan ve iftira ile kurgulanmış bir hayat mutlaka açık verir, çelişkilerin ve detayların içinde boğulur ve bu çirkin sözler iftira atanın kendisine döner, ayağına dolanır. Bunun örnekleri toplumda bir hayli fazladır. Nasıl ki “dede acı erik yemişse, gün gelir torunun dişi kamaşır” değil mi?

                Bırakalım toplumda faydalı işler yapanlar çoğalsın. İşi iyi olanlar çoğalsın. Herkesin bilhassa maddi durumu ve sağlığı güzel olsun, iyi olsun. Toplum fertlerden meydana geldiğine göre fertlerin önüne takoz olmayalım. Elimizden geliyorsa destekleyen olalım. Asla köstekleyen olmayalım. Hep yazıyoruz ya yine yazalım: Bu millet özellikle de biz Tosyalılar, bize destek olanı da, köstek olanı da asla unutmayız. Unutmuyoruz da. Bunun bir çok örnekleri var. Yakın tarihimize bakanlar, baktıklarında görmek isteyenler bunu mutlaka görecektir. Biz şimdilik “zülfü yare dokunmamak” adına fazlaca bir kelam etmek istemiyoruz. Ama destekleyenlerimizi de köstekleyenlerimizi de biz biliyoruz, siz de bizden çok daha iyi biliyorsunuz. Aklı selim, dürüst, gerçekten delikanlı kimlik ve kişiliğe sahip olanların bildiği gibi. Dostça kalın.

YAZARIN SON YAZILARI
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ