Reklam
Reklam
www.aciksozgazetesi.com-
$ DOLAR → Alış: 5,75 / Satış: 5,77
€ EURO → Alış: 6,36 / Satış: 6,39

DOYUMSUZLUK VE ÇOCUKLARIMIZ -2-

Recep Çakmak
Recep Çakmak
  • 14.01.2011
  • 296 kez okundu

 DOYUMSUZLUK VE ÇOCUKLARIMIZ -2-

 
Çocuklarımızla yeterince ilgilenemediğimizi düşündüğümüzde, suçluluk duyarız. Bu suçluluğumuzu bertaraf etme yöntemimiz de, genelde onların her isteğine boyun eğmek şeklinde tezahür eder. “Hayır” cevabını duymamış çocuk, ileriki yaşlarda da aynı alışkanlıkla çok rahat bir şekilde makul olmayan şeyler isteyip, talepleri yerine getirilmediğinde çılgına dönebilir. Çünkü her istediğine zahmetsiz kavuşan çocuklar, gerçek hayatla yüzleşince bocalar. Pasif, özgüveni eksik, hazır yiyici kimseler olarak yetiştikleri için, üretme yerine tüketme odaklı bir yaşam sürerler.

Bazı zamanlarda da uyanıklık yapan çocuklar, başkalarının yanında ebeveyne manevi baskı uygulayarak “Evet” dedirtmeye çalışırlar. Ailelerin buna mahal vermeyip, yapmayı reddedecekleri bir istek söz konusuysa, utanmadan “Hayır” diyebilmeleri gerekir.

Anne babalar ya kıyamadıklarından ya da beceremeyeceklerini düşündüklerinden çocuklarına sorumluluk vermekten kaçınır, onların her türlü işini kendileri yapar. Bu da o çocukları, sorumluluklarını yerine getiremeyen, en ufak görevin bile altından kalkamayan kimseler haline getirir. Bugün, 25 yaşında olup temizlik ve yemek yapmayı bilmeyen kızlar ya da evde tek kalınca kendi sofrasını hazırlayamayan erkekler mevcut. Ve bunun için en ufak bir kaygı veya utanma duymuyorlar. Çünkü onların dünyasında böyle bir sorumluluğun sahibi zaten kendileri değil! Bu durumu önlemek için çocuklarımıza, yaşlarına uygun sorumluluklar vermemiz gerekir. Ona evin patronu olmadığını, bilakis üzerine düşenleri yapması gereken bir aile ferdi olduğunu hissettirmemiz çok büyük önem taşır.

Çalışan bir anne olan Dr. Nimet Hanım, çok iyi şartlarda büyütüp her türlü isteğini yerine getirdiği 13 yaşındaki kızıyla ilgili şunları anlatıyor: “Bir gün köydeki görümcemle konuşuyorduk. Bana ‘Kızın da büyüdü. Artık sana ev işlerinde yardımcı olur, kardeşine de bakar. Bakıcılarla uğraşmak zorunda kalmazsın’ dedi. Doğrusu bu söz üzerine çok şaşırdım. Çünkü ben ona bile bakıcı tutuyordum. Zira kızım hiçbir şey yapmak istemiyor, her şeyden şikayet ediyordu. Tatilde yaz okuluna gitmek istemeyince, ben de onu köye gönderdim. Bir gün yayladaki görümcemi arayıp kızımın ne yaptığını sorduğumda, gayet doğal bir şekilde ‘Sobayı yakıyor’ dedi. Kulaklarıma inanamadım. El bebek gül bebek yetiştirdiğim, ‘Şuradan kalk da şuraya otur’ dediğimde bile rahatsız olan kızım, meğer yayladaki işbölümü sonucu payına düşen tüm görevleri mükemmel biçimde yerine getiriyormuş. İşte o tatil dönüşü kızım çok değişti. Önceden defalarca söyleyerek yaptırabildiğim bir şeyi, ben hatırlatmadan yapar oldu. Artık eskisine göre sorumluluklarını daha iyi biliyor ve daha huzurlu.”

YAZARIN SON YAZILARI
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ