Reklam
Reklam
www.aciksozgazetesi.com-
$ DOLAR → Alış: 7,49 / Satış: 7,52
€ EURO → Alış: 9,04 / Satış: 9,08

İleri darbe teknikleri

Süleyman Karaca
Süleyman Karaca
  • 15.12.2010
  • 584 kez okundu

Günün birinde gazete sayfalarında yada televizyon reklamlarında “ileri darbe teknikleri” konulu anonslar duyduktan sonra uyanmayı düşünüyorsanız, size iyi uykular. Mahşerde uyandığınızda bu dünya hayatınızın bir hiç olduğunu ve o hiçe kurban gittiğini anladığınızda artık öbür tarafta olacağınızdan hayıflanmanıza, bugünden yarına kaygılanmanıza gerek yok.

 

Son günlerin hızla değişen gündemi içinde, özellikle dikkat,m, çeken olay, iktidarın meşru yollarla yıkılamayacağı kanaati pekişen çevrelerin, demokratik yöntemlerle alaşağı edemedikleri iktidar sahiplerini toplumun gözünde küçültmek, onlara karşı gerçekleştirilecek hareket ve harekatlara zemin hazırlamak için kolları sıvadıklarını görüyoruz. Yaşanan ve toplumda büyük yankı uyandırması için olağanüstü çaba sarfedilen Dolmabahçe baskını ile Siyasal Bilgiler Fakültesinde yaşananları isterseniz bir de bu açıdan bakıp değerlendirin. O zaman, iletişim uzmanı Ali Saydam’ın sıkça kullandığı bir deyimle “hiçbir şey göründüğü gibi değil” gerçeğine hak vereceksiniz. Ne Dolmabahçe baskın teşebbüsünün ne de Siyasal Bilgiler Fakültesi’nin çifte standart taşıyan Süheyl Batum’a sözlü Burhan Kuzuya fiili saldırılarının masum öğrenci hareketi değil; bir kurgunun/senaryonun provaları olduğunu göreceksiniz.

 

Bu bir “Ergenekon Organizasyonudur” temalı teorileri gözardı da etseniz; bu organize işlerin bir odakta pişirilip kotarıldıktan sonra servise konduğunu keşfetmek için müneccim olmaya hiç gerek yok.  Kafama takıldı kaldı; her ikisi de Anayasa Profesörü, her ikisi de şu anda siyasetin göbeğinde, her ikisi de aynı panele konuşmacı olarak davetli.. ama, Siyasal Bilgiler Fakültesinin meşhur Büyük Amfi’sin Süheyl Batum konuşurken onlarca öğretim üyesi dinleyiciler arasında ve öğrencilerden Süheyl Batum’a karşı sadece ve sadece sözlü sataşmalar var, karşılıklı şık olmayan atışmalar var. Süheyl Batum konuşmasını bırakıp Büyük Amfi’den ayrılıyor ve oyunun birinci perdesi burada bitiyor. Aynı Büyük Amfi’ye oldukça netameli bir giriş yapabilen Burhan Kuzu’ya öğrencilikle, muhaliflikle, özgürlükle uzaktan yakından alakası olmayan yumurtalı fiili saldırı ve bu saldırının görüntülerinde dikkat çeken yaşını başını almış bazı tiplerin misafir koltuğu fırlatacak kadar gözü dönmüşlüğünde biten oyunun ikinci perdesi.

 

İnsan merak ediyor; acaba korumalar Burhan Kuzuyu Büyük Amfi’den kaçırmasaydı, o gözü dönmüş güruh bu işi linçe kadar vardırırlar mıydı doğrusu emin değilim. Parlamentosunda adam vurulan bir ülkenin vatandaşı olarak gerçekten emin değilim. Senaristlerin belki de istediği böyle bir gerilimi yaratmak ve toplumu topyekun kaosa sürüklemek olabilir mi derseniz, aklın yolu bir; neden olmasın ki? Görülen köy kılavuz istemezmiş; sergilenen oyun, bir protesto eylemi, demokratik bir hakkın kullanımı değil, düpedüz saldırı ve karşı saldırı için zemin yoklaması yapan ileri darbe tekniklerinin öncüllerinden olan bir provokasyon. Öyle olmasa, amaçları “kaos” çıkarmak olan görünmez güçlerin asıl büyük oyununda, kendilerinin satranç tablasındaki birer  “piyonu” odlularını görür, yada ateşi tutuşturmak isteyenlerin maşalığı misyonuna konuşlandırıldıklarını fark ederlerdi. Yakın geçmişimizde bunun o kadar çok yaşanmış örneği var ki, halen ibret alınamamış olması, bu zavallı gençlerin talihsizliği olsa gerek. Yoksa insan bu kadar ahmak bir yaratık değil.

 

Ön yargılı mıyım, hayır. Demokratik hak arayışındaki öğrenci eylemi diye sunulan sesli, görüntülü ve yazılı haberlere bakın; öğrencileri topyekun ilgilendiren bir söylem, bir pankart bir yazılı not yok. İstemlerini ifade edecekleri sloganlar, pankartlar,  basın bildirileri yok.. ya ne var; sonuçları ancak azmettiricilerince hesaplanmış eylemler, fiili saldırılar var. Saldırganlarla ilgili ortaya çıkan bir başka dikkat çekici nokta da, olayların fitilini ateşleyen militanların bir çok siyasi eyleme öncülük eden, üniversite öğrenciliği ile bağları kopuk, kadrolu eleman(!) oldukları yönünde. İsimleri belirlenen militanların ortak buluşma noktası, aynı odaklara kayıtlı, aynı odakların tüm eylemlerinde ön planda aktif, aynı metot ve söylemleri sergiliyor olmaları. Onun için diyorum ki, bu yaşananlar, öğrenci hareketi filan değil; olsa olsa ileri darbe tekniklerinin sınanmasıdır. . kanaatim bu…

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ