Reklam
Reklam
www.aciksozgazetesi.com-
$ DOLAR → Alış: 7,89 / Satış: 7,92
€ EURO → Alış: 9,40 / Satış: 9,44

Gençliğimizin Sınavı

Recep Çakmak
Recep Çakmak
  • 02.12.2012
  • 609 kez okundu

Çağımızda gayrimeşru ilişkiler o kadar alenileşti ki, en uç
seviyede birliktelikler bile sıradanlaştı. Avucumuzun içine sığacak kadar
küçülen dünyanın diğer ucunda neler olup bittiğini anında bilmemizin mümkün
olduğu bir zamanda, medya tarafından önümüze sunulan dejenere hayatlar ve
çarpık ilişkiler, bizi biz yapan edep, haya, mahremiyet gibi kutsal değerleri
itibar edilmez hale sokuyor. Çünkü değerlerimize aykırı unsurlar seyredile
seyredile, kötü ve yanlış bulunsa bile artık normalleşmeye, sıradanlaşmaya başlıyor.


Kız erkek ilişkilerindeki çarpıklıklar da bu anlamda
gerek müzik klipleri, gerek reklam filmleri, gerekse yerli ve yabancı diziler
yoluyla her gün adeta damarlarımıza kuvvetli bir zehir gibi zerk edilmeye devam
ediyor. Eskiden aile yanında seyredilemeyen bu yüz kızartıcı yapımlar, artık
maalesef aile ile birlikte gayet rahat bir şekilde izlenebiliyor. Hatta belli
bir yaşın üzerine çıkmış, hayatın bir çok çemberinden geçmiş, neyin doğru,
neyin yanlış olduğunun idrakinde olan niceleri bile, bu yüz kızartıcı sahneleri
“tövbe, estagfirullah” diyerek, gözünü kırpmadan izleyebilmekte.

İnsanın romantizmi hayatının merkezine koyduğu dönem
gençlik yıllarıdır. Tv’de gördüğü allı pullu aşklara bakıp “Ben de bundan
istiyorum” diye düşünen gençler, adeta aşık olmak için yaşamaya başlıyor. Öyle
ki dizilerde beğendiği tiplerin bir benzerini gerçek hayatta da aramaya veya
kendini o popüler karaktere benzetmeye çalışır. İzlediği romantik komedilerdeki
gibi her şeyin yolunda gideceği, mutlu sonla bitecek bir aşkın düşünü kurar.

Ancak bir çok genç için mutlu son sadece kavuşmaktan ibarettir,
evlenme mevzusu neredeyse hiç akla getirilmez. Çünkü medyada gösterilen
romantik aşkların nikahsız birliktelikler olması ve ancak çocuk sahibi olmak
için evlenilebileceği telkinleri, ister istemez aşkı sadece flört alanına
hapsetmektedir. Ayrıca evliliğin aşkı öldüren, kişiyi özgürlükten mahrum
bırakıp mutsuz eden bir kurum gibi zihinlere kazınması da bu algıya büyük katkı
sağlar. Mahkum olmaktansa, güya özgürce hayatın tadını çıkarmak, neslin
devamıysa bu yolla çocuk sahibi olmak için akla hayale gelmeyecek
kepazeliklerin içerisine girebilmektedir. Pazartesi devamında buluşmak üzere
hoşça kalın. 

YAZARIN SON YAZILARI
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ