Reklam
Reklam
www.aciksozgazetesi.com-
$ DOLAR → Alış: 5,76 / Satış: 5,79
€ EURO → Alış: 6,42 / Satış: 6,44

Ak Parti Çelik Çekirdekte Metal Yorgunluğu mu?-1

Süleyman Karaca
Süleyman Karaca
  • 10.02.2016
  • 388 kez okundu

Bir
vakitler kendisi ve arkadaşlarını “mürteci” yaftasıyla aşağılayıp
varlıklarına bile tahammül etmeyen ana akım medya, bugün FETÖ/ PKK ruh
ikizlerinin hamiliğini üstlenip Devlete ve hükümete galiz küfürler etmekten
sakınmayan ne kadar tasmasından kurtulmuş saldırganlar varsa, onlarla aynı
çizgide saf tutmak nasıl bir akıldır, nasıl bir iz’andır nasıl bir vicdandır
akıl erdirmek mümkün değil.

Bugün
yaşananları doğru anlamak için biraz gerilere gidelim. O günlerden bugünlere
gelişte aşılan engelleri, tırmanılan yokuşları hatırlayalım; Fazilet
Partisi’nin kapatılmasını takip eden günlerde başını Recep Tayip Erdoğan’nın
çektiği, Abdullah Gül, Bülent Arınç ve Abdüllatif Şener’in destek verdiği,
Peygamber döneminin “Hilfu’l-Fudul” hareketinden mülhem bir
isimle kendilerine “Erdemliler Hareketi” dedikleri siyasi çıkış,
bugünkü Ak Parti’nin mayasını/çekirdeğini oluşturur.

19
Mayıs 2001 günü Bolu Köroğlu Oteli’nde çeşitli partilerin eski yöneticileri ve
sivil toplum örgütlerinin temsilcilerinden oluşan 50 kişilik grupla buluşan
İstanbul Büyükşehir eski Belediye Başkanı Recep Tayip Erdoğan, hazırlığı içinde
bulundukları siyasi oluşumun adını “Erdemliler Hareketi” olarak
açıkladı. O toplantıda Erdoğan, “Erdemliler Hareketi doğru zamanda parti
hareketine dönüşecek”
dedikten sonra bazı ilkeler üzerinde durmuştu;
uzun uzun o görüşmelerin detaylarına girecek değilim ancak, öncelikle bu
harekette hiçbir ikbal beklentisi ağır basmayacaktı. Hiç kimsenin cesaret
göstermeyip korkak tavuklar gibi sinecek tünekler aradığında onlar, “tarihi
korkaklar yazamaz”
ilkesiyle cesurca mücadele edeceklerdi. Partileşmeye
giden yola böyle çıkılmıştı.

Ak
Parti’yi bugünlere getiren onlarca ilkeden, gündemi ilgilendiren bu ilkeyi
hatırlatarak günlerdir tartışmaların odağındaki özne Bülent Arınç’ın partinin
çelik çekirdeğindeki konumunu ve açtığı hasarı tespit etmek lazım.

“Erdemliler
Hareketi”
nin altyapısını oluşturan ruhun, ilkelerin ve kişiliğin geçen
zaman içinde karşılaştığı onlarca ölümcül badireyi atlatırken fire verdiğini
gördük. ‘Çelik Çekirdek’ diyebileceğimiz kurucu kadroda bile
savrulmalar oldu. İlk fire Aydın Doğan medyasının başbakanlık için kışkırttığı
ancak başarılı olamayınca bir köşeye fırlatıp attığı Abdüllatif Şener olmuştu.
Kirli suya dalınca, temiz çıkılamayacağının hesabını yapmayan Abdüllatif Şener,
bugün artık neredeyse adı bile unutulanlar listesinde. Doğan medyanın “yan
ürün”
olarak muhafazakar demokrat kitlelere pazarlayamadığı Abdüllatif
Şener’in yerine bu kez Bülent Arınç’ın önderliğinde Abdullah Gül, Hüseyin
Çelik, Sadullah Ergin, Suat Kılıç gibi küskün/kırgın isimlerin merkezinde yer
alacağı bir oluşumun montajına başladığı günleri yaşamaktayız. Bu isimleri bu
günlere taşıyan siyasi hareketin Doğan Medya’dan neler çektiklerini
hatırladıkça, “Celladına aşık olma”nın ne demek olduğunu daha iyi
anlıyoruz. Doğan ve Gülen Medyalarının ortak ördüğü kozanın rahminde can bulması
istenen bu oluşumun ‘hayat bulur mu’ sorusunun cevabı –aslında-
bugünden belli.. bu millet, kendi benliğine 
sırt çeviren nice siyasi komploları da onların figürü olmuş aktörleri de
siyaset mezarlığının “unutulanlar” bölgesine gömdü, bunları da
günü geldiğinde hak ettikleri yere gönderecektir. 

Bilge
insanların sık sık dillendirdikleri uyarıyı hatırlamanın tam zamanı; “Geleceğin
biriktirdiklerindir, sen ne biriktiriyorsun?”
sorusuna cevap ararken,
dünün kendilerine düşman medyasından medet uman, ihtirasları akıllarının önüne
geçen bu siyaset anlayışı karşısında, şimdilik William Shakespeare’e
atfedilen “Değmez bu yangın yeri, avuç açmaya değmez” demekle
yetiniyorum….

Devam
edecek…

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ