Reklam
Reklam
www.aciksozgazetesi.com-
$ DOLAR → Alış: 5,76 / Satış: 5,79
€ EURO → Alış: 6,42 / Satış: 6,44

GÖRGÜSÜZ(LÜK)LER -2-

Recep Çakmak
Recep Çakmak
  • 27.08.2011
  • 424 kez okundu

GÖRGÜSÜZ(LÜK)LER  -2-

dünden devam

 

Ülkemizde çalışanların büyük bölümü 750 TL’nin altında maaş alıyor. Hele çeyrek altının nerede ise asgari ücretin dörtte birine, yani 150 TL’ye dayandığı bir ortamda düğün salonlarında bu tür cazgırlığın hala sürdürülmesi görgüsüzlükten, düğüne gelen fakir fukaranın ezilmesinden başka bir şey değildir.

Ülkemizde düğünler büyük ölçüde yaz mevsiminde yapılmaktadır. Ramazan ayı Ağustos ayının tamamını kuşattığı için, düğünler büyük ölçüde 12 Haziran seçimlerinin sonrası ile Temmuz ayı sonuna sıkıştı. Tosya’da ziyaret ettiğim esnafın masalarının üstü sünnet ve düğün davetiyeleri ile dolu. “Gitsek bir dert, gitmesek bir dert” diye dert yanan esnaflara şahit olduk.

 

Düğüne davet olayının bu ölçüde takı olayına endekslenmesi ve kim ne getirdi, ne taktı konusunun hesabının yapılması, toplumsal aşınmalarımıza emsal gösterilebilecek donelerden biri haline gelmiştir. Hele hele düğünde iki sıralı beşibirlikleri boynundan sallayan, adeta maddiyat gösterisi yapanlara ne demeli? Ondan sonra da yok haset ettiler, yok hasutluk yaptılar, yok evimizi soydular, altınlarımızı çaldılar muhabbetleri…

 

Allah rahmet eylesin, bir arkadaşımız vardı. Düğün yemeğine giderken pantolonun sağ ve sol ceplerine içinde para olan 2 ayrı zarf hazırlardı. Bir defasında kendisine neden diye sorduğumuzda, “Yapılan ikrama göre hediyemi takdim edeceğim. Eğer düğünde bakım iyi ise içinde daha büyük para olan zarfı, değilse daha az para olan zarfı takdim edeceğim” demişti.  

 

Bu örnek bana şunu hatırlattı. Davetlilere bir bardak su bile ikram etmedikleri halde, televizyonun karşısına geçip kim ne taktı acaba diye izlerken kendi durumlarını hiç gözden geçirmemelerini nasıl değerlendirmeli bilmiyorum.

Düğüne gelen davetliler, 2 dakikalık nikah töreni, ardından 1- 2 saat beklemeli takı kuyruğunda bekletilmek suretiyle, “düğün yaptık çok da güzel oldu” moduna geçmemeli… Düğün sahipleri sünnete uygun bir şekilde, davetliler ne getirip ne takacaklar beklentisine girmeden, kendileri en azından mütevazi de olsa herkes kesesine göre bir yemek ikramında bulunmalılar. Bu gelenekler ölmemeli… Ama asla ve asla israf boyutuna kaçılmamalı, ölçü kaçırılmamalıdır.

 

Konuyu uzatmak istemiyorum. Evlenecek çiftlere sesleniyorum: Öyle düğün programları tertip ediniz ki, hem başka düğünlere örnek teşkil etsin, hem de fakir zengin tüm davetliler kendilerini hiçbir baskı altında hissetmeden bu mutlu gününüzde sizlerle bir arada olmanın hazzını yaşasın. Değiştirin şu sapma sapan uygulamaları… Artık bir dur deyin…  Sağlıcakla kalın..

 

YAZARIN SON YAZILARI
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ