Reklam
Reklam
www.aciksozgazetesi.com-
$ DOLAR → Alış: 5,76 / Satış: 5,79
€ EURO → Alış: 6,42 / Satış: 6,44

KERBELA OLAYI

Muhsin Özdemir
Muhsin Özdemir
  • 08.11.2013
  • 399 kez okundu

İslam tarihinin en acı olaylarından
birisi olan Kerbela faciası Miladi 680 Hicri 61 yılının Muharrem ayının onuncu
gününde meydana geldi. Hz. Peygamberimizin “Reyhanlarım” dediği torunlarından
Hz. Hüseyin hunharca şehit edildi.

Dini kaynaklarda ümmet içinde çıkan
büyük bir fitnenin neticesinde bu acı olayın tarihi seyrinin şöyle olduğunu
görüyoruz.

Hz. Peygamberimizden sonra Raşit
Halifeler döneminin bitimi ile Muaviye iş başına gelmiş ve 20 sene hilafette
kalmıştır. Daha önce benzeri bir uygulama olmadığı halde, Muaviye oğlu Yezid’i
veliaht tayin etti.

Hz.Hüseyin, fasık ve zalim birisi olan
Yezid’e biat etmedi. Muaviye hicretin 60. yılında öldüğünde oğlu Yezid hilafet
makamına oturdu, halk da ona biat etti. Sonra Yezid Medine’nin hâkimine şöyle
bir mektup yazdı: “Halkı çağırarak onlardan biat al. İlk önce Kureyiş’in
büyüklerinden başla; onların ilki de Hüseyin bin Ali olsun.”Medine’nin hâkimi,
İmam Hüseyin’den biat almak isteyince, İmam Hüseyin cevabında şöyle dedi. “Biz,
nübüvvet Ehl-i Beyt’i ve risalet madeniyiz. Yezid ise fasık, şarap içen ve adam
öldüren birisidir. Ben onun gibi bir kimseye biat etmem.”

Hz. Hüseyin, Medinede yaşıyordu. Medine’nin
ortamını karışık görünce, o şehirde kalmayı câiz görmeyip hicretin Mekke’ye
doğru hareket etti.

 Kufe
halkı, Muaviye’nin ölümünü ve İmam Hüseyin’in Yezid’e biat etmekten kaçındığını
öğrendiklerinde Hz. Hüseyin’i Kufe’ye davet ettiler. Onlar mektuplarında İmam’a
şöyle yazdılar: “Biz senin yolunu bekliyoruz, kimseye biat etmemişiz, senin
yolunda can vermeye hazırız, senin için onların Cuma ve cemaat namazlarına
katılmıyoruz.”

Hz. Hüseyin Kâbe’de görüştüğü Abdullah
Bin Abbas’a Kufelilerin kendisine gönderdikleri mektuplardan bahsedince,
Abdullah bin Abbas şöyle dedi. “Kufelilerin gönülleri seninle beraberdir. Ama
kılıçları Ümeyye oğulları ile beraberdir.”

Hz. Hüseyin, Amcasının oğlu olan Muslim
bin Akil’i Kufe’ye gönderdi. O’na şöyle dedi: “Kufe halkının yanına git, eğer
yazdıkları doğru ise, sana kavuşmamız için bize haber gönder.”

Kufe’de yaşanan olayların haberi Yezid’e
ulaşınca Muslim bin Akil’i yakalatıp öldürülmesini emretti. Diğer taraftan da,
Hz. Hüseyin’i, Mekke’de gafil avlayıp öldürmek için kendi adamlarını seferber
etti.

Hz. Hüseyin bu komplodan haberdar olunca,
Allah’ın evi Kâbe’nin kutsiyet ve hürmetini korumak ve haremde kan dökülmesini
önlemek için, hac işlerini bırakıp Zilhicce ayının sekizinci günü Mekke’den
ayrılarak Irak’a doğru hareket etti.

İbn-i Abbas, Kerbela olayından sonra
Halife Yezid’e yazdığı bir mektubunda şöyle diyor: “Şunu hiçbir zaman
unutmayacağım ki, sen Hüseyin bin Ali’yi Peygamberin hareminden (Medine’den)
Allah’ın haremine (Mekke’ye) sürdün, orada da onu gafil avlayıp öldürmek için,
bazı adamlarını gizlice gönderdin. Sonra onu Allah’ın hareminden Kufe’ye
sürdün. Hz. Hüseyin, Batha’nın (Mekke’nin) en aziz insanı olmasına rağmen üzgün
bir şekilde Mekke’den ayrıldı. Eğer Mekke’de kalarak orada kan dökülmesini
isteseydi, Mekke ve Medine halkının tümünden daha çok taraftarı olurdu. Ama o,
Allah’ın evi ve Rasulullah’ın hareminin saygınlık ve ihtiramını korudu; ama sen
onların hürmetini ve saygınlığını korumadın. Çünkü sen, haremde onunla savaşmak
için bazı adamlarını Mekke’ye gönderdin.”

Ubeydullah, Muslim bin Akil’i ve ona
sığınak veren Hani bin Urve’yi Kufe’de yakalayıp feci bir şekilde şehit etti. Bu
ordunun komutanı Hz.Hüseyin ile karşılaştı, aralarında bazı konuşmalar geçti. Hz.
Hüseyin üç teklifte bulundu.

1.    Bırakın geldiğim yere
geri gideyim

2.    Halife Yezit ile
bizzat görüşeyim

3.    Hindistan üzerine
tertibi düşünülen bir orduya nefer olarak katılayım.

Ancak bu tekliflerin hiçbirisi kabul
edilmedi. Ya biat ya da ölüm. Denildi. Hz. Hüseyin biat etmeyi reddetti.

Ömer bin Sa’d Hz. Hüseyin’in kafilesinin
suya ulaşmaması için beş yüz süvariyi Fırat nehrini korumaları için
görevlendirdi.

Hz. Hüseyin kendisini ve yanındakileri
muhasara edenlere şöyle dedi. “Şu Fırat ırmağının suyundan Hıristiyanlar,
Yahudiler, Mecusiler hatta vahşi hayvanlar bile içebiliyor. Bize ise bir yudum
suyu vermiyorsunuz. Bu nasıl insafsızlıktır?”

9 Muharrem akşamı, saldırı emri verildi.
Hz. Fatıma’nın kızı Zeynep, Hz. Hüseyin tarafına yaklaştı. Bu esnada Ömer bin
Sa’d da O’nun yanına yaklaşmıştı, Zeynep, İbn-i Sa’d’a hitaben şöyle dedi: “O  öldürülüyorken sen seyrediyor musun?!

Ömer bin Sa’d’ın gözyaşları yüzüne ve
sakalına aktı ve Zeynep’ten yüz çevirdi. Nihayet Hz. Hüseyin, feci bir şekilde
şehit edildi.

Bu olay yüzyıllarca hatıralarda hep
canlı kaldı. Şairler mersiyeler yazdı.

“Düştü Hüseyin atından
sahrayı Kerbela’ya,

 Cibril var haber ver. Sultan-ı
Enbiya’ya”          

 Muhsin ÖZDEMİR 

YAZARIN SON YAZILARI
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ