Reklam
Reklam
www.aciksozgazetesi.com-
$ DOLAR → Alış: 5,74 / Satış: 5,77
€ EURO → Alış: 6,33 / Satış: 6,36

HERŞEYİN HAYIRLISI

Recep Çakmak
Recep Çakmak
  • 08.03.2013
  • 1.640 kez okundu

Rabbi’nden ve kendinden haberdar olan insan, O’na götürecek yola yönelir.
Ve bu yolda ihtiyacı olan bilgileri tahsil etmeye çalışır. Bunlar helâli,
haramı, emir ve yasakları öğreten fıkıh bilgileridir. İnsanın bu bilgileri
bilmeden takvaya ermesi imkansızdır. Takva, sakınmak demek. Günahları bilmeyen
onlardan nasıl sakınabilir? Tehlikeleri görüp bilemeyen bir at nasıl hem
kendisini hem de binicisini helâk ederse, helâl ve haramı bilmeyen insan da hem
kendini, hem de sorumlu olduğu kimseleri helâk eder.

Zahirî hayatımızı
Rabbimiz’in koyduğu ölçülere göre tanzim etmeye çalışırken, bir taraftan da
kalbimizden hasedi, kini ve riyayı silerek gönül dünyamızı temizlemeyi öğreten
tasavvufî bilgileri de yeniden baş tacı etmek zorundayız.

Diğer taraftan İnsanın
günlük hayatını düzenleyen, güzelleştiren ilimler de var. Modern anlayışın
artık rağbet etmediği bu ilimler, toplum ve aile hayatında güzel muaşereti,
sohbet ve arkadaşlık usüllerini öğretir.

İşte, dünya hayatımızı
huzurla bezerken, ebedî mutluluğumuzun kapılarını da açacak bu bilgilerin
kaynağı Kur’an ve Sünnet’tir. Bu bilgileri laboratuvarlarda elde etmemiz asla
mümkün değil. Bunlar gaybın haberleridir. Allah’ın sevgili peygamberleri bu
bilgileri insanlığa bir rahmet olarak getirdiler. Yüce Mevlâmız, bazı bilgileri
bulmayı insanın aklına bırakmışken, bu bilgileri bize hazır vermiş. Bununla da
kalmayıp, nasıl hayata geçirileceğini peygamberlerinin hayatında örneklemiş. Bu
sebeple “Andolsun ki, Rasulullah, sizin için, Allah’a ve ahiret gününe
kavuşmayı ümit edenler ve Allah’ı çok zikredenler için güzel bir örnektir.”
(Ahzab/21) buyuruyor.

Kur’an ve Sünnet’te,
insanı bütün yönleriyle terbiye etmeye yönelik bilgiler bulmaktayız. Kalp
temizliğinden tutun da, selamlaşmaya, konuşurken ses tonlarımızın ayarına,
hatta yeryüzünde yürüyüş biçimlerimize kadar her güzel davranışın bilgileriyle
karşılaşırız. Bu bilgilerle benliğimizi bulur, geldiğimiz ve gideceğimiz
diyarların haberlerini okuruz. Ebediyete gidecek hidayet yollarını ve o
yollarda dosdoğru yürümeyi öğrenip, varlık hikmetimizin şuuruna ereriz.
İnsanın, dünya ve ahiret saadetine erebilmesi için ihtiyaç duyduğu asıl bilgi
de bu değil mi?

Bilim ve teknolojiye
gelince: Vahyin sunduğu hakikatlere kör, peygamberî ahlâka yabancı insanın
elinde, tüm insanlık için sadece özünden kopmanın, büyük yıkımların zulüm ve
sömürünün aracı. Son yüzyıldaki akıl almaz kıyımlar, insanlığın büyük kısmının
düştüğü sefalet ve bizzat o bilim ve teknolojiyi üreten toplumların yaşadığı
rezalet bunun ispatı değil mi?

Elbette bilim ve
teknoloji güzel ve yararlı. Ama yaratıcısıyla irtibatını sıkı tutan, ahlâk-ı
hamideyle aydınlanmış güzel insanların elinde olursa ne âlâ.Hoşçakalın.

YAZARIN SON YAZILARI
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ