Reklam
Reklam
www.aciksozgazetesi.com-
$ DOLAR → Alış: 8,55 / Satış: 8,59
€ EURO → Alış: 10,08 / Satış: 10,12

GIYBET ETMEK

Mustafa Özipek
Mustafa Özipek
  • 06.02.2015
  • 4.020 kez okundu

Dinen yasaklanmış olan gayri ahlaki davranış biçimlerinden ve dilin afetleri cümlesinden sayılan kötülüklerden birisi de gıybet etmektir. 

Bir Müslüman’ın yüzüne söylenildiği zaman canı sıkılacak ve üzülecek olduğu sözleri, onun arkasından konuşmaya gıybet denilir.

Gıybetin yasaklanmasının amacı, kişi haklarının saygınlığının korunmasıdır. Kişinin haklarından birisi de saygınlığının korunma altında olunmasıdır. Bu saygınlığın koruma altında tutulmak istenmesinin sebebi de, Allah’ın insan neslini mükerrem yaratmış olmasından kaynaklanmaktadır.

Kur’an- Kerim’in Hucurat Suresinde Yüce Allah mealen şöyle buyurmaktadır;

“Ey iman edenler! Zannın çoğundan sakının. Şüphesiz zannın bir kısmı günahtır. Birbirinizin gizli yönlerini araştırmayın. Bazılarınız bazılarınızı gıybet etmesin. Sizden biriniz ölü kardeşinin etini yemekten hoşlanır mı? (bakın şimdi) bundan tiksindiniz. Hoşlanmadınız. O halde Allah’a karşı gelmekten sakının. Şüphesiz ki, Allah tövbeleri en çok kabul eden ve çok bağışlayandır.”

Bu ayette yasaklanan üç kötü huy vardır. Birincisi;  kötü zanda bulunmaktır. Bilgimiz dâhilinde olmayan ve tanımadığımız kişiler ve olaylar hakkında iyi zan esastır. Kötü zanda bulunmak günahtır.

İkincisi; tecessüs, yani birisinin sır gibi sakladığı gizli kalmasını istediği işlerinin araştırılıp ortalığa saçılması olayıdır ki, bu davranış biçimi de dinimizin yasakladığı davranış biçimlerindendir. Herkesin başkalarının bilmesini ve duymasını istemediği hallerinin bulunması doğaldır. Ancak bir hakkın tahakkuku için, ilgililerce söz konusu gizliliklerin araştırılması günah değildir.

Üçüncüsü de konu başlığımız olan gıybet: Bu gayri ahlaki davranışın ne denli yanlış olduğunu ifade etmek için Allah Teâlâ’nın verdiği misal dikkat çekicidir. Bir kimsenin ölmüş kardeşinin etini yemesi, düşünülmesi bile tiksinti veren ve de iğrenç görünen bir tablo oluşturmaktadır.

Bir Müslüman’ın gıybetini yapmak, ona saygısızlık etmekten başka ne olabilir? Aynı zamanda bu bir kul hakkıdır. Bu hakkın ihlali sebebiyle meydana gelen haksızlıkların, dargınlık ve kırgınlıkların sayısı hiç de az değildir.

Bir insan yapacak başka bir iş ve uğraşı olmadığı zaman daha çok gıybet eder. Bunun için gıybet hastalığının yayılma mekânları tembellik, cahillik ve hasetçiliğin yaygın olduğu mekânlardır.

Gıybet etmek demek, yukarıda da ifade ettiğimiz gibi, Müslüman’ın hoşuna gitmeyecek ve canı sıkılacak, hatta can sıkıntısından hasta olacak olduğu şeyleri arkasından konuşmanın adıdır. Konuşulan şeyler doğru olsa bile gıybet olur. Doğru olmadığı zaman ise iftira olur ki, iftira suçunun cezası sadece uhrevi değil, hem uhrevi hem dünyevidir.

Şunun da bilinmesi lazımdır. İslam Dini inananları kötülüklerden korumayı hedefler. Bunun için, başkalarını şerden korumak amacıyla,  bir günahı açıktan açığa işleyen veya işlediği günahları apaçık ortada olarak herkesçe bilinmiş olan kimselerin bu hallerinden bahsetmek gıybet etmek anlamına gelmemektedir.

Resulullah Aleyhisselam şöyle buyurdu:

“Sizden birinizin, kendisi için sevip arzu ettiği şeyi, Müslüman kardeşi için de sevip arzu etmediği müddetçe imanı olgunlaşmaz.”

Lisanımızda “dil yarası” diye bir tabir vardır. Kişinin dili ile oluşturduğu yaralar eli ile oluşturduğu yaralardan daha helak edici olabilir. Onun için elimizle de, dilimizle de kimseyi yaralamayalım.

Allah’ın rahmeti bereketi ve mağfireti üzerinize olsun.

Muhsin ÖZDEMİR

YAZARIN SON YAZILARI
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ