Reklam
Reklam
www.aciksozgazetesi.com-
$ DOLAR → Alış: 5,75 / Satış: 5,77
€ EURO → Alış: 6,36 / Satış: 6,39

Aynaya Bakmak…

Mustafa Özipek
Mustafa Özipek
  • 26.01.2015
  • 1.179 kez okundu

Kesintilerle olsa da son iki yazımızda dünyada ve özellikle de Avrupa’da yükselen İslamofobi üzerine yazmıştık. Yeni bir haftaya başladığımız bugünkü yazımızda da iğneyi kendimize batırıp, işlerin bu noktaya gelmesinde biz Müslümanların da payı var mı onu dillendirmeye çalışacağız inşallah.

Üç sene öncesinde çizilen aşağılık karikatürlerin yanı sıra, özellikle İslam’a ve Sevgili Peygamberimize olmak üzere bütün inanç sistemlerine (Siyonist Yahudilik hariç)  hakaret etmeye devam eden paçavraya yapılan saldırıdan sonra karşıt fikirlerin meydanlardaki performanslarını hep birlikte gördük. Ülkemizde ve diğer Müslüman ülkelerde halen devam eden bu gösteriler elbette bazı şeyleri görebilmek adına önemli. Ancak bu iş buralara kadar nasıl geldi diye sormak ve de aynaya bakıp kendi hali pür-melalimizi görmek de yapmamız gereken işlerin başında gelmekte…

Dinimize ya da Peygamberimize, Müslüman olmayanlar tarafından yapılan hakaret ve saldırılara zemin hazırlamak, onların eline malzeme vermek, onların yaptığı hakaret ve iftiraların çok daha fazlasını hiçbir tepkiyle karşılaşmadan yapmak; İslam ülkelerinde ve özellikle de ülkemizde sık rastlanan ama göze çarpmayan rutinler haline geldi.

Hep söylediğimiz ve arkasına sığındığımız olay; Peygamberimizin de başına böyle olayların geldiği, O’na da saldırılar ve hakaretler yapıldığı ve meşhur Ka’b b. Ahbar hadisesinin teşkil ettiği örneklik. Bu arada sözünü ettiğimiz kişiyle ilgili bilgi sahibi olmayan ve merak eden varsa geniş bilgiyi internetten ya da İslam Tarihi kaynaklarından araştırabilirler. Devam edersek, o zaman niye saldırılıyordu ve Müslümanlar nasıl insanlardı? Şimdi niye saldırılıyor ve günümüz Müslümanları nasıl insanlar?

Günümüz Müslümanlarının yani bizlerin nasıl insanlar olduklarını şimdilik bir kenara bırakalım ve Hayat Rehberimiz Kur’an’da Allah Azze ve Celle bizim nasıl olmamızı emretmiş ona kulak verelim:

-“İyi bil ki, halis din ancak Allah’ındır. O’ndan başka birtakım dostlar tutanlar da şöyle demektedirler: “Biz onlara sadece bizi Allah’a daha çok yaklaştırsınlar diye ibadet ediyoruz.” Şüphe yok ki Allah, onların aralarında ihtilaf edip durdukları şeyde hükmünü verecektir. Herhalde yalancı ve nankör olan kimseyi Allah doğru yola çıkarmaz.” (Zümer/2-3) ayetinde dini kime has kılacağımızı, gerçek ilahımızın Allah olduğunun farkında olmamızı…

-“Ticaretin ve alış verişin kendilerini Allah’ı anmaktan, namazı kılmaktan ve zekâtı vermekten alıkoymadığı delikanlı mü’minler, kalplerin ve gözlerin allak bullak olduğu bir günden korkarlar.” (Nur/37) ayetinde her daim Allah’la hemhal olup, hayatımızın her anında Allah’lı yaşamanın önemini…

-“De ki: “Ey geçmiş vahyin izleyicileri! Sizinle bizim aramızdaki şu ortak ilkeye gelin: Allah’tan başka kimseye kulluk etmeyeceğiz, O’ndan başka hiçbir şeye ilahlık yakıştırmayacağız ve Allah ile birlikte insanları rab edinmeyeceğiz.” Ve eğer yüz çevirirlerse de ki: “Şahit olun ki biz kendimizi O’na teslim etmişiz!” (Al-i İmran/64) ayetinde diğer din mensuplarıyla ilişkilerimizin nasıl olacağını…

-“İşte onlar Rablerinin rızasını elde etme yolunda sebat gösterirler; hem salatı ikame ederler hem de kendilerine verdiğimiz nimetlerden gizlice ve açıktan sarf ederler; dahası, kötülüğü iyilikle ortadan kaldırırlar. İşte onlar, (bu) diyarın mutlu sona ulaşacak sakinleridirler.” (Ra’d/22) ayetinde belirtilen başlıca özelliklerden hangisini taşıdığımızı gözden geçirmemiz ve aynaya bakıp; “bu adamlar neden habire bize saldırıyorlar?” diye sormak yerine, “acaba biz gerçekten Müslümana yakışır şekilde bir hayat sürüyor muyuz, Allah ve Resul’unun razı olacağı bir insan mıyız?” diye sormamızın vaktinin gelip de geçtiğini artık fark etmek zorundayız.

Allah nasip ederse önümüzdeki yazımızdan itibaren Kur’an’da tarif edilen, Allah’ın olmamızı istediği ve razı olacağı bir mümin nasıl olmalı ve ne gibi özellikleri üzerinde taşımalı konusuna başlayacağız ve epey bir süre devam edeceğiz inşallah. Bu arada Pazar günleri gençleri sabah namazında buluşturma etkinliği de tüm hızı ve renkliliğiyle devam etmekte olup ilgilenenlere duyurulur. Selam ve dua ile…

YAZARIN SON YAZILARI
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ