Reklam
Reklam
www.aciksozgazetesi.com-
$ DOLAR → Alış: 5,68 / Satış: 5,71
€ EURO → Alış: 6,28 / Satış: 6,31

BİLGİ KİRLİĞİ VE MEDYA -2-

Recep Çakmak
Recep Çakmak
  • 20.02.2012
  • 283 kez okundu

Bilginin
kaynağı en az bilginin kendisi kadar önemlidir. Zira kirli mecradan akan su
temiz kalamaz. O yüzden dinimiz, günahı alışkanlık haline getirmiş birinin
verdiği bilgi veya haberin araştırılmasını emretmektedir. Bu tür haber ve
bilgiler, doğuracakları sonuçlar itibariyle insanı pişman olacağı şeyler
yapmaya sevk edebilirler.

 Kur’an-ı
Kerim’de bu husus şu şekilde geçer:
“Ey iman edenler! Eğer bir fasık (açıkça
günah işleyen) size bir haber getirirse onun doğruluğunu araştırın. Yoksa
bilmeden bir topluluğa kötülük edersiniz de sonra yaptığınıza pişman
olursunuz.”
(Hucurat, 6)

Öte
yandan gerçekliği kesin olarak bilinmeyen haber veya bilginin gerçekmiş gibi
herkesle paylaşılması da ciddi derecede sorumluluk gerektiren bir iştir. Çünkü
söz konusu bilginin zan yahut iftira olabilmesi muhtemeldir. Böyle bir bilgiyi
kullanarak istemeden hak görüşü bâtıl saymış, zalimi haklı görmüş, yahut
birilerine atılan iftirayı desteklemiş olabiliriz.

Bu
ihtimal dolayısıyladır ki Rabbimiz “Hakkında kesin bilgi sahibi olmadığın
şeyin peşine düşme. Çünkü kulak, göz ve kalp, bunların hepsi ondan sorumludur.”

(İsra, 36) buyurmak suretiyle kesin olmayan bilgiden kaçınılması gerektiğine
dikkati çeker.

Aslında
bugün medyatik bilginin güvenilirliğinden ve bizim bu mecradan bilgi edinirken
nelere dikkat etmemiz gerektiğinden çok, “müslüman olarak bu haber ve
bilgilerden ne kadarı bizi gerçekten ilgilendiriyor?”
sorusunu da oturup
ciddi ciddi sorgulamamız gerekiyor.

Medya
iyisine kötüsüne bakmadan ilgili ilgisiz her haber ve bilgiyi iletiyor.
İnternet siteleri, televizyon kanalları, gazeteler, dergiler bizi kıyısından
köşesinden ilgilendirmeyecek haber ve malumatla dolu. Ayrıca halkın ilgisini
taze tutabilmek için dur durak bilmeden üretilen yığınla yapay gündem var. Ve
hakikat şu ki medya üzerinden oluşturulan yapay gündemler artık insanların
gerçek gündemlerini işgal edecek boyuta gelmiş durumda.

Pekâlâ
bir insanın, özellikle de bir müslümanın, kendisine ve çevresine karşı yerine
getirmesi gereken sorumlulukları varken bu tür gündemlerin takibine vakit
ayırmasının kime ne faydası var? Zamanımız bu kadar değersiz değil. Ayrıca
bilgileniyorum bahanesiyle vaktini heba eden mümin bu denli kirlenmiş bir mecradan
neyin bilgisini edinmektedir? Tamam, bilgi çağı… Bilmek son derece önemli.
Fakat maruz kaldığımız bilgi bombardımanını bir de mümin bilinciyle
değerlendirip, ne kazandık ne kaybettik, oturup düşünmenin vaktidir. Hoşça
kalın

YAZARIN SON YAZILARI
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ