Reklam
Reklam
www.aciksozgazetesi.com-
$ DOLAR → Alış: 3,82 / Satış: 3,84
€ EURO → Alış: 4,51 / Satış: 4,53

GEÇMİŞİMİZDE KALANLAR

Recep Çakmak
Recep Çakmak
  • 27.05.2013
  • 186 kez okundu

Yuvasını en güzel şekilde yapanlar, koruyanlar; anneler. Her türlü
tehlike karşısında cansiperâne yavrularını muhafaza etmeye çalışanlar. Bu
kollayış maddi olan tehlikeler karşısında olduğu gibi, manevi yıkımlar
karşısında da güçlü bir şekilde kendini gösterir. Her türlü tehlike karşısında
korkak olduğunu zannedenler bile ne kadar cesur olduklarını fark ederler.

Bahçesine giderken gözü arkada kalmayan anneler nerede şimdi? Bir
seslenişte yetişilecek mesafeler neden bu kadar uzak oldu? Bir merhametin
estiği, bir gururun hissedildiği “yavrum” diyen sesler hangi sel önüne katılıp
sürüklendi? Ak tülbentlerin örttüğü nuranî yüzlere hangi acıların hüznü çöktü?

Annelerden sonra en emin el diyerek, elimize uzanan, derinden
kavrayan dedelerin, ninelerin elleri hangi soğuk parmaklıklara tutunup, uzak
hatıralarına gözyaşlarını gizli bir mektup gibi gönderir şimdi? Onlarla
masallarımız daha renkli, sofralarımız daha bereketli, oyunlarımız daha
anlamlıydı oysa. İçimizdeki sevinçlerin, sevgilerin; yüzümüzdeki aydınlığın,
tebessümün büyümesine kimler engel oldu?

Suskunluğu sözün tâcı gibi bakışlarında da gezdiren, dudakları en
çok dua dua kımıldayan ve bir nazarla çok sözün söyleneceğini anlatan anneler.
Elimize diken batsa yüreğini yangın saranlar. Şükür çiçeklerinin kokusu, semaya
açılan ellerinin parmak uçlarında duyulan; bir gün olsun yaşadıklarından
şikâyeti olmamış müstesna insanlar.

Elinin dokunduğu her yerde bin bereket, yüreğinin geçtiği her
toprağa ekilen merhamet. Kendi sevdiklerini hiçbir şey söylemeden sevdirebilme
gücü. Sevginin, etrafındakileri etkileyeceğinin sırlı bilinci. Dahası,
inançlarında hiçbir şüphenin olmayışı, yaşadıklarında ve inandıklarında samimi
olmaları.

Onlar kendini biraz da “cahil” bulan ninelerimiz, dedelerimiz. Her
bilginin okullarda öğretildiğini sanmaları bu hükümlerini biraz olsun doğrular
olsa da, “hal” ilminin “kâl” ilminden daha tesirli ve sürekli olduğunun
farkında olmadan, o ilmin sahibi oldular. Yani, nur yüzlü anneler takva
sahibiydiler. Attıkları her adımda Yaradan beni görüyor, söyledikleri her sözde
Yüceler Yücesi duyuyor bilincini hiçbir zaman yitirmediler. Ve onların
çocuklarına bıraktığı en güzel miras da Allah (cc) ve Peygamber (sav) sevgisi,
iyi terbiye ve örnek davranışları oldu.

 

Şimdilerde hatırlayınca hüzünlenmemek elde değil. Nerede o eski
günler diyesi geliyor insanın istemeden. Nasıl koparıldık, kimler kopardı
bizleri asıl köklerimizden. Ama inanıyor ve ümit ediyoruz ki o sağlam kökler
bizde olduğu sürece tekrar filizlenecek ve birlikte hayat bulacağız inşallah.
Hoşça kalın.

YAZARIN SON YAZILARI
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ