Reklam
Reklam
www.aciksozgazetesi.com-
$ DOLAR → Alış: 5,72 / Satış: 5,74
€ EURO → Alış: 6,30 / Satış: 6,32

GEÇMİŞE ÖZLEM (NOSTALJİ) -5-

Recep Çakmak
Recep Çakmak
  • 17.10.2011
  • 322 kez okundu

*Bizim için hem bir model, hem de bir hedef olan Asr-ı Saadet hayatının yahut Sahabe tavrının, hep gündemimizde bulunması gerekiyor. Öyle de olmuş zaten. Asırlardır bu dönemi anlatan kitaplar yazılmış, dersler okutulmuş, menkıbeler nakledilmiş, sohbetler yapılmış. Asr-ı Saadet zihinlerde olsun hep yaşatılmış, hep canlı tutulmuş böylece. Fakat bu gayret çoğu zaman asıl maksadı, yani halihazırı değerlendirme maksadını göz ardı etmiş. O dönemi çözümleme ve anlama çabasından uzak, sadece samimi bir tahassürle yetindiğinden, istemeden de olsa nostaljiye zemin hazırlamış.

*Maalesef müslümanlar olarak bugün de en çok Asr-ı Saadet üzerinden yakalanıyoruz nostalji hastalığına. Dindarlık gibi anlaşılan, fakat istikamet kırılmasına yol açarak sırat-ı müstakim üzere yürüyüşümüzü sekteye uğrattığı için aslında tehlikeli bir tutum olan Asr-ı Saadet nostaljisinden korunmamız gerekiyor. Bunun için de bu hastalığın belirtilerini bilmemiz şart.

*Asr-ı Saadet nostaljisinin belirtilerinden biri, “saadet” kavramını bugünün “mutluluk” tasavvuruyla anlamlandırarak, o dönemi bir rahatlık ve kolaylık zamanı zannetmektir. Bazı insanlar bütün aşılmaz zorlukların, bütün sıkıntıların bugün gelip kendisini bulduğunu, bu yüzden çaresiz kaldığını, bir şey yapamadığını; halbuki Asr-ı Saadet’in rahat ortamında yaşasaydı sorumluluklarını fazlasıyla yerine getireceğini iddia eder ve “yanlış zamanda dünyaya geldiklerini” düşünür.

*Aslında daha Tabiîn döneminden itibaren böyle düşünen müslümanlar olmuştur. Nitekim kaynaklarda Sahabe’den Mikdad b. Esved ile Huzeyfe b. Yemân’ın (r.anha) böyle kimselerle karşılaştığına ve onları bu tür düşüncelerden men ettiklerine dair olaylar aktarılır. Zira Asr-ı Saadet, müslümanların en fazla çile çektikleri, çok zor şartlarda yaşadıkları bir dönemdir. Onların saadeti, konforlu bir hayat yaşamaktan değil, Allah ve Rasulü’ne kâmil bir imanla bağlanmaktan kaynaklanmaktadır. Elbette böyle bir imanın saadet ve sekinetini tatmak için Asr-ı Saadet’te yaşamak şart değildir.

*“Asr-ı Saadet’te yaşasaydık biz de daha faziletli, daha takva sahibi müslümanlar olurduk” yaklaşımı bazen o dönemin rahatlık ve kolaylık zamanı olduğu zehabına dayanmasa bile yine bununla ilgili başka bir yanlış kabule istinat etmektedir. Nostaljinin tipik belirtilerinden olan bu kabul, Asr-ı Saadet’teki kemâlatın, bir vasat veya atmosferin eseri olduğu varsayımından kaynaklanır. Tek tek fertlerin cehd ve gayreti görmezlikten gelindiği için bugün de böyle bir ferdî gayreti hesaba katmak yerine uygun atmosfer beklentisiyle sorumluluklar ertelenir, ihmal edilir. Bu bir kısır döngüdür. Sorumluluklar ertelendikçe beklenen uygun atmosfer asla gelmeyecek; asla gelmeyecek olan bir ortam beklendikçe sorumluluklar ertelenecektir.

YAZARIN SON YAZILARI
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ