Reklam
Reklam
www.aciksozgazetesi.com-
$ DOLAR → Alış: 5,71 / Satış: 5,73
€ EURO → Alış: 6,31 / Satış: 6,34

Cami ve Cemaat…

Mustafa Özipek
Mustafa Özipek
  • 20.10.2014
  • 438 kez okundu

Belki bu yazıyı geçtiğimiz hafta yazmalıydım ama araya giren ve elde olmayan sebeplerden dolayı bu güne kaldı. Geçtiğimiz hafta, 13-20 Ekim tarihleri arasında kutlanan “Camiler ve Din Görevlileri Haftası” olarak kutlandı ve bugün itibariyle sona erdi. Bu senenin teması “Cami ve Gençlik” olarak planlanmıştı ve gerçekten de üzerinde durulması, düşünülmesi, çalışılması gereken bir konuydu. Bizim de devamlı surette üzerinde durduğumuz bir konu olan “Gençlik”, önemine binaen ihmal edilmemesi gereken bir kavram.

            Ne acıdır ki, gençliğin merkeze alındığı ve dini hassasiyetlere önem veren gençlere ne denli ihtiyacımızın olduğu bu günlerde; umulur ki Peygamberimiz’in (Salat ve selam O’nun üzerine olsun) müjdesine nail olan yedi sınıftan birini oluşturan, “Rabb’ine ibadetle meşgul olan Genç”ler zümresinden olan kardeşlerimiz, acımasızca şehid edildiler. Ekranlara düşen görüntüler, insanın kanını donduracak bir vahşet belgesi ve bu gençlerin tek suçu, müslümanlıklarının gereği olarak ihtiyaç sahiplerine kurban eti dağıtmak üzere yollara dökülmeleri. Bölge insanının, din kardeşliği şemsiyesi altında birleşerek etnik kimliklerini ikinci planda bırakmaları ve bu kardeşliği referans almaları, dindüşmanı bir kimliğe sahip ağababalarının pek hoşuna gitmiyor ve gitmeyecektir de. Onlar tıynetleri neyi gerektiriyorsa onu yapmaktan asla geri durmayacaklar da önemli olan müslümanım diyenlerin nasıl bir tavır takınacakları… Eğer Rabb’im fırsat verirse bu konuya ileride tekrar dönmeyi umud ederek yazımızın başında belirtmiş olduğumuz konuya dönelim.

            Bu sene ilçemizdeki görev değişiklikleri sebebiyle olsa gerek, program zenginliği açısından biraz sönük geçen bir hafta geçirdik. Cumartesi akşamı kadınıyla erkeğiyle halkımızın büyük yoğunlukta bir katılım sergilediği ve İlçe Müftümüz Basri Bektaş’ın samimi sohbetiyle misafirleri ağırladığı bir akşam oldu. Ama üzülerek belirtmeliyim ki; derbi maçtan mıdır, hafta sonu kaçamaklarından mıdır bilinmez İlçemizin protokolü birkaç kişi dışında davete icabet etmedi. Salona baktığımda hatırı sayılır bir kadın dinleyicinin olduğunu ve gençlerin de ağırlıklı olarak bu grubun içinde çok sayıda bulunduğunu farkettim. Ne yazık ki erkeklerin büyük çoğunluğunu Din Görevlisi kardeşlerimiz ve belli bir yaşın üzerindeki sadık cami cemaati oluşturuyordu.

            Gönül isterdi ki haftanın ve bu yılın konusuna uygun bir şekilde İlçemizdeki Meslek Yüksek Okulu’nu da, Liselerin üst sınıflarını da kapsayan bir program yapılsın ve salon gençlerle dolsun. Ama böylesi uygun görülmüş ve uygulamaya konulmuş. Bizimkisi sadece geç kalmış bir öneri…

            Daha önce Hac’la ilgili yazılarımızda da değindiğimiz gibi, cami ve mescidler müslümanları biraraya getiren ve birarada kalmalarını sağlayan unsurlardır. Her ne kadar cemaatin bu konuda bilgili ve bilinçli olması gerekiyorsa, aynı bilgi ve bilince Din Görevlisi kardeşlerimizin de sahip olması aynı derecede önemlidir. Bütün meslek grupları için geçerli olmasına rağmen en çok da imam-hatip ve öğretmenler için yakışan, “Mesleğinin görevlisi değil gönüllüsü olmak” ifadesi tam da bu noktada devreye girmeli ve bu bilinçle hareket edilmelidir.

            Sayın Müftümüzün konuşmalarında değindiği ve birçoğumuzun rahatsız olduğu bazı yakıştırmalar ve suçlamalar elbette ayıp, günah ve hatta iftira olarak adlandırılabilir. Ancak dininin görevlisi olanlar da, gönüllüsü olanlar da dikkat etmelidir ki, geçmişi yıllar öncesine dayanan ve halk arasında hala dillendirilen bu gibi kötü sıfatların ve iftiraların bütün suçunu din düşmanı filmlere, yazarlara ya da televizyon dizilerine atmak, işin kolayına kaçmak olur. Nasıl ki bütün atasözlerimizde, yöreye ait deyimlerimizde uygun bir ortaya çıkma sebebi bulabiliyorsak bunlara da o gözle bakmalı ve o sebebi ortadan kaldıracak bir örneklik oluşturmalıyız.

            Geleceğimizi emanet edeceğimiz gençlerimizi camilerde, İslamın ele alındığı programlar ve  etkinliklerde daha çok görebilmek ve “Hakikaten onlar, Rablerine iman edenbirkaç genç idi. Biz de onların hidayetlerini artırdık.”Mealindeki Kehf Suresi 13. Ayette müjdelendiği gibi hidayetleri artan bir zümreden olabilmeleri temennisi, duası ve selam ile…

YAZARIN SON YAZILARI
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ